900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid malına iyi baktı kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
malına iyi baktı أَصْنَقَ فِي مَالِهِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
malına baktı,koruduآلَ مَالَهُ : حَفِظَهُ
malına iyi bakmakأَصْنَقَ : إِصْنَاقاً فِي
malına iyi baktıأَصْنَقَ فِي مَالِهِ
kamu malına zarar verdiأَضَرَّ بِالمَالِ العَامِ
ganimet malına hiyanet ettiأَغَلَّ : خَان فِي مَغْنَمٍ
ona malına vasi tayin ettiأَوْصَي إِلَيْهِ فِي مَالِهِ
ağırlık malına mutasarrife dul karıأرملة ممهورة
malına kıymet ve paha takdir ettiثَمَّنَ سِلْعَتَهُ
malına eksiklik,helak ve bereketsizlik düştüأَمْحَقَ : وَقَعَ المَحْقُ فِي مَالِهِ
adamın malına el koyup müsadere ettiإِسْتَأْدَي الرَّجُلُ مَالاً
Allah kafirlerin malına müslümanlara ganimet eylediأَفَاءَ اللهُ عَلَي المُسْلِمِين مَالَ الكَفَرَةِ
aldatmak,hıyanetlik etmek,ganimet malına hiyanetإِغْلاَلٌ (ج) إِغْلاَلاَتٌ
malına karşı ilgi göstermek,üzerine olmak,karıştırmakقَانَي : مُقَانَاةً
onun bir miktar malına nail olmakla yahut sair vecihle ona o kadarca zarar ziyan eriştirdiإِرْتَزَأَهُ مَالَهُ : أَصَابَ مِنْهُ شَيْئاً فَنَقَصَهُ
onun malında hakim olup tasarruf etti,malına hüküm ettiإِحْتَكَمَ عَلَيْهِ فِي مَالِهِ
bir şeyi iyi bilmek,öğrenmek,iyi yapmak,onarmak,öldürmek,kadın cömert,iyi evlat doğurmak,dünyaya getirmekأَجَادَ : إِجَادَةً بِ ، هُ
en iyi,daha iyi,pek güzel,pek iyi,pek güzel,gökçe,göçek,onat : sen kardeşimden iyi konuşuyorsunأَحْسَنُ (ج) أَحَاسِنُ نَحْو أنت تتكلم أحسن من أخيك
iyi bilmek,iyi kılmak,iyi işlemekإِجَادَةٌ (ج) إِجَادَاتٌ
iyi,hayır,şerrin zıddı,iyilik,seçkin,yeğ,daha iyi,yararlı,hayırlı,en hayırlı,iyi adam,cömertlik,şeref,huy,altın,fayda,altın,yarar,menfaat,iyi olmak,yararlı olmak,iyilik,lezzet,güzel,çok mal,kerem,şerefkerem,seçmek,at sürüsü,yılkıخَيْرٌ (ج) خِيَارٌ و أَخْيَارٌ و خُيُور و خَيْرَاتٌ
adam iyi görmek veya iyi anlayıp bilmek iddiasında bulunduتَبَاصَرَ الرَّجُلُ
iyilik,iyi olmak,işini,hizmetini iyi görmek,cömertlik,kaliteجَوْدَةٌ
kadın kocasına karşı iyi davrandı,iyi muamelede bulunduإِبْتَعَلَتِ المَرْأَةُ إِبْتِعَالاً
mutlu,bahtiyar,mesut,iyi talihli,iyi şanslı olmakسَعِدَ ـَـ سُعِدَ سَعَادَةً *
iyi,iyi nesne,öz,yahşi,güzel,kaliteli,geçerجَيِّدٌ (ج) جِيَادٌ و جَيِّدُون: مليح
mutlu,bahtiyar,mesut,iyi talihli,iyi şanslı olmakسَعِدَ ـَـ سَعَادَةً ومَسْعَداً
ıslah etmek,iyi olmasını dilemek,iyi duruma koymakإِسْتِصْلاَحٌ
öz,uz,iyi,iyi nesne,nesnenin iyisi,güzidesiصَلِيحٌ
iyi bir duruma koymak,ıslah etmek,iyi olmasını dilemek,iyi duruma koymak,iyi olmasını istemek,salih bulmak,iyi bulmak,tarıma elverişli koymak,islah etmek istemek,düzeltmek istemek,elverişli bulmakإِسْتَصْلَحَ : إِسْتِصْلاَحاً ، هُ
iyi olmak,işini,hizmetini iyi görmekجَوْدَةٌ
çocuğa iyi gıda verdi,iyi beslediنَأْنَأَ الصَّبِيَّ
ona öfke ile baktı,yiyecekmiş gibi baktıأَزْلقَهُ بِبَصَرِهِ : نَظَرَ إِلَيْهِ بِسُخْطِ
adam dik dik baktı,dikkatle baktı,göz diktiبَجَّمَ الرَّجُلُ : حَدَّقَ فِي النَّظَرِ
adam dik dik baktı,dikkatle baktı,göz diktiبَجَمَ الرَّجُلُ : حَدَّقَ فِي النَّظَرِ
adam dik dik baktı , ateş püsküren gözlerler baktıحَدَجَ الرَّجُلُ
ona gözünü keskinleştirdi, dik dik baktı,gözlerini dikip ona dikkatle baktıأَتَارَ النَّظَرَ إِلَيْهِ : أَتْأَرَ
onu hor gördü,onu hor ve hakir tuttu,hakir add etti,küçümsedi,ona hakeret etti,tepeden baktı,yukarıdan baktı,adam yerine koymadıإِسْتَحْقَرَهُ : إِحْتَقَرَهُ و حَقَرَهُ
baktıبَاصَ الرَّجُلُ : شَافَ
baktıنَظَرَ إلَي
baktıنَظَرَ ، شَافَ
Gördü,baktıرَأَي ، شَافَ ، نَظَرَ
geline baktıإِجْتَلَي العَرُوسَ : نَظَرَ إِلَيْهَا مَجْلوةَ و جَلاَهَا
kitabına baktıنَظَرَ فِي كِتَابِهِ
dikkatle baktıبَجَّمَ النَّظَرَ
nesneye baktıإِطَّلَعَ عَلَي الشَّيْئِ : أَشْرَفَ عَلَيْهِ
davaya baktıنَظَرَ فِي القَضِيَّةِ
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid