1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve/hayvanlar yaş ot yedi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
hayvanlar yaş ot yedi إبتقلت الدواب و أكلت الربيع
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
hayvanlar ot yemek,deve ağzından köpük köpürtmekمَرَعَ ـَـ مَرْعاً
koyun,sığr ve deve gibi hayvanlar,enamأَنْعَامٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
gözle görülen deve,koyun ve sair dört ayaklı gibi hayvanlar,mallarأَشْبَاحُ المَالِ : مَا يُعْرَفُ مِنَ الجِمَالِ و الَغَنَمِ و سَائِرِ المَوَاشِيِ و يُنْظَرُ بالعَيْنِ
en düşük zekata tabi olacak miktarda hayvanlar mesela kırk koyun ve beş deveتِيْعَةٌ
sapasağlam iri gövedeli hayvanlar veya zayıf hasta hayvanlarفَوَارِضُ
tırnaklı hayvanlar melemek,beğirmek,deve böğürmek,bağırmak,melemekرُغَاءٌ
koyun ve kuzu ve keçi ve deve misillü hayvanlar,ayın menzillerinden bir menzilبِهَامٌ : سَفْدُ البِهَامِ
deve ve keçi ve koyın ve tavşan gibi hayvanlar tezek yapmak,sıçmak,kığılamak,dışkılamakبَعَرَ ـَـ بَعْراً
hayvanlar krallığı,hayvanlar alemiمَمْلَكَةُ الحَيْوَانَاتِ
koyun ve kuzu ve keçi ve deve ve sığır misillü küçük hayvanlar,ayın menzillerinden bir menzil,doluبِهَامٌ : صِغَارُ البَقَرِ و الضَّأْنِ سَفْدُ البِهَامِ ، مَمْلُؤٌ
deve,sığır ve koyun keçi gibi helal hayvanlar,koyun sürüsü,küçükbaş hayvan,davar,dört ayaklı hayvan,hergele,maşiye,çarpaمَاشِيَةٌ (ج) مَوَاشِيُ (مَوَاشٍ) ، قطيع البهائم ، بوش ، حرجلة (ج) حراجلة ، سائمة
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,buğur deve,iki hörgüçlü deve,bısırık deveبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,bisrek deve,Arap v Acemden doğmuş olan deve,Buxtiبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
koyun,deve,sığır gibi helal davarlar,sığır ve deve gibi helal hayvanlar,davar,sığır,mal,geviş getiren hayvan,koyun,deve,davar,hayvan,yabanda otlayan davar,koyun,deve,sığır gibi helal davarlar,dört ayaklı hayvan,yabanda otlayan davar,geviş getiren hayvan,atنَعَمٌ (ج) أَنْعَامٌ و أَناعِيمُ
kendisi için ağıl edinmek,korunmak,bir yerin etrafına avlu eylemek,ağıla girmek,etrafını çevirmek,deve ve koyun gibi hayvanlar gece yatmak için ağıl yapmakإِحْتَظَرَ : إِحتِظَاراً بِ
kadın yas elbisesini giydi,yas tuttu,mateme girdiأَحَدَّ عَلَيْهِ : لِبَسَ الحِدَادَ
yas,matem,bir kimsenin vefatında müteallıkatı yas edip mahsus libas giymekحِدَادٌ
yaşartmak,ıslatmak,yaş etmek,nemlendirmek,yaş olmakأَخْضَلَ : إِخْضالاً ، هُ
bir şeyi suya batırıp ıslatmak,ıslanmak,suda basılmak,yaş olmak,yaş etmk,إِتَّدَنَ : إِتِّدَاناً ، هُ
ham,ham madde,yaş ot,yaş,yaş ot,taze,ham madde,bez,kaba,pişmemiş,olmamış,işlenmemiş,acemiخَامَةٌ (ج) خَامٌ و خَامَاتٌ
yaş mil,yaş lığغِرِينٌ رَطْبٌ
milli yas,ulusal yasحِدَادٌ وَطَنِيٌّ
yas gömleği,yas elbisesiسِلاَبٌ : قميص او لباس المَأتم
develeri gece gündüz serbest bırakmak,dökmek,gözlerden yaş boşanmak,göz yaşarmak,gözden yaş boşanmak,göğün yağmuru devamlı ve sessiz yağmak,akmakهَمَلَ ـُِـ هَمْلاً وهَمَلاَناً و هُمُولاً
yaş hurma,hamca hurma,yeni sararmağa başlamış olan alaca hurma koruğu ki(خلال) ile(بسر) haletleri arasındadır,bir cins tatlı su balığı,yaş hurma,hamca hurma,kuru hurma,hanya balığı,şaşkınlık,ahmaklıkبَلَحٌ (و) بَلَحَةٌ : ثَمضرُ النَّخْلِ الأَخْضَرِ غَير النَّاضِجِ
çiy,jale,şebnem,vergi,ihsan,et yağı,yaş toprak,cömertlik,yaşlık,bahşiş,atiyye,gül,ot,bitki,yağmur,kerem,iyilik,fazilet,yaşlık,et yağı,yaş toprak,çiy,ot,bitkiنَدَي (ج) أَنْدَاءٌ و أَنْدِيَةٌ ، جُودٌ ، فَضْلٌ ، عطية
yaş olmak,nemli olmak,rutubetli olmak,ıslak olmak ,yaşarmak,nemlenmek,yaş olmak,yaşarmak,rutubetli olmak,ıslanmak,nem kapmakرَطَبَ ـَـ و رَطُبَ ـُـ رُطُوبَةً و رَطَابَةً
matem,matem yeri ve zamanı,yas,cenaze töreni,acıklı toplantı,yetimhane,yetimlerin sığınağı,hüzün,keder veya meserret için toplanmış veya erkek cemiyeti,ölüye ağlama,toplanmış karılar,yas,matem,matem meclisi,toplantısı,nadiren zıt olarak sevinç anlamınada gelir,matem toplantısı,Kürtçede şin derlerمَأْتَمٌ (ج) مَآتِمُ : مَلْجَأُ الأَيْتَامِ
diş,çenede biten kemik,uc,baş,yaş,eş,akran,yaşdaş,yaşıt,yaban öküzü,boğa,çenede biten kemik,testere dişi,tarak dişi,yaş,ömür,yaşıt,yaşdaş,uc,çağسِنٌّ (ج) أَسْنَانٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
kadının hayızdan kesilip kısır kaldığı zaman yaşı,menepoz,buhranlı yaş devresi,buhranlı yaş devresi,adet kesilmesi,buhranlı yaş devresi,menopoz,adet kesilmesi,kadının hayızdan kesilip kısır kaldığı zaman yaşı,menopoz,buhran yaşı dönemiسِنُّ اليَأْسِ : عِنْدَ المرْأَةِ ، إِنْقِطَاعُ الطَّمْثِ
kırık,kırılmış,zayıf,ihtiyarkurumuş ot,bitki,ot kurusu,geçen yıldan kalmış ot,kuru otlak,kuru şey,ağaçları kurumuş yer,kuru odun,kuruyup ufaklanan ot,kuruyup ufaklanan ot,kurumuş ot,bitki,ot kurusuهَشِيمٌ و فِي القرآنِ الكَرِيم
ot toplamak,ot aramak,ot biçme zamanı gelmek,ot toplamada birine yardım etmek,deveye ağaçtan burnsalık geçirmek,ağaç gibi olmak,kurumak,yerde ot olmak,yer otlu olmak,dişi hayvanın yavrusu karnında kurumakأَحَشَّ : إِحْشَاشاً
el felç,çolak olmak,kesmek,ata ot vermek,ateş yakmak,savaşı alevlendirmek,malı çoğaltmak,kuru ot kesmek,ot biçmek,sokmak,toplanmakحَشَّ ـُـ حَشّاً
bol ve çok ot,davara bir yıl yetecek otأُرْضَةٌ ، إِرْضَةٌ ، إِرَضَةٌ
otla örtülmek,yeşermek,ot bulmak veya davara ot otlatmakأَبْقَلَ : إِبْقَالاً
bir kucak ot,ot veya odun demeti,yanmak,alevlenmek,parlamakأَبِيلَةٌ
susuzluktan küçük ve cılız kalmış ot,bitki,kısacık boysuz otمُجْحَنٌ
taze ot,çayır,otlak,mera,hayvanların yediği ot,sebzeler,bel,meyanأَبٌّ (ج) أُبُوبٌ و أَوْبٌ : عُشْبٌ ، خُضَرٌ ، مَرْعَي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
yabani ot,bahçede olmayan,hariçte yetişen otبَرِّيٌّ مِنَ النَّبَاتِ
yer taze ot bitirmek,hayvan ot otlamakأَعْشَبَ : إِعْشَاباً
ot biçildikten sonra yeni biten otكلأ نابت بعد الإجتزاز
ot buldu veya davara ot otlattıأَبْقَلَ القَوْمُ
taze ot,çayır,meraki otu çok olan yer,otlak,hayvanların yedikleri ot,bel,meyanأَبٌّ (٣) (ج) أَؤُبٌ و آبَابٌ : عُشْبٌ ، كَلأٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم
kuru ot,damar lifi,teli,çaldırın eteklerini bağlayan küçük ip,pazu bağı,ot çuvalıأَيْصَرٌ (ج) أَيَاصِرُ
yer çok otlanmak,yerde fazlası ile oy bitmek,yeryüzü ziyade yeşillenmek ,ot bulmakyeri ot basmakإِعْشَوْشَبَ : إِعْشِيشَاباً
kavim yedi olmak,gebe hayvan gebeliğinin yedinci ayında doğurmak,bir şeyi yedi yapmak,yedi kılmak,birinin develeri yedinci günde suya gelmek,sürü kurt düşmek,yolda veya yerde canavarlar çok olmak,birine canavar eti yedirmekأَسْبعَ : إِسْبَاعاً ، هُ
hayvanlar yumuşak dallıağacı yedi,anem denilen otu yedi,otladıأَعْنَمَتِ المَاشِيَةُ : رَعَتِ العَنَمَ
çekirge yerdeki otu yedi,yer üzerindeki bitkiyi yediإِحْتَنَكَ الجَرَادُ الأَرْضَ : أَكَلَ مَا عَليْهَا مِنَ النَّبَاتِ
hayvan,çarpa ot ,saman yedi,yem yediإِعْتَلَفَتِ المَاشِيَةُ
yedi tur,yedi şavtسَبْعَةُ أَشْوَاطٍ
yedi iklim,yedi bölgeأَقَالِيمُ سَبْعَةٌ
yedi eflak,yedi gökأَفْلاَكٌ سَبْعَةٌ
yedi bölge,yedi iklimأَقَالِيمُ سَبْعَةٌ
koyun dudaklarıyla otu alıp yedi,koyun yerin otundan yediإِرْتمَّتِ الشَّاةُ العُشْبَ: أَخَذَتْهُ بِشَفَتَيْهَا
kadın yedi ayda doğurdu,yedi aylık çocuk doğurduأَسْبَعتِ المَرْأَةُ
kavim yedi kişi oldular,yedinci yani kavim altı iken onunla yedi oldular yahut kavmin mallarının yedide birini aldıأَسْبَعَ القَومُ : صَارُوا سَبْعَةً
turlar,şavtlar,kabe etrafında hacerül esvettten başlayıp yedi kere tavaf etmeler,Beyt-i Şerif ziyaretinde Hacerül esvetten başlayıp yedi kez tavaf etmekأَشْوَاطٌ جَمْعُ شَوْطٍ : جَوْلاَتٌ
bölge,memleket,il,diyar,kıta,ülke,kara,mıntıka,eskileri göre yerin yedi kısmından her biri,kara,iklim,kürre-i arz bir vecihle yediye yahut nısf-ı kürre bir vecihle otuza taksim olunmakla hadis olan kıtay-ı arz,eskilere göre dünyanın yedi kısmından her biriإِقْلِيمُ (ج) أَقَالِيمُ : قِسمٌ مِنْ أَقْسَامِ الأَرْضِ ، قِْمٌ مِنَ الأَرْضِ يختَصُّ بِمُميِّزَاتٍ مُعَيَّنَةٍ سِيَاسِيَّة أَوْ طَبِيعِيَّة أَوْ مُنَاخِيَّة ، مِنْطِقَةٌ مِنْ مَنَاطِقِ الوَطَنِ
yediسَبْعٌ (م) سَبْعَةٌ
on yediسبعة عشر
Benzer Kelimeler
Benzer kelime bulunamadı!

Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid