1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve/bir yerde yazın oturdu,yyazladı,yaz mevsimini geçirdi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
bir yerde yazın oturdu,yyazladı,yaz mevsimini geçirdi إِصْطَافَ بالمَكَانِ : أَقَامَ فِيْهِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
üç ayla altı yaşları arasında bulunan genç deve,bir ile üç yaşları arasında veya dokuz yaşından aşağı olanlarda itlak olunduğu mervidir,genç deve bir defa gebe olup bir daha gebe olmayan deve,bekir,bir kimseye sabahlaca varmakبَكْرٌ (م) بَكْرَةٌ (ج) بِكَار و بِكَارَةٌ و أَبْكُرٌ و بُكْرَان و في المثل صدقني سن بَكْرَةٍ
iklim,bir yerin abuhavası,hava durumu,abuhava,deve çöktürecek yer,deve ıhdıracak yer,deve çökecek yer,deve ağılı,ikametgahı,konakمَنَاخٌ (ج) مَنَاخَاتٌ و أَمْنِخَةُ
üç ayla altı yaşları arasında bulunan genç deve,genç inek,bir ile üç yaşları arasında veya dokuz yaşından aşağı olanlarda itlak olunduğu mervidir,genç deve bir defa gebe olup bir daha gebe olmayan deve, ,Bekir,bakire,bir kimseye sabahlaca varmakبَكْرٌ (م) بَكْرَةٌ (ج) بِكَار و بِكَارَةٌ و أَبْكُرٌ و بُكْرَان و في المثل صدقني سن بَكْرَةٍ
tükürük,bir cins hurma ağacı,has ve güzide deve,cins deve,soylu deveبُصَاقٌ : بُزَاقٌ ، بُسَاقٌ ، مَاءُ الفَمِ ، الرِّيْقُ الّذِي بُطْرَحُ مِنْ الفَمِ
tükürük,bir cins hurma ağacı,has ve güzide deve,cins deve,soylu deveبُصَاقٌ : بُزَاقٌ ، بُسَاقٌ
keder,sıkıntı vermek,üzmek,sıkmak,ıstırap çektirmek,bir kimse yerde süaratle gitmek,yürümek,bir kimseye iş ağır ,zor gelmek,dişi deve yavrusunu özlemek,deve böğürmekأَدَّ ـُِـ أَدّاً فِي ، هُ
genç deve bir defa gebe olup bir daha gebe olmayan deve,bekir,bakireبَكْرٌ
bir şey karar bulmak,yerleşmek,kendini soğuk su ile yıkamak,yıkanmak,tencerenin dibine yapışan yemeği kazıp çıkarmak,kazan dibi ile katık etmek,dişi deve doymak,dişi deve çok semirmek,bir kimseyi bir işte sabit kılmakإِقْتَرَّ : إِقْتِرَاراً ،هُ
bir yaşını dolduran deve yavrusu,iki yaşına basmış deve,إِبْنُ مَخَاض
bir yaşını doldurmamış deve yavrusu,genç küçürek deveأَفِيلٌ (ج) إِفَالٌ و أَفَائِلُ (م) أَفِيلَةٌ : الصَّغِيرُ مِنَ الجِمَالِ
jüpiter,sütü çok deve,sütlü deve,Hint kökenli bir oyunبَرْجِيس (البرجيس) : كَوْكَبُ المُشْتَرِي ، لُعْبَةٌ هِنْدِيَّةُ الأَصْلِ ، ويُقَالُ نَاقَةٌ بَرْجِيس أَي كَثِيرَةُ اللَّبَنِ
dil dibi,bir sürü deve,elli ile yüz arasında olan deveعَكَرَةٌ
gebeliği üzerinde on ay geçen dişi deve,bir ağaç,on aylık gebe deve,hısımlar,dostlarعُشَرَاءُ
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,buğur deve,iki hörgüçlü deve,bısırık deveبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
hörgücü iri deve yahut gebeliğini izhar etmek için kuyruğunu bir iki gün kaldıran deveكَسُورٌ
ağırlıklar,yükler,ev esbabı,sikletler,yerde gömülü olan hazineler,yerde gömülü olan ölüler,toprağın içinde medfun defineler veyahut ölüler,mevta,yerde gömülü olan hazineler,yerde gömülü olan ölüler,urubaأَثْقَالٌ و منه قوله
onula halvette,tenha yerde,boş yerde buluştu,bir araya geldiأَخْلاَهُ او بِهِ او مَعَهَ : إِجْتَمَعَ مَعَهُ فِي خَلْوَةٍ
hayvanlar yerde otlayıp yerde hiçbir otluk bırakmadıأَمْعَرَتِ المَاشِيَةُ الأَرْضَ : رَعَتْهَ فَلَمْ تَدَعْ بِهَا مَرْعَيً
kuş uçmaz,kervan geçmez yerde,tenha yerdeبَيْنَ سَمْعِ الأَرْضِ و بَصَرِهَا
her yerde,Cenab-ı Allahı her yerde bilirlerفِي كُلِّ مَحَلِّ نحو الله معروف فِي كلّ مَحَلٍّ او في كل مكان
orta yerde oturmak,ara yerde olmak,orta yerde oturmak, ortalamak,yerin ortasına oturmak,ara yere oturmakوَسَطَ ـِـ وَسَطاً و سِطَةً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
başka yerde : bu Mahruse -i Mısır...da bulunur başka yerde yokturفِي مَحَلٍ آخَرَ نحو يوجد ذلك في مصر القاهرة و لكن لا يوجد في محلّ آخَرَ
su olmayan yerde veya kuyu kazılmayan yerde kuyu kazdıإِقْتَرَحَ البِئْرَ : حَفَرَهَا فِي مَوْضِعٍ لَمْ يُحْفَرْ فِيْهِ أَوْ لاَ يُوجَدُ فِيْهِ مَاءٌ
bir yerde kalmak,bir yerde yerleşip karar bulmak,karar kılmak,ikamet etmek,karar tutmak,kararlanmak,kararlaşmak,yerleşmek,iskan etmek,oturtmak,kararlaştırmak,yerleşmek,dinlenmek,bir yerde durmak,sakin ve sabit olmak,karar kılmak,berkarar olmak,kurulmakإِسْتَقَرَّ : إِسْتِقْرَاراً بِ ، عَلَي ، فِي
davar semirmek,deve bir yerde bereketinden dolayı kalıp semirmek,zelilve alçak olmak,kalmak,eğleşmek,bastırmak,bir yerde ikamet etmek,girmekقَمَأَ ـَـ و قَمُؤَ ـُـ قُمُؤاً و قُمُوءَةً وقَمْأً و قَمَاءً و قَمَاءَةً و قَمْأً و قَمَاءَةً و قِمْأَةً بِ
yerde kuyular kazdı,yerde çok kuyular açtıبَعَجَ الأَرْضَ آبَاراً
yerde misvak ağacı bitmek,çok olmak,dal budak salıp irileşmek,bir yerde oturmak,kalmak,ikamet etmek,deve misvak ağacını otlamaktan karnı ağrımak,hasta olmakأَرِكَ ـَـ أَرَكاً
yerin hazineleri,yerde gömülü olan hazineler,yerde gömülü olan ölüler,ağırlıklarكُنُوز الأرض، أَثْقَالٌ ، موتي
yüceltmek,yükseltmek,göklere çıkartmak,şimşeğin parıltısı eve girmek,kavim seneyi bir yerde geçirmek,bir yerde bir yıl eğlenmek,üzerine bir yıl gelmekأَسْنَي : إِسْنَاءً ، هُ
yeryüzü ziyade yeşillendi,yerde ziyadesiyle ot bitti,yerde çok ot bitti,yer çok otlandıإِعْشَوْشَبَتْ الأَرْضُ : كَثُرَ عُشْيُهُ
yazın ekilen tereke ve yazın götürülen azıkصَائِفَةٌ
yazın çoğusu,yazın en şiddetli sıcağıبَيْضَةُ الصَّيْفِ : مُعْظَمُهُ
kızmak,fazla ısınmak,sıcaklığın geldiği çağ,vakit,yaz,şiddetli sıcaklık,sonbahar,yazın pek sıcak vakti,yazın en kızgın zamanıقَيْظٌ (ج) أَقْيَاظٌ و قُيُوظٌ
saldırı,hücum,atak,kışın şiddeti,yazın sıcaklığı,gecenin başlangıcı,saldırış,kışin şiddeti,yazın sıcaklığı,gecenin başlangıcı,,kırk kadar olan deve sürüsüهَجْمَةٌ (ج) هَجَمَاتٌ
yazlığa gitmek,yazlık yere gitmek,bir yerde oturup yazlamak,yazın yazlıkta ikamet etmek,oturmak,yaz mevsimini bir yerde geçirmek,yaz günleri süresince ikamet ve iskan etmek,yazlığa gitmek,yazlığa çıkmak,yazın dinlenmek,yazlanmakإِصْطَافَ : إِصْطِيَافاً بِ
yazlığa gitmek,yazlık yere gitmek,bir yerde oturup yazlamak,yazın yazlıkta ikamet etmek,oturmak,yaz mevsimini bir yerde geçirmek,yaz günleri süresince ikamet ve iskan etmek,yazlığa gitmek,yazlığa çıkmak,yazın dinlenmek,yazlanmakإِصْطِيَافٌ (ج) إِصْطِيَافَاتٌ
yazın *(is)أدب
yazınصَيْفاً : في الصَّيْفِ
yazınعِنْدَ الصَّيْفِ
yazın ortasıوَسَطُ الصَّيْفِ
yazın (zf)صيفا ، وقت الصيف ، في الصيف ، صيفي ، مدة الصيف
edebiyat,yazınعِلْمُ الأَدَبِ
yazın ısılığıحرارة موسم الصيف
yazın şiddetiأَفَرَّةُ الصَّيْفِ
yazın bilimعلم الأدب
bir yerde yazın oturdu,yyazladı,yaz mevsimini geçirdiإِصْطَافَ بالمَكَانِ : أَقَامَ فِيْهِ
turist bir yerde yaz zamanıda ikamet etti,oturduإِصَّيَفَ : إِصِّيَافاً السَّائِحُ المَكَانَ : أَقَامَ فِيهِ زَمَانَ الصَّيْفِ
yaz aylarından Sefer ayı yahut yaz aylarının her biriنَاجِرٌ
yerleşmeyip kalkmak üzere çömelip dik oturdu,ayak üzerine oturduإِسْتَوْفَدَ فِي قِعْدَتِهِ : إِنْتَصَبَ فِيْهَا غَيْرَ مُطْمَئِنٍّ
Yaz gitti,yaz geçtiمَضَي الصَّيْفُ ، إِنقَضَي الصَّيْفُ
adam diz çöküp düzce oturdu,dayanmadan oturduإِقْعَنْفَزَ الرَّجُلُ : جَلَسَ القَعْفَزيَ
kalkmak ister gibi oturdu,acele ile yerinden kalkmak için ayağının ucu üzerine oturdu,dikildiإِسْتَوْفَزَ : جَلَسَ كَأَنَّهُ يُريدُ القِيَامَ
yerleşmeyip kalkmak üzere çömelip dik oturdu,ayak üzere oturduإِسْتَوْفَزَ : فِي قِعْدَتَهِ : إِنْتَصَبَ فِيْهَا غَيْرَ مطْمَئنٍّ
padişah tahta oturdu,kral tahta oturduجَلَسَ المَلِكُ عَلَي العَرْشِ
yazlığa gitmek,yazlık yere gitmek,bir yerde oturup yazlamak,yazın yazlıkta ikamet etmek,oturmak,yaz mevsimini bir yerde geçirmek,yaz günleri süresince ikamet ve iskan etmek,yazlığa gitmek,yazlığa çıkmak,yazın dinlenmek,yazlanmakإِصْطَافَ : إِصْطِيَافاً بِ
yazlığa gitmek,yazlık yere gitmek,bir yerde oturup yazlamak,yazın yazlıkta ikamet etmek,oturmak,yaz mevsimini bir yerde geçirmek,yaz günleri süresince ikamet ve iskan etmek,yazlığa gitmek,yazlığa çıkmak,yazın dinlenmek,yazlanmakإِصْطِيَافٌ (ج) إِصْطِيَافَاتٌ
yaz (is)فصل الصيف ، برية ، فلاة
yazصَيْفٌ و فِي المَثَلِ
yaz geldiحَلَّ الصَيْفُ
behemehal yaz !أُكْتُبَنَّ
Allah yaz mevsimini getirdiأَحَلَّ اللهُ فَصْلَ الصَّيْفِ
bir yerde yazın oturdu,yyazladı,yaz mevsimini geçirdiإِصْطَافَ بالمَكَانِ : أَقَامَ فِيْهِ
yazlığa gitmek,yazlık yere gitmek,bir yerde oturup yazlamak,yazın yazlıkta ikamet etmek,oturmak,yaz mevsimini bir yerde geçirmek,yaz günleri süresince ikamet ve iskan etmek,yazlığa gitmek,yazlığa çıkmak,yazın dinlenmek,yazlanmakإِصْطِيَافٌ (ج) إِصْطِيَافَاتٌ
yazlığa gitmek,yazlık yere gitmek,bir yerde oturup yazlamak,yazın yazlıkta ikamet etmek,oturmak,yaz mevsimini bir yerde geçirmek,yaz günleri süresince ikamet ve iskan etmek,yazlığa gitmek,yazlığa çıkmak,yazın dinlenmek,yazlanmakإِصْطَافَ : إِصْطِيَافاً بِ
vaktini geçirdi,zamanını geçirdiقَضَي وَقْتَهُ
pervaz geçirdiوضع لها إطارا
hükmünü geçirdiإِسْتَبَدَّ بِهِ : تَحَكَّمَ
kılıçtan geçirdiأَمَرَّ بِحَدِّ السَّيْفِ
gözden geçirdiأَعَادَ النَّظَرَ فِي
tatilini geçirdiقَضَي إِجَازَتَهُ
maddeyi geçirdiمَرَّرَ المَادَّةَ
oku geçirdiأَمْخَطَ : إِمْخَاطاً السَّهْمَ : أَنْفَذَهُ
süzgeçten geçirdiأَمَرَّ عَنِ المِبْزَلَةِ اوعَن المِصْفَاةِ
onu geçirdiأَمَرَّهُ : أَمْضَاهُ
işi geçirdiأَبَتَّ الأمْرَ : أَمْضَاهُ
vakit geçirdiأَمَّرَ الوَقْتَ
ince elekten geçirdiنَخَلَهُ
onu nehirden geçirdiأَقْطَعَهُ : جَاوَزَ بِهِ نَهْراً
filoları harekete geçirdiحَرَّكَ الأَسَاطِيلَ
Benzer Kelimeler
Benzer kelime bulunamadı!

Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid