1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kare (geo)/adam sözünde hata etti kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
adam sözünde hata etti لَغِيَ فِي قَوْلِهِ : لَغَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
kare (geo)مربع
kare kodرمز تربيعي
kare kodكود مربع
kare kökجِذْرٌ تَرْبِيعِيٌّ
kare,haneمُرَّبَعٌ
kilometre kareكيلومتر مربع
milimetre kareملّمتر مربع
kare (fr,geo)مربع ، خانة
kare çevresi (geo)محيط المربع
bey,han,kervansaray,kareخَانٌ (ج) خَانَاتٌ : رِبَاطٌ او عَينٌ في لعب الضَّامة او الشطرمج وما شابهه
hane,ev,kare,kolonخَانَةٌ (ج) خَانَاتٌ (كر): او عَينٌ في لعب الضَّامة او الشطرمج وما شابهه
inşaatlarda kullanılan kesme veya yontma kare taşحَجَرُ دَسْتُور
taştan yapılmış kale;kare şeklinde üstü düz bina;köşk;yüksek yapıأُطُمٌ ، أُطْمٌ (ج) آطَامٌ
bir adedin kare kökünü alma,kendisi ile çarpımından meydana gelen aded (5x5 =25 gibi)جُدَاءٌ
bir sayının kendine çarpımından hasıl olan sayı,dokuz üçün kare kökü veya ikinci kuvvetten köküdürمَجْذُورٌ
uzun boylu iri adam,ahmak adam,kötü ahlakı adam,fena adamبِرْشَاعٌ : بِرْشِعٌ
uzun boylu iri adam,ahmak adam,kötü ahlaklı adam,fena adamبِرْشِعٌ ، بِرْشَاعٌ
fasık,abdestsiz,sapkın,imansız,azgın,ahlaksız,günahkar,itaat çemberinin dışına çıkan,hakkın emrini tutmayan,abdestsiz,sapkın,fasık adam,hak yoldan çıkan adam,zinakar adam,kafir adam,fasık adam,hak yoldan çıkan adam,zinakar adam,kafir adamفَاسِقٌ (ج) فُسَّاقٌ و فَسَقَةٌ و فَاسِقُون و فِي القُرْآنِ
biçimesel (geo)منشوريّ
biçme (geo)منشور ، موشور ، حصاد
üçgen (geo)مُثلّث (ج) مثلثات
radyus (geo)نصف قطر
karesel (geo)مربعي
çap (geo)ثقل الأشياء المدورة كالكرة ، عيار ، مكيال ، كيلة ، قطر ، نطاق ، قدر ، بعد ، طبعة، عيار ، قياس ، ثخانة
yatay (geo)أفقي ، مواز للأفق
şakuli (geo)شاقولي ، عمودي، رأسي ، قائم
eşittir (geo)يساوي ، مساوي
eşit (geo)مساوي ، متساوي ، معادل ، سوي
kenar (geo)شاطئ او ساحل البحر ، شط ، دائر، جنزير المصكوكات ، حاشية (ج) حواشي ، شفا ، حافة ، حرف ، ضلع (ج) أضلاع ، جانب ، هامش ، كنار ، طراز ، وشيع ، طرف ، شفرة ، سيف البحر (ج) أسياف البحر، كنار ، خد ، طرف ، أفق
yüzey (geo)سطح (ج) سطوح و أسطح ، مستوي
sözünde cayanمُخْلِفُ الوَعْدِ
sözünde dururصادق الوعد ، صحيح الوعد
argo sözündeفِي الكَلاَمِ العَامِيِّ
sözünde durmadıتَرَاجَعَ عَنْ كَلاَمِهِ
sözünde sağlamصادق الوعد ،موثوق العهد
sözünde sadıkموثوق العهد ، صادق الوعد
sözünde doğrusunبَرَرْتَ فِي القولِ
sözünde durmamakتَبَلْدَحَ : تَبَلْدُحاً
sözünde durmakحُسْنُ العَهْدِ
sözünde hata ettiحَضْرَمَ : حَضْرَمَةً فِي كَلاَمِهِ : لَحَنَ
sözünde caydı, döndüرجع او نكل كلامه
sözünde çok ölçülüوَزَّانٌ لِكَلاَمِهِ
sözünde dönmek,bozmakأَخْلَفَ عَنْ ( إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ المِيْعَادَ )
adam sözünde durakladıأَكَعَّ الرَّجُل فِي كَلاَمِهِ : تَوَقَّفَ
filan sözünde durmadıبَلْدَحَ فُلاَنٌ
hata,kabahat,yanlış,yanlışlık, hata,hata etmek,faul,yanılmak,faul,ıska,galat,günah,suç,doğru olmaya yola kasten yola sehven sülük eylemekَخَطَأٌ (ج) أَحْطَاءٌ : غَلَطٌ ، : خِطْأَةٌ ، إخطاء الغرض ، خيبة ، إهمال ، عجز عن ، سيدة و يقال خطئ في دينه خَطَأً اذا سلك خطأ عامدا
bir kimseyi hata ettin diye hataya nisbet eylemek,hatadır ve hata etti demek,hata isnat etmek,bu nesne hatadır diye iddia etmek,yanıltmak,hatadır ve hata etti demekتَخْطِئَةٌ : تَخْطِئٌ : تَغْلِيطٌ
ayak kayması ,sürçme ,hata ,düşme ,çökme,tökezlenme,hata ,yanılmazعَثْرَةٌ (ج) عَثَرَاتٌ
Hata hata değildir ama hataya ısrar hatadırالخطأ ليس بخطأ أما الإصرار علي الخطأ فخطا
ağızdan kaçan söz,hata,yanlışlık,ayak kayma,sürçme,sapma,ender olan,az bulunan ,hata,yanlışlık,ayak kayma,sürçme,sapma,hata,zelle,ayın son gecesiفَلْتَةٌ (ج) فَلَتَاتٌ : زَلَّةٌ ، سَقْطَةٌ
ayak kayması,ayak sürçmesi,sürçme,hata,düşme,çökme,tökezlenme,hata,yanılma,yanıltı,engelعَثْرَةٌ (ج) عَثَرَاتٌ
bir kimseyi hata ettin diye hataya nispet etmek,birine hata ettin demekتَخْطِئَةٌ
fahiş söz söylemek,saçmalamak,hata etmek,batıl,faydasız şey,önemsiz şey,hata,düşük mal,metaلَغَاً
hata etmeklik,hata edicilikإِخْطَائِيَّةٌ
kusur,hata,kabahat,yanılma ,kayma,hata,kayma,kayış,zelle,sürçme,kuş kanat salıp havaya uçmak,kuş kaat salıp havaya uçmak,sürçüş,sürçmek,ayak sürçüp tayınmak,hata,sürçme,kusur,هفْوَةٌ (ج) هَفَوَاتٌ
konuşmasında yanlışlık,hata eden kimse,sözünde hata eden adamرَجُلٌ لَحّانَةٌ : مُخْطِئٌ في كلامهِ
hata,irapta hata ederek konuşma,lahin,lehçe,dil,zeban,lisan,zeka,anlamak,aksan,lehçe,lugat,dil,makam,marş,nota,nağme,ses,melodi,usul üzere olan ezgili ses,beste,müzik,hata,makam,ırlamak,ünlemek,ündemek,anlamak,yanılmak,yörelmek,güzel sesle ırlamak,beste,nağme ile olan avaz,ton,hata,irapta hata ederek konuşma,lahin,aksan,lehçe,lugat,dil,makam,nota,nağme,ses,melodiلَحْنٌ (ج) أَلْحَانٌ و لُحُونٌ و في القرآن الكريم
doğru yoldan ,hidayetten uzaklaşmak,sapmaya ve azmaya neden olacak şey,hata,yol azgınlığı ve hata ve günah,gümrahlık,أُضْلُولَةٌ (ج) أَضَالِيلُ : البُعْدُ عَنْ طَرِيقِ الحَقِّ و الهُدَي و الرشَّادِ
yanılmak,hata etmek,rast ve sevab olmayan yola gitmek,sülük eylemek,yanıltmak,hata etmek,yanlışlık etmek,ok hedefi şaşırmak,bir kimseyi hataya düşürmek إِخْطَاءَ (ج) إِخْطَاءَاتٌ: خاطِئَةٌ : تَخَاطُؤٌ
balçıkta sürçmek,kayılacak yer,hata etmek,suç işlemek,yanılmak,kaymak,hata,sıyrınacak yer,hata etmek,suç işlemek,yanılmak,kaymakزَلَلٌ
onu kahr etti,ezdi,mağlup etti,eziyet etti,işkence etti,zülüm etti,incittiإِضْطَهَدَهُ : قَهَرَهُ و أَذَاهُ , جَارَ و غَلَبَ عَلَيْهِ و سَحَقَهُ وعَذََّبَهُ
onu metih etti,övdü,ev safını zikir ve tadat etti,vasf etti,yüceltti,tazim ettiأَثْنَي عَلَيْهِ بالخَيْرِ و مَجَّدَهُ : مَدَحَهُ
parayı tezyif etti,taklit etti,kalpazanlık etti,sikkeye hile kattı,sikkeyi kalp ettiزَيَّفَ الدَّرَاهِمَ : زَافَهَا
onu teşvik etti,kındırdı,tahrik etti,kışkırttı,provake etti,dürttü,terğip ettiإِسْتَحَثَّهُ : حَثَّهُ و إِسْتَفَزَّهُ
onu razı etti,hoşnut etti,memnun etti,itabını izale etti,giderdiأَعْتَبَهُ : أَرْضَاهُ وأزَالَ عَتَبَهُ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ : إِعْتَرَفَ بِهِ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً ، ل
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ ـَـ بُخُوعاً و بَخَاعَةً بِالحَقِّ
arkadaşına isyan etti,zülüm etti,tecavüz etti,tahkir ettiأَبَزَ بِصَاحِبِهِ : إِعْتَدَي عَلَيْهِ
onu tahrip etti,sabote etti,mahv etti,viran ettiخََرَّبَهُ
ihbar etti,jurnal etti,ispiyon etti,müzevvirlik ettiوَشَي بِهِ
hadisi tedvin etti,kayıt etti,yazdı,topladı,derledi,deftere geçirdi,tescil ettiدَوَّنَ الحَدِيثَ الشَّرِيفَ
onu teyit etti,muhkem etti,pekiştirdi,takviye etti,sağlamlaştırdı,sabit kıldı,kuvvetlendirdiآكَدَهُ : أَوْكَدَهُ
batılı yok etti,ortadan kaldırdı,sildi,mahv etti,hükümsüz kıldı,iptal ettiأَزْهَقَ البَاطِلَ : مَحَاهُ و أَزَالَهُ و أًبْطَلَهُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Blog

Teknoloji Çeviri Sektörüne Ne Getirdi?


ÇEVBİR Dünya Çeviri Gününü Kutluyor!


Çevirmenin Sesi Projesi


Çevirmenin Sesi Projesi: Trakya Üniversitesi Çeviri Topluluğu


Çevirmenin Sesi Projesi: “Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Çeviri Topluluğu”


Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid