900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
deve إِبْلٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
Taifte bir vadi,yer,bir nevi uçmak,ilaç,kaya kuşu,tütsülenen ağaçlar,eğir dedikleri ot kökü ki yürek sancısı için yerler , süraat etmek ,eğir dedikleri ot kökü ki yürek sancısı için yerler,süraat etmek,yeyni ve yüğrek deve kuşu,uçmakوَجٌّ : وَادِيٌ بالطَّائِفِ
düşmek,konmak,vacip olmak,sabit olmak,deve çökmek,iftira etmek,alehinde konuşmak,ilişmek,gıybet etmek,ayıplamak,kınamak,kara atmak,kötülemek,tesir etmek,svaşmak,buğur deveye aşmak,kuş ağaca veya yere konmak,düşmek,olmak,vaki lmak,vuku bulmak,kuş ağaca konmak,kıyamet kopmak,sövmek,çökmek,ilişmek,iftira etmek,alehinde konuşmak,iftira etmekوَقَعَ ـَـ وُقُوعاً و وَقْعاً و وَقِيعَةً و مَوْقِعاً فِي، عَلَي
bölmek,kısımlara taksim etmek,sağlam bağlamak,bir şeyden bir parça almak,aruzda şiirin iki cüzünü hazfetmek veya iki cüzden ibaret bırakmak,çekmek,bir cüzünü almak,beytin son cüzünü atmak,hazif etmek,kısımlara taksim etmek,sağlam bağlamak,bir şeyden bir parça almak,deve çayır yemekle sudan istiğna etmek,yetinmek,iktifa etmek ve kanat etmekجَزَأَ ـَـ جَزْءاً و جَزِئَ ـَـ جَزَأً و جَزْأً
hafifçe yürümek,kuş kanatlarını oynatmak,kuş kanat çırpmak,ağır ve yavaş yürümek,işe hazırlanmak,nesneyi kökünden koparmak,yaklaşmak,bir şeyi kökünden koparmak,çıkarmak,havaya uçurmak,yap yap yürümek deve yumuşakça yürümek,itmek,kuş kanatlarını güvercin gibi oynatmak,yaklaşmak,tahrik etmek,kuş kanat çırpmak,ağır ve yavaş yürümekدَفَّ ـُِـ دَفّاً و دَفِيفاً
rüzgarın kaldırdığı toz,toprak,çakıl,deve ve at sürüsü,kuyunun yıkılmasını önleyen taş duvar,kaya,çukurun dibinden ağzına kadar olan duvarı,akıl,us,hal,durum,toprak,çakıl,kuyunun yıkılmasını önleyen taş duvar,kaya,çukurun dibinden ağzına kadar olan duvarı,akıl,usجُولٌ : جَوْلٌ
deveye bıs bıs diye çağırmak ve bes yani yeter demek,çabuk yürümek,tez gitmek ,deve bir şeye devam etmek,bir işi çabuk görmek,çabuk bitirmek,koyun ve keçi ve deveyi ( بس بس) diye çağırmak,deveye bıs bıs diye çağırmak ve bes yani yeter demekبَسْبَسَ : بَسْبَسَةً
aile,familya,kabilya,soy,ehil,iyal,hanedan,al,sülale,evlat,dodman,şahıs,zat,ehil,iyal ve etba ve ahbap ve dostlar takımı,akraba,tabi,taraftar,al,evhalkı,hısım,ahfad,taraf,al-i beyt,ehl-i kerem,asker,çeri,ahit,eman,akşam ve sabah yükselen sis,serap,ılgım salgım,dağ etrafı ve etekleri,çadır direği,tahta,kereste,sabah akşam yerden kalkan buhar ve bunun gösterdiği şekil ve alametler,cüssesi yüksek deve,hile ,düzen,aldatmakآلٌ (و) آلَة (ج) آلاَتٌ : أهل ، أَهْلُ البَيْتِ ، عيال ، سلالة ، شخص ، ذات ، نفس ، قرابة ، عهد ، أمان ، أَتْبَاعٌ ، جُنْدٌ ، أولاد، سَرَابٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَأَنجَيْنَاكُمْ وَأَغْرَقْنَا آلَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ ...
yapı,yapım,inşa dersi,inşa etmek,yapmak,yaratma,meydana getirme,telif etme,kompozisyon,ifade tarzı,telif uslubu,imal etmek,bir nesne neşvü nema bulmak,başlamak,bir yerden çıkmak,dişi deve gebe kalmak,bir hususa yeni başlamak,bir nesneyi yükseltmek,bir nesneyi bir kimse kendiliğinden peyda eylemek,kurmak,bina etmek ,tesis etmek,mektup yapmanın ilmi,mektup yazma ilmi,güzel yazı yazmak,hüsnü hat,,kendinden söz doğup söylemek,yaratmak,oluşturmak,terbiye etmek,dilek,şiir söylemekإِنْشَاءٌ (ج) إِنْشَاءَاتٌ : خَلق وفي القرآن الكريم ... وَهُوَ الَّذِيَ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ ... و الإِنْشَاءُ هُوَ عِلْمٌ وَْع الكَلاَمِ و تَأْلِيفِهِ و فِي عِلْمِ البَيَانِ هُوَ مَا لاَ يُحْتَمَلُ تَصْدِيقاً أَوْ تَكْذِيباً نَحْوُ تَعَلَّمْ
deniz,derya,bahir,büyük su,çok ve geniş su,acı su,tuzlu su,okyanus,bahir,büyük ırmak,büyük nehir,büyük göl,şiir vezni,deniz,derya,büyük ırmak,büyük alim,vezin,,yarık,yırtmak,rahmin en derin yeri,cenin yatağı,döl yatağının derinliği,,sahi ve civanmerd adam pek iç yüzüne varmış bilgiç,allame,ünlü bilgin,meşhur alim,iyi cömert kimse,suyu çok mümbit ve mahsüldar yer,yırtmak,dişi devenin kulağını yarmak,ziyade yürüğen at,çok seğirgen at,bir nevi deve hastalığıبَحْرٌ (ج) بُحُورٌ و أَبْحَارٌ و أَبْحُر و بِحَارٌٌ (تص) بُحَيْرَةٌ : أُبَيْحِرٌ : نهر عظيم ، مُحٍِيطٌ ، بَحْرٌ كَبِيرٌ ، أُوقْيَانُوسٌ ن الوَاسِعُ المَعْرُوف الكَثِيرُ الكَرَم ، الوَاسِعُ العِلْم ، مِنَ الخَيْلِ الشَّدِيدُ العَدْو ، الوَزْنُ مِنَ أَوْزَان الشِّعْرِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ قُل لَّوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِّكَلِمَاتِ رَبِّي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَاتُ رَبِّي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَدًا ... وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَأَنجَيْنَاكُمْ وَأَغْرَقْنَا آلَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ ...وَلَوْ أَنَّمَا فِي الأرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِن بَعْدِهِ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ... و في المثل : الغريقُ في البحر يتشبّثُ بالأفعَي و لاَ تَقَعَنَّ البَحْرَ إِلاَّ سَابِحَاً و أَعْمَقُ مِنَ البَحْرِ ...و قَالَ حَافِظ إِبْرَاهِيم شَاعِرُ النِّيْلِ ...أَنَا البَحْرُ فِي أَحْشَائِهِ دُرٌّ كَامِنٌ فَهَلْ سَأَلُوا الغَوَّاصَ عَنْ صَدَفَاتِي ؟ ... و قُلْتُ نَظْماً ...غُصْتُ فِي بِحَارِهَا صَائِداً شَوَارِدَهَا *فِي أَصْدَافٍ مَرْمِيّةٍ بَيْنَ رِمَالِ صَحَارِيهَا *عَثَرْتُ عَلَي فِصَاحِهَا و نَوَادِرِها * نَظَمْتُ دُرَرَهَا فِي سِلْكِ العِقْدِ و لآلِيْهَا...
insan ve at ve eşek zekeri,kamışı,penisi,çubuk,demir çubuk,demir parmaklık,ince ağaç dalı,ray,ziyade keskin kılıç,baston,odun parçası,değnek,ray,dal,budanmış dal,,çomak,çalı,,ince ağaç dalı,ray,demir parmaklık,çomak,çalı,demir çubuk,baston,odun parçası,zeker,penis,erkeğin aleti,budanmış dal,keskin kılıç,sağmağa ya yük vurmağa öğretilmiş acemi deveقَضِيبٌ (ج) قُضْبَانٌ و قُضُبٌ و قَضَائِبُ، عَصَا إذَا كَانت طَوِيلة ، فَسِيلٌ ، و تُطْلَقُ عَلَي القُضْبَانِ الّتِي تَكُونُ فِي أَعَالِي الدَّقَلِ و القَصَبَةُ الّتِي تُسْتَعْمَلُ للتَّدْخِينِ بالتَّبْغِ ، شُوبك
saç karışıp perişan ve pejmurde olmak,saç perişan olmak,süratle çıkıp gitmek,rüzgar süratle ve hızlı esmek,bozulup süratle kaçmak,ürkmek,korkmak,kaçmak,saç dikilmek,irkilmek,kalkmak,bir şeyin kabuğunu soymak,ayıklamak,çamuru sıyırıp kürümek,kemikten eti sıyırmak,deniz balığı dışarı atmak,rüzgar bulutu veya deve kuşlarını önüne katıp götürmek,yere vurmak,yıkmak,düşürmek,koymak,ilka etmek,fil terslemek,ürkmek,korkmak,kaçmak,saç dikilmek,irkilmek,kalkmak,bir şeyin kabuğunu soymak,ayıklamakجَفَلَ ـِـ جَفْلاً و جُفُولاً
Bilgi Paneli
Elmawarid dijital sözlüğümüzde kelime arama şekli çok basit ve kolaydır örneğin Türkçe kelimeyi doğru bir şekilde arama motoruna yazdığımızda otomatik olarak benzer karşılıklarıyla birlikte hemen alt sayfada görünecektir Arapça kelime aramada ise aynı Türkçede olduğu gibi Arapça kelimeyi harekeli şekilde yazdığımızda tüm benzer kelimelerle birlikte alt sayfada görünecektir örneğin baba,ata,anne,okul.أَبٌ ، جَدٌّ ، أُمٌّ ، مَدْرَسَةٌ gibi Arapça-Arapça sözlükte ise kelime arama şekli bir Arapça kelimeyi harekeli veya harekesiz arama motoruna yazmak yeterlidir علم ، كتب ، أخ ، عُصفور gibi otomatik olarak Arapça benzer karşılıkları görülecektir
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid