900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
deve إِبْلٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
genç deve kuşu,erkek deve kuşu,aç,uzan ahmak,bönهِقْلٌ
zekeri iri,büyük deve,tenasül aletinin kılıfı büyük olan deveأَثْيَلُ (ج) ثِيلٌ : جَمَلٌ عَظِيمُ الذَّكَرِ اي عَظِيمُ الثّيلِ
suyu koklayıp içmekten çekinen deve,akşam yem yemekten çekinen deveأَبِيَّةٌ : و تَقُولُ العَرَبُ :... العاشِيَة ُ تهيجُ الآبِية ...
üç ayla altı yaşları arasında bulunan genç deve,bir ile üç yaşları arasında veya dokuz yaşından aşağı olanlarda itlak olunduğu mervidir,genç deve bir defa gebe olup bir daha gebe olmayan deve,bekir,bir kimseye sabahlaca varmakبَكْرٌ (م) بَكْرَةٌ (ج) بِكَار و بِكَارَةٌ و أَبْكُرٌ و بُكْرَان و في المثل صدقني سن بَكْرَةٍ
bir dizi birinden büyük olan deve,büyük dizli deveجَمَلٌ أَرْكَبُ
deve misvak ağacını otladı,deve çok misvak ağacı yediأَرِكَتِ الإِبْلُ : رَعَتْ الأَرَاكَ
iri cüsseli kocamış adam veya deve veya deve kuşuهَبِلٌّ
erkek deve dişi deve gibi olmak,dişi deveye benzemekإِسْتَنْوَقَ : إِسْتِنْوَاقاً
burnunun ve gözlerinin kılları dökülmüş olan deve,ağzı uyuz gibi bir hasatalığa yakalanan deve,perçemi ak ile karaya karışmış olan atأَسْعَفُ (ج) سُعْفٌ (م) سَعْفَاء : مِنَ الجِمَالِ ذُو السّعَفِ و هُوَ دَاءٌ فِي أَفْوَاه الجِمَالِ كالجَرَبِ ، مِنَ الخَيْلِ مَا خَالَطَ بِبَيَاض نَاصِيَتِهِ سَوَاداً
memesi bağsız dişi deve,yularsız salma deve,damgası ve nişanesi olmayan deve,kimseye tabi olmayıp kendi başına müstakil olan adam, iş gücü olmayan, boş gezen serseri,başlı başına,başıbaşına gezen,dolaşan,hodser,işsiz güçsüz avare gezer olan,sopa ve kancası olmayan çoban,silahsız adamبَاهِلٌ (ج) بُهْلٌ و بُهُلٌ ، مُتَرَدِّدٌ بِلاَ عَمَلٍ ، رَاعِيٌ بِلاَ عَصَا ، الّذِي لاَ سِلاَحَ مَعَهُ ، و يُقال ناقة باهِل و رجل باهِل و هو بَاهِل
muhabbet eylemek,sevmek,deve harın olduğundan çöküp yürümekten imtina eylemek,deve çökmek ve yavuzluk etmek,ekin tane tutmak,hasta sağalıp ifaket bulmakإِحْبَابٌ
bir ağaç,on aylık gebe deve,hamileliği on aylık deveعَشْرَاءُ (ج) عِشَارٌ
çok böğüren deve,suyu çok içen deve,çağlayanجُرَاجِرٌ (ج) جُرَاجِرَةٌ و يقال جُرَاجِر و مَاءٌ جُرَاجِرٌ
galiz kemikli adam,uzun boylu adam,tüysüz deve,eğri boyunlu erkek deve kuşu,eğrice uzun olanأَسْقَفُ (ج) سُقْفٌ (م) سَقْفَاءُ : الغَلِيظُ العِظَام ، الطَّوِيلُ مِنَ الرِّجَالِ ، الجَمَلُ الّذِي لاَ وَبَرَ عَلَيْهِ ، الأَعْوَجُ العُنُقِ مِنْ ذُكُور النَّعَامِ ، الطَّوبلُ فِي إِنْحِنَاءِ
küçük deve,küçük hayvan,hayvanların küçüğü,sekiz veya dokuz aylık genç deve,sütten kesilmiş hayvan yavrusuأَفِيلٌ (ج) آفَالٌ و اَفَائِلُ
Bilgi Paneli
Elmawarid dijital sözlüğümüzde kelime arama şekli çok basit ve kolaydır örneğin Türkçe kelimeyi doğru bir şekilde arama motoruna yazdığımızda otomatik olarak benzer karşılıklarıyla birlikte hemen alt sayfada görünecektir Arapça kelime aramada ise aynı Türkçede olduğu gibi Arapça kelimeyi harekeli şekilde yazdığımızda tüm benzer kelimelerle birlikte alt sayfada görünecektir örneğin baba,ata,anne,okul.أَبٌ ، جَدٌّ ، أُمٌّ ، مَدْرَسَةٌ gibi Arapça-Arapça sözlükte ise kelime arama şekli bir Arapça kelimeyi harekeli veya harekesiz arama motoruna yazmak yeterlidir علم ، كتب ، أخ ، عُصفور gibi otomatik olarak Arapça benzer karşılıkları görülecektir
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- مَتْلُوهُ العَقْلِ - عكس ، خلاف ، تضاد ، عناد ، بلاء ، مصيبة ، واقعة ، مشكلة ، مانع - وجد فرصة - صناعة المصاعد - إِكْمَاتَّ : إِكْميتَاتاً الفَرَسُ : صَارَ كُمَيْتاً أَيْ أَكْمَتَ - أَحْفَرَ : إِحْفَاراً - نَافَسَ : مُنَافَسَةً و نِفَاساً فِي، هُ - نَقَزَ الغزَالُ - دِيْمَاغُوجِيَّةٌ - مَشَارِقُ جَمْعُ مَشْرِقَ - هَبَتَ ـِـ هَبْتاً - نقابة تعليمية - زَوَّرَ فِي الأَوْرَاقِ - إِسْتذْرَي بِفُلاَنٍ : إِلْتَجَأَ إِلَيْهِ - إِغْتِصَابٌ (ج) إِغْتِصَابَاتٌ : غَصْبٌ - إِحْدَي الحُسْنَيَيْن - مَجْبُولٌ علي الحَسَدِ - إِسْتَحْضَرَ فِي الخَاطِرِ - إِنْهَاءُ الحَرْبِ الأَهْلِيَّةِ - في الإِنْجِلِيزِيَّةِ المُفْرَدُ الغَائِبُ فِي الصِّيْغَةِ الإِخْبَارِيَّةِ الحَالِيَّةِ يُصَاغُ دَائماً مِنْ المَصْدَرِ بإضَافَةِ حَرْفِ s إِلَيْهِ لَكِن إِذَا إِنْتَهَي المَصْدَرُ بِحَرْفِ o او بأحَدِ الحُرُوفِ s او x او ch او z او sh فَيُضَافُ إِليْهِ es مِثَالُهُ - مجذام الأمور ، زمّيع الأمور، ذو الصريمة - إِسْتِمْسَاكٌ - أَصَدَ ـِـ أَصْداً و إِصَادَةً - تقاطع (ج) تقاطعات ، قطع علاقة المحبة - مشكلة التلوث - مِجْدَارٌ : مَا يُنْصَبُ فِي الزَّرْعِ مُزجرة للسِبَاع و الطَّيْر - نَبْضٌ - شيشة التدخين ، إرجيلة ، نارجيلة ، إرجيلة - نَاضَ الشّيْئُ - إِحْتَالَ عَلَيْهِ
ElmaWarid