900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid kan bağışladı,kan bağışında bulundu kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
kan bağışladı,kan bağışında bulundu تَبَرَّعَ بالدَّمِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
muallak kan,kızıl kan,koyu kan,uyuşmuş kan,uyuşuk kan,donmuş kan,sülük,sevmek,sevmek,deruni sevgi,husumet,birinin kanına girmek,sülük,kırbadan sızan su,alakعَلَقٌ : عَلَقَةٌ وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ...يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلاً ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِن بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ ... ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
doktor kan çıkarmak için damarı neşterle yardı,kan aldı,kan çıkardıإِفْتَصَدَ الطَّبِيبُ العِرْقَ : شَقَّهُ
neşterle kan aldırmak,kan almak,kan çıkarmak için damar yarmakإِفْتِصَادٌ (ج) إِفْتِصَادَاتٌ
neşterle kan aldırmak,kan almak,kan çıkarmak için damar yarmakإِفْتَصَدَ : إِفْتِصَاداً
kan akmasını önlemek,kan akıtılmasını durdurmak,kan dökmemek,akıtmamakحَقْنُ الدِّمَاءِ
kan bağışladı,kan bağışında bulundu,kan verdiتَبَرَّعَ بالدَّمِ
kuyunun suyunu hepsini çekmek,çıkarmak,neşterle kan almak,göz yaşını tüketmek,hepsini kortarmak,kanamak,kan akıtmak,kan kaybetmek,bitmek,kanı bitirmekنَزَفَ ـِـ نَزْفاً
kan dindirecek ilaç,kan ve gözyaşı dinmek,yerinde durmakرُقُؤٌ : رَقْأٌ
damarda akıtılan kan,kan alınan adam veya damarفَصِيدٌ
kan akmak,burundan kan akıtmak,kanatmak,ileri geçmekإِسْتَرْعَفَ : إِسْتِرْعَافاً
kan almak,kan çıkarmak için damar yarmakإِفْتَصَدَ : إِفْتِصَاداً و يُقَالُ إِفْتَصَدَ و إِقْتَصَدَ أَيْ إِعْتَدَلَ فِي إِخْرَاجِ الدَّمِ
yarılmak,cesedi kan damlamak,kan fışkırmak,tulum içinde olanı damıtmak,içindeki sızmakتَبَزَّلَ : تَبَزُّلاً
dökülmek,kan dökmek,kan akıtmak,tutmakسَفَحَ ـَـ سَفْحاً و سُفُوحاً وسُفُحاً و سَفَحَاناً بِ
kanama,kan kayb etme,kan akmaنَزيفٌ
kan tuttu,kan kaynadı,başa fırladıتَبَوَّغَ الدَّمُ
kan bağışladı,kan bağışında bulundu,kan verdiتَبَرَّعَ بالدَّمِ
kan bağışladı,kan bağışında bulunduتَبَرَّعَ بالدَّمِ
muallak kan,kızıl kan,koyu kan,uyuşmuş kan,uyuşuk kan,donmuş kan,sülük,sevmek,sevmek,deruni sevgi,husumet,birinin kanına girmek,sülük,kırbadan sızan su,alakعَلَقٌ : عَلَقَةٌ وفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ...يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلاً ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِن بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ ... ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
doktor kan çıkarmak için damarı neşterle yardı,kan aldı,kan çıkardıإِفْتَصَدَ الطَّبِيبُ العِرْقَ : شَقَّهُ
neşterle kan aldırmak,kan almak,kan çıkarmak için damar yarmakإِفْتِصَادٌ (ج) إِفْتِصَادَاتٌ
neşterle kan aldırmak,kan almak,kan çıkarmak için damar yarmakإِفْتَصَدَ : إِفْتِصَاداً
kan akmasını önlemek,kan akıtılmasını durdurmak,kan dökmemek,akıtmamakحَقْنُ الدِّمَاءِ
kuyunun suyunu hepsini çekmek,çıkarmak,neşterle kan almak,göz yaşını tüketmek,hepsini kortarmak,kanamak,kan akıtmak,kan kaybetmek,bitmek,kanı bitirmekنَزَفَ ـِـ نَزْفاً
organlarını bağışladıتَبَرَّعَ بِأَعْضَائِهِ
para bağışladıتَبَرَّعَ بِالمَالِ
ona bağışladıوَهَبَ لَهُ
onu affetti,bağışladıعَفَا عَنْهُ
onu bağışladı,affettiصَفَحَ عَنْهُ : عفا عنه
ona verdi,bağışladıهَنَأَهُ : أَعطَاهُ
ona mal,para bağışladıأَنْحَلَهُ مَالاً
kan bağışladı,kan bağışında bulunduتَبَرَّعَ بالدَّمِ
kan bağışladı,kan bağışında bulundu,kan verdiتَبَرَّعَ بالدَّمِ
intikamlarda bulunduقَامَ بِالإِنْتِقَامَاتِ
çözüm bulunduوُجِدَ الحَلُّ
canlı bulunduعُثِرض عليه وهو حيّ ، وجد حيّاً
karakutu bulunduعُثِرَ عَلَي الصَّنْدُوقِ الأَسْوَدِ
kitap bulunduوُجِدَ الكِتَابُ
filana serzenişte bulunduقَرَّعَ فُلاَناً
canlı olarak bulunduعُثِرض عليه وهو حيّ ، وجد حيّاً
cinsel ilişkide bulunduمَارَسَ الجِنْسَ
çok temennide bulunduأَلْوَي : أَكْثَرَ التَّمَنِّي
kara kutu bulunduتَمَّ العُثُورُ عَلَي الصُّنْدُوقِ الأسْوَدِ
madende cevher bulunduأَنَالَ المَعْدِنُ
görüş alışverişinde bulunduقَامَ بِتَبَادُلِ الآرَاءِ
filana nasihatte bulunduنَاصَحَ فُلاَناً
kolera aşsı bulunduأكتشف لقاح ضد الكوليرا
Uhutta hazır bulunduشَهِدَ الأُحُدَ
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid