1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid panteizim (fel)/para ile satın alınmış olan köle kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
para ile satın alınmış olan köle عَبْدٌ مُشْتَرَي
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
panteizim (fel)وحدة الوجود
posta ile para gönderen ile alacak olanın adları ve para miktarı yazılıp para ile yatırılan kağıt,havalename,poliçe,havale,çekبُولِيصَةٌ (ج) بَوَالِيصُ: بُولِيجَةٌ : أَجِيلَةٌ
sikke,madeni para,para üzerine vurulan damga,yol,düz yol,mevlevi külahı,saban demiri,pulluk demiri,yol,sokak,para kalıbı,Kürtçe gisin derlerسِكَّةٌ (ج) سِكَكٌ
para kesesi,akçe kesesi,altınkesesi,bohça,göbek,çıkın,bohça,surra,içine eşya ve para konulan çıkın,bir şey konup bağlanan,torba,bölük,para çantası,atkıصُرَّةٌ (ج) صُرَّاتٌ وصُرُرٌ : كِيْسُ الدَّرَاهِمِ
çoğaltmak,ağaç çiçeklerini döküp yemiş bağlamak,tutmak,para yatırmak,para koymakثَمَّرَ : تَثْمِيراً
kazanmaya talip olmak,hile etmek,para bozmak,başka para ile değiştirmekإِصْطَرَفَ : إِصْطِرَافاً و يُقَالٌ فُلاَنٌ يَصْطَرِفُ لِعِيَالِهِ اَيْ يَكْتَسِبُ
kalp para,sahte para,taklit,tezyif edilmişزَائِفٌ (ج) زُيُوفٌ
parça,pare,para,kıta,bölük,para,bölme,kesinti,daire kesmesi,segment,ilقِطْعَةٌ (ج) قِطَعٌ و قِطِعَاتٌ و قِطَعَاتٌ : جُزْءٌ
Western unıon,para al para gönderوِسْتَرْن يُونِؤُن : إِرْسَالُ أَمْوَالٍ
para yatırdı,para koydu,yatırım yaptıثَمَّرَهُ
yasal para,kanunen kabul olunan paraنَقْدٌ قَانُونِيٌّ
para gönderme,para transfer etmekتَحْوِيلُ الأَمْوَالِ
bir yazıyı eleştirmek,seçmek,para,nakit,eleştiri,tenkit,peşin verilen,bozuk ve kötü olmayan para,gümüş veya altın para,eleştirmek,kritizm,eleştiri,eleştirmek,kuş burnuyla vurmak,peşin vermek,bir yazıyı eleştirmekنَقْدٌ (ج) نُقُودٌ و فِي المَثَل: الوَقْتُ نَقْدٌ
fiyat,değer,paha,narh,para,kıymet,para,bedel,akçe,Kürtçe paha ve narx derlerثَمَنٌ (ج) أَثْمَانٌ و أَثْمُنٌ ، أَثْمِنَةٌ : سِعْرٌ : قِيْمَةٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kapının arkasına bir şey kösmek,ağaç dayamak,para kesmek,madeni para basmak,bastırmak,darpetmek,sikke vurmak,kapıyı kapamak,kitlemek,çivilemek,sekmekسَكَّ ـُـ سَكّاً
bohça,çıkın,sürra,göbek ,para kesesi,para çantası , altın kesesi,atkıصُرَّةٌ (ج) صُرَرٌ: كيس الدراهم
süt ile kılıç,süt ile su yağ ile süt,ekmek ile su,buğday ile su,ekmek ile akşam,gençlik ile semizlik,iki ay yahut iki günأَبْيَضَان : لَبَنٌ و مَاءٌ ، لَبَنٌ و شَحْمٌ ، خُبْزٌ و مَسَاءٌ و شَهْرَان ، يَوْمَان و يقال لا يشرب إلاّ الأَبْيَضَين اي اللبن و الماء و يقال إجتمع للمرأة الأبيضان اي الشباب و السمن و يقال أيضا ما رأيته مذ الأبيضين اي اليومين و النهارين او الشهرين
çevgen yahut eğri ağaç veya gelberi nesne ile bir şeyi çekmek,keke ile eğdi ile budağı beri çekmek,kanca ile çekmek,kötü beslenmek,gıdasızlıkحَجْنٌ
Ebrehe fil ile Amerika ve İsrail filolar ile Ruslar bombalar ile Eset varillerle Müslümanlara saldırdı Rabbim onların üzerine Ebabil kuşunu gönderecekهَاجَمَ أَبْرَهَةُ عَلِي المُسْلِمين َ بالفِيلِ و الأَمَرِيكَا و إِسْرَائِلُ بالأَسَاطِيلِ و الرُّوسُ بالقَنَابيلِ و الأَسَدُ بالبَرَامِيلِ و رَبِّي سَيُرْسِلُ عَلَيْهِمْ طَيْرَ الأبَابِيلِ
Allah dileği ile,isteği ile,iradesi ileبِمَشِيئَةِ اللهِ
altın ile safran,et ile şarap,ekmek ile etأَحْمَرَان : ذَهَبٌ و زَعْفَرَان ، لَحْمٌ و خَمْرٌ ، خُبزٌ و لَحْمٌ
Hükema demişler:Eğer ab-ı hayat mesela yüz suyu ile satılırsa akıl almaz,zira hürmet ile ölmek hakaret ile yaşamaktan daha iyidir.قَالَ الحُكَمَاءُ مَثَلاً إذَا بِيْعَ مَاءُ الحَيَاةِ بِمَءِ المُحْيا فالعارِفُ لاَ تَشْتَرِ مِنْهُ شَيْئاً لأَنَّ المَوْتَ بالعِزِّ خَيْرٌ مِنَ الحَياةِ بالذُّلِّ
acı iki şey,fakirlik ile yaşlılık,yaşlılık ile hastalık,açlık ile çıplaklık,fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darıأَمَّرَان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ ، جُوعٌ و عُرْيٌ
kötü beslenmek,gıdasızlık,kanca ile çekmek,keke ile eğdi ile budağı beri çekmekحَجْنٌ : سوء الغذاء
e,a ile,la,le,başbaşa,ile,beraberlik ifade eden edat,ile beraber,bitrlikte,maa,ce,ca,vaktinde,bakmıyarak,maaمَعَ ، بِ و يُقَالُ فُلاَنٌ كَرِيمٌ وَهُوَ بَعْدَ هَذَا أَدِيبٌ اَيْ مَعَ هَذَا
insan ile cin,insan kısmı ile cin taifesi,insanlar ile cinler,ins ile cinثَقَلاَن : إنس و جِنٌّ و في القرآن
posta ile para gönderen ile alacak olanın adları ve para miktarı yazılıp para ile yatırılan kağıt,havalename,poliçe,havale,çekبُولِيصَةٌ (ج) بَوَالِيصُ: بُولِيجَةٌ : أَجِيلَةٌ
bir kimseyi bir şeye razı etmek,kadının başını baş örtü ile örttürmek,dağın başına çıkmak,birine kılıç,kamçı ile vurmak,yüzünü peçe ile örtmekقَنَّعَ : تَقْنِيعاً
akrep ile kara yılan,su ile hurma,su ile sütأَسْوَدَان : التَّمْرُ و المَاءُ ، الحِيَّةُ و العَقْرَبُ ، المَاءُ و اللَّبَنُ
iç yağı ile gençlik,uyku ile nikah,yemek ile nikahأَطْيَبَان : شَحْمٌ و شَبَابٌ ، نَوْمٌ ، أَكْلٌ ، نِكَاحٌ
ziyade acı iki şey:fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darı,kötülük ile büyük iş,açlıkأَمَرَّان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ و حَاجَةٌ ، شَرٌّ و أَمْرٌ عَظِيمٌ و يُقَالُ َّاقَ مِنْهُ الأَمَرّين اَيْ الشَّرَّ و الأَمْرَ العَظِيمَ
satmak,satın almak,satış,satın alış,şiraبَيْعٌ (ج) بُيُوعٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
satın alıcı, müşteri,satın alınanمُبْتَاعٌ : مشترٍ
mesleği ihtiyar edip uymak,iktida etmek,edinmek,elde etmek,kazanmak,kesp etmek,satın almak,sermaye vermek,zengin etmek,biriktirip yığmak,hıfız etmek,toplamak,cem etmek,tutmak,ittiba etmek,ittihaz etmek,sahip olmak,satın olmak,sebat ve karar üzere olmakإِقْتَنَي : إِقْتِنَاءً و فِي المَثَلِ
hurma ağacının meyvesini önceden tahmin etmek,bir malın bir miktarını alıp bir miktarını bırakmak,hurma serecek yer veya ağıl satın almak,hurma ağacının meyvesini üstünde iken satın almak,kesmek,budamakإِجْتَزَمَ : إِجْتِزَاماً
yalan yere yemin etmek,deriyi yüzmek,köyündürmek,deriyi ateşle yakmakşarap içmek için satın almak,tokalaşmak,deriyi yüzmek,deriye ateşle yakmak,köyündürmekk,kırbaçlamak,şarap içmek için satın almak,tokalaşmakسَبَأَ ـَـ سَبْأً و سِبَاءً و مَسْبَاٌ
satın almakإِبْتَاعَ : إِبْتِيَاعاً مِنْ
satın alıcıشارٍ ، مشتر ، مبتاع
satın alınmışمُشْتَرَي (ج) مُشْتَرَيَاتٌ
satın almaشراء ، إبتياع ، مبايعة
satın almakإِبْتِيَاعٌ : إِشْتِرَاءٌ
satın almakإِشْتِرَاءٌ
satın almakإِسْتِيَامٌ
satın almakإبتياع ، شراء ، إشتراء، إنبياع ، شراء
satın almakإِيْتِيَاعٌ ،إِشْتِرَاءٌ
satın almakإِبْتَاعَ : إِبْتِيَاعاً
virgül,gazete ve dergilerden alınmış yzaı,makale,bir yerden başka yere dikilmek üzere alınmış hurma fidanıفَصْلَةٌ
alınmışمَأْخُوذٌ
alınmışمنفعل ، مقتبس ، مُدرج ، منضم ، مأخوذ ، مقبوض ، مضبوط ، مسخوط ، منفعل ، متأثر ب ، مستوحي، مقبول
yine alınmışمأخوذ او مضبوط مجددا
köpüğü alınmışمطفح ، مسلوب الطفاوة ، مسوب الطفاحة، مأخوذ الطفاوة
çaynağa alınmışمخذوم
içine alınmışمشتمل ، محتوي ، محاط ، متضمن ، حاوي ، مشمول
hizmete alınmışمستخدم
gündeme alınmışمُدرج في الأجندة
haber alınmışمستخبَر
satın alınmışمبيع (ج) مبيعات ، مبايعة (ج) مبايعات ، مشتري ، مبيوع ، مبتاع
arkaya alınmışمحمول علي الظهر
silahı alınmışمسلوب السلاح
alındı,alınmışأُخِذَ و هُوَ مَأْخُوذٌ
alınmış örnekنسخة ثانية ، صورة
yaratılışta mevcut olan,tiynette merkuz olan,hulki,tabii,doğal,doğuşta mevcut olan,doğuştan olan,asıl,yaradılış,sirüşt,hılkat,tabiatta olan,cibilliجِبِلِّيٌّ (م) جِبِلِيَّةٌ
kesat olan,durgun,geçmez olan,revaçsız olan,geçersiz olan,sürümsüz,hareketsiz,durgun,alı satı az olan pazarكَاسِدٌ
çok sahoş olan,fitil gibi olan,mest olan,daima sarhoş olan,ayyaş,harabatiسِكَّيرٌ : كَثِيرُ السَّكْرِ
ümitsiz olan,mahzun olan,meyüs olan,şaşkın olan hüzün ve ümitsizlikten sessiz duranمُبْلِسٌ (ج) مُبْلِسُون: بَلِسٌ
karamtık dudaklı kişi,dudağının içi kara olan kimse,ziyade yoğun ve koyu olan gölge,serin yarlı olan çocuk,etsiz olan diş eti,kanı az ve hoş olan dudakأَلْمَي (ج) لُمْيٌ (م) لَمْيَاءُ : مَنْ كَانَ بِشَفَتِهِ لَمَيً و هُوَ سُمْرَةٌ أَوْ سَوَادٌ فِي بَاطنِهُمَا يُسْتَحْسَن ، رُمْحٌ أَلْمَي : شَدِيدُ السُّمَْةِ و صُلْبٌ ، ظِلٌّ أَلْمَي : كَثِيفٌ أَسْوَدُ ، شَجَرٌ أَلْمَي : كَثِيفُ الظِّلِّ ، وَلَد أَلْمَي : بَارِيدُ الرِّيقِ ، لُثَّةٌ لَمْيَاءُ : قَلِيلَةُ اللَّحْمِ ، شَفَةٌ لَمْيَاءُ : لَطِيفَةٌ قَلِيلَة الدَّمِ
alçak soysuz olan,rezil,deni olan,mağlum ve münhazım olan,yenik olanخَاذِلٌ
kelamı veya işareti hakikatı hale mutabık olan,rastgü,efali akvaline mutabık olan ve ahir muamelesi evvel muamelesine mutabık olan,gerçek olan,sadık,muhabbeti samimi olan,doğru,doğru söyleyenصَادِقٌ (ج) صَادِقُون (م) صَادِقَةٌ و فِي القُرآنِ الكَريم
boynunda eğrilik,çarpıklık ve çöküklük olan,Arap kadınından olan oğlan çocuğu,efendi,köle,boynu yere doğru eğik olan deve,eyerinde sağa sola eğri olanأَهْنَعُ (م) هَنْعَاءُ (ج) هُنْعٌ المُنْحَنِيُ القَامَةِ ، الجَمَلُ المَائِلُ بِعُنْقِهِ إِلَي الأَرْضِ ، المَائِلُ فِي سَرْجِهِ يَمِيناً و شِمَالاً ، إِبْنُ المَرْأَةِ العَرَبِيَّةِ و المَوْلَي
bir nesne üzerinde daima eğilip aılarak meşgul olan ve müdavim olan adam,ziyade eğri olan diş,dişinin ucu eğri olanأَعْصَلُ (ج) عُصْلٌ (م) عَصْلاَءُ : المُعَوَجُّ صَلاَبَةً
alnı dar olan at,perçemin kılı hafif olan at,hızlı,tez ve çabuk olan hayvan,tez yürüyüşlü olan katır,tez yürüyen dişi deve,şiddetli esen yelأَسْفَي (ج) سُفْي (م) سَفْوَاءٌ و سَقْيَاءٌ و مِنَ الخَيلِ الخَفِيف شَعْر النَّاصِيةِ ، و مِنَ الدّوَّابِ السَّرِيع
hüküm vermekte en doğru olan kişi,ziyade hüküm ve fasıl edici olan,fıkıhta daha bilgin olan,daha muktedir olan din adamıأَقْضَي
ziyade selim ve itaatli olan,pek sağlam olan,çok güvenli,pek emin ,daha müslüman olan kimse,esen,afetlerden selim olanأَسْلَمُ (م) سُلْمَي : السَّالِمُ ، السَّلِيمُ مِنَ الآفَاتِ
asıl,yaradılış,sirüşt,hılkat,tabiatta olan,cibilli,doğuştan olan,yaratılıştan var olan,جِبِلِّيٌّ
elde eden,haiz,sahip olan,malik olan,emsalinden mümtaz olanحَائِزٌ
mahir olan,usta,keskin olan,sanatını gereği gibi bilir olanحَاذِفٌ
kulluğa tutmak,bir kimseyi kendine kul eylemek,kul etmek,kul edinmek,memluk ve köle edinmek,köle almak,köle etmek,köle gibi kullanmak,kölelik,esirlik,istibatإِسْتِعْبَادٌ (ج) إِسْتِعْبَادَاتٌ
kulluğa tutmak,bir kimseyi kendine kul eylemek,kul etmek,kul edinmek,memluk ve köle edinmek,köle almak,köle etmek,köle gibi kullanma,bir kimseyi kendine kul eylemek,köle,esir tutmak,köle,esir edinmekإِسْتَعْبَدَ : إِسْتِعْبَاداً ، هُ
efendisinden sebepsiz kaçan köle,firar eden,kaçak köleآبِقٌ (ج) أُبَّاقٌ و أُبَّقٌ : هَارِبٌ
efendisinden sebepsiz kaçan köle,firar eden,kaçak köleأَبِقٌ (ج) أُبَّاقٌ و أُبَّقٌ : هَارِبٌ
köle taciri,cambaz,köle ticareti yapan,at canbazı,esirci,hayvan tellalıنَخَّاسٌ ، بَيَّاعُ الدَّوَّابِ و الرّقِيقِ و يُطْلَقُ عِنْدَ القَرِينَةِ عَلَي غَيْرِهِ أَيْضاً مِنَ البَيَّاعِين و يُكَنَّي بِهِ عَنِ المكَّار و المُحتَالِ
onu kendine kul köle edindi,köle ettiإِسْتَرَقَّهُ : إِتَّخَذَهُ رَقِيقاً
boyun,gerdan,kul,köle,insan,bütün insanlar,köle,kul,esirرَقَبَةٌ (ج) رِقَابٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
hizmetçi veya köle kadının oğlu,annesi Arap babası Arap olmayan,uzun ve eğrü olan her şey,alçak kul,köleأَقْفَسُ (ج) قُفْسٌ (م) قَفْسَاءُ : إِبْنُ الخَادمَةِ أَوِ المَمْلُوكَةِ ، الّذِي أُمُّهُ عَرَبِيَّةٌ و أَبُوهُ غَيْرُ عَرَبِيٍّ ، كُلُّ مَا طَال و إِنْحَنَي، لَئِيمٌ
kul etmek,köle etmek,köle edinmek,köleye sahip olmakأَعْبَدَ : إِعْبَاداً ، هُ
kendi hanesinde doğmuş büyümüş köle ve cariye ve hayvanat misillü mümtelekat,bir adamın evinde doğup büyümekle eskiden malı olan (köle cariye ve hayvan )gibi zıddı (طارف و طريف ) tır,yabancı diyarda doğup islam memleketlerine getirilmiş köle,halayık,cariye,zıddı(مولد و مولدة)dırتَلِيدٌ (م) تَلِيدَةٌ : تِلاَدٌ ، أتلآد ، مُتْلَدٌ
köle edinmek,kul edinmek,ince olmak,köle muamelesi yapmak,kul,köle olmasını istemek,gecenin çoğu gitmek,kulluk etmek,esir etmek,ince ve yufka olmak,su çekilip azalmak,çoğu gitmek,malik olmakإِسْتَرَقَّ : إِستِرْقَاقاً ، هُ
şu adam köle kesiminde ve çırpısındadır ve yahut köle kılığındadır yahut bir güne köleye şebihtirزَلْمَةٌ
köle,memluk,besleme,beslengi,üvey evlat,üvey baba,memluk,köle,melik,padişah,kralمرْبُوبٌ (ج) مَرْبُوبون: : رَبِيْبٌ : مَمْلُوكٌ ، مُعَاهَدٌ ، مَلِكٌ ويُقَالُ هُوَ مَرْبُوبٌ اَيْ بَْنَ الرُّبُوبِيَّةِ مَمْلُوكٌ و العِبَادُ مَرْبُوبُونَ لِلَّهِ عَزَّ و جَلَّ اَيْ مَمْلُوكُون
cariye,köle,hizmetkar gerek köle gerek cariye gerek yanaşma olsunخَوَلٌ
köle ile eşek,köle ile yabani eşekأَبْتَرَان : العَبْدُ و العَيرُ و في الأَسَاسِ
Benzer Kelimeler
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid