900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid filana uykusuzluk arız olmuş kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
filana uykusuzluk arız olmuş أَصَابَهُ الأَرَقَ اَيْ السَّهَرُ و قِلَّةُ النَّوْمِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
yazık filana!إستوه مِنْ فُلاَنٍ !
filana verdiأَهْنَأَ فُلاَناً : أَعْطَاهُ
filana sığındıإِسْتَذْرَي بِفُلاَنٍ
filana uğradıمَرَّ بِفُلاَنٍ
filana sığındıإِسْتذْرَي بِفُلاَنٍ : إِلْتَجَأَ إِلَيْهِ
filana sövdüلَحَا فُلاَناً سَبَّهُ
filana yemek yedirdiأَفْطَأَ فُلاَناً :أَطْعَمَهُ
filana birden geldiوَافَي فُلاَناً
filana günaydın dediصَبَّح فُلاَناً : قَالَ لَهُ صَبَاحَ الخَيْرِ !
filana hakkını ödediنَكَأَ فُلاَناً حَقَّهُ : قَضَاهُ
Filana hoşça muamele et!رويدا فلانا او فلان!
filana sırrını söylediبَاحتَ فُلاَناً
filana erken geldiغَادَي فُلاَناً
filana elbise giydirdiوَشَّحَ فُلاَناً الثَّوْبَ : أَلْبَسَهُ إِيَّاهُ
filana çok verdiأَدْفَأَ فُلاَناً
uykuda arız olan ağır basmak,kabusيَرْخفجٌ : كَابُوسٌ
deveye(رَثْأَةٌ) dedikleri illet arız olduرَثَأَ البَعِيرُ : أَصَابتْهُ رَثْأَةٌ
insanın boynuna uğrayan arız olan bir hastalıkهُنَاعٌ
devenin dizine arız olan bir hastalık,nasırlanmakثَفَنٌ
karaciğere arız olan sertlikten ibaret bir hastalıkجُسْأَةُ الكَبِدِ
dalağa arız olan sertlikten ibaret bir hastalıkجُسْأَةُ الطُّحَالِ
hastalık insanlara genel olarak uğradı,arız olduتَهَوَّرَ الوَعْكُ النَّاسَ
onun vucüdüna bir hastalık arız olup yürüyemediأُقْعِدَ *: أَصَابَهُ دَاءٌ فِي جَسَدِهِ فَلَمْ يَسْتَطِعْ المَشْيَ
ona zor bir iş uğradı,arız olduنَابَهُ أَمْرٌ
uzaktan aniden çıkp gelmek,çıkagelmek,ansızın olmak,vaki olma ,meydana gelmek,arız olmak,gelivermek,çıkagelmek,ansızın olmak,vaki olma ,meydana gelmek,arız olmak ,gelivermekطَرَأَ ـَِـ طَرْءاً و طُرُوءاً عَلَي
göz kapaklarına arız olan sertlikten ibaret bir hastalıkجُسْأَةُ الأَجْفَانِ
bir adama arız ola hastalık ayrılmayıp müzmin olmakأَثْبَطَ : إِثْبَاطاً
kaya yosunu,tuzlu balgam,cilde arız olan siyahlıkبَهَقٌ
tuzlu balgam kaya yosunu,deriye arız olan siyahlıkبَهَقٌ
develerin derisiile etiarasına arız olan bir illet,hastalık,ishalهُرَارٌ
olmuş meyve,olmuş,yemiş,olgun yemişثَمَرَةٌ يَانِعَةٌ
kırgıl kimseki sakalının akı karasına karışmış ola,kırgıl olmuş kimse,saçına aklık karışıp saçı kırgıl olmuş kişi,kır saçlı,kır sakallı,kırcıl kimseأَشْمَطُ (ج) شُمْطٌ و شُمْطَان (م) شَمْطَاءُ و شُمْطٌ : مَنْ خَالَطَ بَيَاضُ رَأْسِهِ سَوَادَهُ، مَلْهُوزٌ
kayıp,kayıp olan,kayıp olmuş,yitik,zayi olmuşمَفْقُودٌ (ج) مَفْقُودُون : فَقِيدٌ
fesad -ı akide ve süi niyet cihetiyle hayır ve menfaatı olmayan,işlenmemiş arazi,sürülmemiş,ham toprak bor,ekilmemiş boş arazi,bor yer,sert arazi,harap olmuş yer,fasid ve helak olmuş nesne,ölüبُورٌ و في القرآن الكريم ... وكنتم قوما بُوراً...
süs,çeki düzen,ziynet,bezek,bezenmiş ve güzel olmuş nesne,bayram,şenlik,dekor,takı,donak,cici,bezenmiş ve güzel olmuş nesne,çeki düzen,tuvalet,Kürtçe xaml derlerزِيْنَةٌ : زَيْنٌ: حِلْيَةٌ ، ، تَزْيِين، عِيْدٌ ، تُوالِيتٌ
ölmüşميت ، متوفي، هالك ، تالف ، نافق
olmuşمستو ، ناضج ، يانع
olmuşناضج ، مستو للأثمار ، يانع ، كامل ، بالغ حد الكمال ، واقع ، حادث ، واقع ، مستو ، ناضج ، يانع، حقيقي ، متحصّل
şanslı olmuşحُظَّ وَهُوَ مَحْظُوظٌ و حَظِيظٌ
rahatsız olmuşمنسلب الراحة ، مظهر الثقلة
razı olmuşراضي ، طائع
safi olmuşمصفي ، ممحوض
şanslı olmuşحُظَّ وَهُوَ مَحْظُوظٌ و حَظِيظٌ
sürgün olmuşمنفي
deforme olmuşمشوه الخلقة ، معيوه
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid