1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid konsey toplantısı/çok taşlı yer kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
çok,az,beyaz taşlı yer,yumuşak yer بَثْرٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
askerî konseyمجلس عسكري
yüksek konseyمَجْلِسٌ أَعْلَي
ulusal konseyمجلس وطني
yüksek konseyمجلس أعلي
konsey toplantısıاجتماع المجلس
konsey (fr)مجلس
idari konseyمجلس إداري
geçici konseyمَجْلِسٌ إِنْتِقَالِيٌّ
ekonomik konseyمَجْلِسٌ إِقْتِصَادِيٌّ
yüksek askeri konseyمَجْلِسٌ عَسْكَرِيٌّ أَعْلَي
siyasi konsey,cuntaمَجْلِسٌ سِيَاسِيٌّ
siyasi konsey başkanıرئيس المجلس السياسيّ
Ekonomik ve Sosyal Konsey.المجلس الاجتماعي الاقتصادي
yerel askeri konsey oluşturmakتَشْكِيلُ مَجْلِسٍ عَسْكَرِيٍّ مَحَلِّيٍّ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
bir şeyi çok görmek,çok zannetmek,çok saymak,çok bulmak,çok sunmak,çok yapmak,bir nesneyi çok tutmakإِسْتَكْثَرَ : إِسْتِكْثَاراً
matem,matem yeri ve zamanı,yas,cenaze töreni,acıklı toplantı,yetimhane,yetimlerin sığınağı,hüzün,keder veya meserret için toplanmış veya erkek cemiyeti,ölüye ağlama,toplanmış karılar,yas,matem,matem meclisi,toplantısı,nadiren zıt olarak sevinç anlamınada gelir,matem toplantısı,Kürtçede şin derlerمَأْتَمٌ (ج) مَآتِمُ : مَلْجَأُ الأَيْتَامِ
malı çok olmak,çoğaltmak,çok bulmak,çok vermek,teksir etmek,artırmak,çok yapmak,gevezelik etmek,çok söylemekأَكْثَرَ : إِكْثَاراً فِي ، هُ
suyu çok,geniş yer,çok yağmur yağdıran bulut,çok söyleyen,sıçrayarak çabuk giden,memesinin delikleri geniş ve sütü çok olan deve,çok yaş döken,ağlayan gözثَرٌّ ، ثَرَّةٌ (ج) ثُرُورٌ و ثَرَارٌ
çok veren,vergisi ve atası çok olan,çok çok bahşiş verici kişiمِعْطَاءٌ : كثير اإعطاء
onu çok saydı, çok buldu, çok zannetti,çok sunduإِسْتَكْثَرَهُ : عَدَّهُ او وَجَدَهُ او ظَنَّهُ كَثِيراً
çok araştırma yapan,çok araştıran kimse,çok çok araştırıcı,sorağan,deberdegen er ve surucu,araştırmacı,araştırıcıبَحَّاثَةٌ (التَّاءُ للمُبَالَغَةِ ) : الدَّارِسُ المُجْتَهِدُ المُنْصَرِفُ إِلَي البَحْثِ العِلْمِيِّ أَوِ الأَدَبِيِّ
grup toplantısıإجتماع الكتلة او المجموعة
hazırlık toplantısıإِجْتِمَاعٌ تَحْضِيرِيٌّ
kamulaştırma toplantısıإِجْتِمَاعُ التَّأْمِيمِ
öğretmenler toplantısıإِجْتِمَاعُ المُعَلِّمِينِ
valiler toplantısıإِجْتِمَاعُ المُحَافِظِينِ
hazırlık toplantısıإِجتِمَاعٌ تَحْضِيرِيٌّ او تَمْهِيدِيٌّ
grup toplantısıإِجْتِمَاعُ الكُتْلَةِ
valiler toplantısıإجتماع المحافظين
taşlı balçık,taşlı kumlu ve çamurlu yer,taş ve çamur,kum ve taş ve balçıktan mürekkep yer,yüksek yer,iki renkli dağ, beyazlı siyahlı alaca keçiبَرْقَاءُ (ج) بَرْقَاوَاتٌ
geniş büyük dereki ufak taşlı ola,zemini çakıl ve kumdan ibaret geniş vadi,içi taşlı olan büyük dere,kumlu ve taşlı dere,geniş tabanlı kumlu,çakıllı dere,vadiMekke-i Mükerreme deresi,Kabey-i şerif yakınında vaki olan dağ arasında ki vadinin ismidir,dere,çay,kamışlı dere,sazlık yer,dere,çay,nehir,kamışlı dere,sazlık yer,batakبَطِحٌ ، بَطْحَاءُ
geniş büyük dereki ufak taşlı ola,zemini çakıl ve kumdan ibaret geniş vadi,içi taşlı olan büyük dere,kumlu ve taşlı dere,geniş tabanlı kumlu,çakıllı dere,vadiMekke-i Mükerreme deresi,Kabey-i şerif yakınında vaki olan dağ arasında ki vadinin ismidir,dere,çay,kamışlı dere,sazlık yer,dere,çay,nehir,kamışlı dere,sazlık yer,batakبَطْحَاءُ (ج) بِطَاحُ و بَطَائِحُ و بَطَحَاوَاتٌ : مَكَانٌ مُتَّسعٌ مُنْبَسِطٌ يَسِيلُ فِيهِ المَاءُ فَيُخَلِّفُ فِيهِ التُّرَابَ و الحُصَي الصِّغَارَ
yemek taşlı topraklı olmak,taşlı topraklı yemek yemek,yer çakıllı ve molozlu olmakقَضَّ ـَـ قَضَضاً
taşlıمحجر، حجريّ
taşlı yerجَرِلَةٌ
taşlı toprakحِصْحِصٌ
keskin taşlı yerأَرْضٌ مَظرَةٌ
kara taşlı yerبَسْقَةٌ (ج) بِسَاقٌ
ufak taşlı yerمَعْزَاء
çok taşlı yerصُبْرٌ
çakmak taşlı toprakتراب صوانيّ
ufak taşlı yerسَبْتَاء
yemek taşlı topraklı olduقَضَّ الطَّعَامُ
taşlı,kumlu,balçıklı yerأَبْرَقُ (ج) أَبَارِقُ
dönmek,dönülecek yer,gidilecek yer ,avdet ve rücü olunacak yer,dönecek yer,dönülecek yer,gidilecek yer ,merci,sığınacak yer,sabahtan akşama kadar yürümekle alınan yol merhale,konakمَآبٌ (ج) مَآوِبُ : مَعَادٌ : مَرْجِعٌ : مُنْقَلَبٌ ، أَوْبٌ : مَرْحَلَةٌ و فِي القُرآنِ الكَريمِ
meta,eşya,ceyiz,tenin üzerine konup yer yer yapışan toz veya yer yer zuhur eden ter,Bekaa,yüksek yerبَقَاعٌ : مَتَاعٌ و يقال خرء البقاع و أصابه خرء البقاع
barınak,sığınak,yer,mesken,hane,ev,korunak,konak,durak,yer,korunak,iskan olunan yer,yurt,menzil,yer,barınacak yer,barınacak yer ve zaman,varacakمَأْوَي (ج) مَآوي
ayak sürçecek tayıncak yer ve ayak tayınmaklık,kaygan yer,kaypancak düz yer yer,kayacak yerمَزْلَقَةٌ (ج) مَزَالِقُ
yer,işyeri,mahalle,duracak yer,mahal,inilecek yer ve zaman,konulan yer,lokal,konak yeri,yer,mahal,konulan yer ,Kürtçe cih ve ca derlerمَحَلٌّ (ج) مَحَلاَّتٌ و مَحَالّ : مَحَلِّيٌّ ، مَكَانٌ
gitmek,yer yer yağmur yağmak,boyanılan şeyde kumaşta boyasız noktalar bırakmak,yer yer ıslatmakبَقَّعَ : تَبْقِيعاً ، هُ
göçedilen yer,terkedilen yer,göçüp gidilen yer,diyaspora, gurbet yeri, göçedecek yerمَهْجَرٌ
meta,eşya,ceyiz,tenin üzerine konup yer yer yapışan toz veya yer yer zuhur eden ter,Bekaaبَقَاعٌ : مَتَاعٌ و يقال خرء البقاع و أصابه خرء البقاع
yurt,barınak,durak yeri,çokça kalınacak yer ve zaman,konak yer,ev,varılacak yer,makam,konak,yer,mekan,misafirhane,ev,menzil,hane,apartman,evbark,konacak yer,durak yeri,hane,duracak yer,durulacak yer,durak yeri,varılacak yerمَثْوَي (المثوي) (ج) مَثَاوٍ (المثاوي) : مَكَانٌ ، مَقَامٌ ، مَنْزِلٌ و يقال نزلوا مَثْوَيً مُبَارَكاً وفِي الدُّعَاءِ يُقَالً جَعَلَ اللهُ مثْوَاهُ الجَنَّة
kuraklığa ve kıtlığa musab ve mümbit olmayan yer,kurak yer,ot bitirmez yer,yağmuru kesilip kurak olan yer,ot bitirmez yer,otsuz yer,kurak yer,kıtlık,otsuz otlaksız yıl,budala,ahmakأَجْدَبُ (ج) أَجَادِبُ و جُدْبٌ (م) جَدْبَاءُ و يقال مكان أَجْدَبُ و فَلاَةٌ جَدْبَاءُ و إِمْرَأَةٌ جَدْبَاءُ اي حمقاء
beyeban,çöl,hali ve mümbit olmayan yer,toprağı yumuşak düz yer,ova,sahra,yazı,yaban,geniş yer,bir şey bitirmez yerبَلُّوقٌ و بَلُّوقَةٌ (ج) بَلاَلِيقُ : صَجْرَاءُ ، سَهْلٌ ، مَفَازَةٌ ، فَيْفَاءُ ، أَرْضٌ وَاسِعَة ، الأَرْضُ الّتِي لاَ تُنْبِتُ شَيْئاً
bir yere gitmek,boyacı boyadığı şeyin bazı yerlerini boyasız bırakmak,su çeken esvabını yer yer ıslatmak,yağmur yer yer yağmak,beneklemekبَقَّعَ : تَبْقِيعاً و يقال مَا أدْرِي أَيْنَ يُبَقِّعُ
ölü yer,cansız yer,otsuz bitkisiz yer,kurak yerهَامِدَةٌ و فِي القرآن الكرِيمِ
korkulmayacak yer,emniyet yeri,sağlam yer,güvenilir yer,güvenli yer,barınak,sığınak,selamet yeriمَأْمَنٌ (ج) مَآمِنُ
bir yere gitmek,,lekeletmek,leke bırakmak,boyacı boyadığı şeyin bazı yerlerini boyasız bırakmak,su çeken esvabını yer yer ıslatmak,yağmur yer yer yağmak,beneklemekبَقَّعَ : تَبْقِيعاً و يقال مَا أدْرِي أَيْنَ يُبَقِّعُ أَيْ يَذْهَبُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Blog

Teknoloji Çeviri Sektörüne Ne Getirdi?


Çevirmenin Sesi Projesi: “Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Çeviri Topluluğu”


Makineler Çevirmenlerin Yerini Alabilir Mi?


ÇEVBİR Dünya Çeviri Gününü Kutluyor!


Çevirmenin Sesi Projesi: Trakya Üniversitesi Çeviri Topluluğu


Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid