1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid panteizim (fel)/cizye ödemeye zorladı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
cizye ödemeye zorladı أَجْبَرَهُ عَلَي دَفْعِ الجِزْيَةِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
panteizim (fel)وحدة الوجود
ikiye bölmek,taksim etmek,açmak,çatlatmak,yapışmak,ikiye bölmek,kazanmak,yeri yarmak,kavme cizye farz etmektarlayı sürmek,muradına ermek,cizye,haraç takdir etmek,,tarlayı sürmek,muradına ermek,cizye,katı olmakفَلَجَ ـُِـ فَلْجاً و فُلُوجاً
haraç,vergi,bac,cizye,rüşvet vermek,rüşvet,arazi vergisi,öşür,atiyye,ihsan,müslüman olmayanlardan alınan vergi,zimmilerden alınan cizye,hak sahibine verilen payإِتَاوَةٌ (ج) أَتَاوَي و أُتَي : خراج ، رشوة ، ضريبة ، جزية
cizye ödemekدفع الجزية
cizye ödemekدَفْعُ الجِزْيَةِ
cizye ödemeye zorladıأَجْبَرَهُ عَلَي دَفْعِ الجِزْيَةِ
zimmilerden cizye almakأخذ الجزية من الذميين
cizye (ar,huk)جزية ، خراج
vali cizye takdir ettiفَلَجَ الوَالِيُ الجِزْيَةَ : قَدَّرَهَا
cizye ve haraç kitabıكِتَابُ الجِزْيَةِ و الخَرَاجِ
devlet korsanlara cizye verdiدَفَعَتْ الدَّوْلَةُ الإِتاوَةَ للِقَرَاصِنَةِ
devlet korsanlara cizye verdiدَفَعَتِ الدَّوْلَةُ الإِتاوَةَ للِقَرَاصِنَةِ
vergi,cizye,bac,paye,rüşvetإِتَاوَةٌ (ج) أَتَاوَي ، ضَرِيبَةٌ ، رُشْوَةٌ ، جِزْيَةٌ
haraç,vergi,cizye,bac,rüşvet vermekإِتَاوَةٌ (ج) أَتَاوِي : ضريبة ، جزية ، خَرَاجٌ
cizye,ehli zimmet ve müskirattan alınan vergi,arazi vergisi,haraç,bedel-i askeri,ceza etmekجِزْيَةٌ (ج) جِزْيً و جِزْيٌ و جِزَاءٌ
cizye,kelle vergisi,baş vergisi,haraç,ceza etmekجِزْيَةٌ
cizye ödemeye zorladıأَجْبَرَهُ عَلَي دَفْعِ الجِزْيَةِ
ödemeye gücü olmayanعاجز عن الأداء
ödemeye mukabil senetleri teslim etmekتسليم المستندات عند الدفع
borç yahut diyet ve cerime vermek,borcu ödemeye mecbur eylemek veya olmak,parayı nakten vermekإِغْتَرَمَ : إِغْتِرَاما عَلَي
vefalı,vefakar,vefadar,muhlis,sadık,emin,borcunu ödemeye gücü olan,sözünde duran,hakkı tam olarak alan ve veren,tam ve bol olan,sözünü yerine getiren sadık,ihlaslı,tamوَفِيٌّ (ج) أَوْفِيَاءُ
susmasına kadar zorladı,susturdu,susmağa zorladıأَبْرَمَ عَلَيْهِ فِي الكَلاَمِ
onu zorladıأَرْغَمَهُ : أَجْبَرَهُ
filanı işe zorladıأخَذَ فُلاناً بالأَمْرِ : أَجْبَرَ عَليهِ وَ اَلْزَمَهُ
filanı işe zorladıأَوْجَذَ فُلاَناً عَلَي الأَمْرِ : أَكْرَهَهُ عَلَيْهِ
filanı işe zorladıأَخَذَ فُلاَناً بِالأَمْرَ : أَجْبَرَهُ عَلَيْهِ
filanı yorup zorladıمَهَنَ فُلاَناً
hükümeti istifaya zorladıأَجْبَرَ الحُكُومَةَ عَلَي الإِسْتِقَالَةِ
onu küfre zorladıأَكْفَرَهُ : جَعَلَهُ كَافِراً
onu küfre zorladıأَكْفَرَهُ : أَلْجَأَهُ إِلَي الكُفْرِ
onu işe zorladıأَوْجَذَهُ عَلَي الأَمْرِ
filanı işe zorladıأَكْرَهَ فُلاَناً عَلَي الأَمْرِ : أَجْبَرَهُ عَلَيْهِ
onu işe zorladıأَزْاَمَهُ عَلَي الأَمْرِ : حَمَلَهُ و أَكرَهَهُ
uçağı inişe zorladıأَجْبَرَ الطَّائِرَةَ عَلَي الهُبُوطِ
bakanı istifaya zorladıأَرْغَمَ الوَزِيرَ عَلَي الإِسْتِقَالَةِ
cizye ödemeye zorladıأَجْبَرَهُ عَلَي دَفْعِ الجِزْيَةِ
Benzer Kelimeler
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid