900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve yavrusunu düşürdü kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
deve yavrusunu düşürdü أَصْبَغَتِ النَّاقَةُ : أَلْقَتْ وَلَدَهَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
gebeliği üzerinde on ay geçen dişi deve,bir ağaç,on aylık gebe deve,hısımlar,dostlarعُشَرَاءُ
kuvveti kemale ermiş erkek deve yahut pek ihtiyarlıktan yem yerken başı titreyen deveتُرَامزٌ
erkek deve dişi deve gibi olduإِسْتَنْوَقَ الجَمَلُ
erkek deve dişi deve gibi olduإِسْتَنْوَقَ الجَمَلُ : صَارَ كانَّاقَةِ فِي ذِلِّهَا
adam deve edindi,deve sahibi olduأَبَّلَ الرَّجُلُ الإبْلَ : تَمَلَّكَهَا
dişi deve kösnüdü,erkek deve istediبَلَمَتْ النَّاقَةُ
erkek deve dişi deve gibi olduإِسْتَنْوْنَقَ : إِسْتِيْنَاقاً الجَمَلُ : صَارَ كَالنّاقَةِ
erkek deve dişi deve gibi olduإِسْنتَوْنَقَ : إِسْتِيْنَاقاً الجَمَلُ : صَارَ كالنّاقَةِ
erkek deve dişi deve gibi olmakإِسْتَنْوَقَ : إِسْتِنْوَاقاً
gözü seçmeyen dişi deve,kör deveعَشْوَاءُ
etini kayıp edip yürümeyecek derecede zayıflanan deve,arık dişi deve,oku ırak giden yayعَوْجَاءُ
hörgücü iri deve yahut gebeliğini izhar etmek için kuyruğunu bir iki gün kaldıran deveكَسُورٌ
yedek deve yahut eşya ve zahire getirmeğe gidenlerin eşyayı yükletmek için götürdükleri boş deve,denkبَضِيعَةٌ
deve çayır yemekle suya muhtaç olmamak,deve çobansız kalıp kayıp olmak veya salma bırakıp yabani hale geçmek,develer çoğalmak,develer bir yerde durmak,çayır ve otlar yiyebilecek kadar uzamak,insan cimadan iğrenip çekimek,deve ve koyuna bakmak hususunda usأَبَِلَ ـُِـَـ و أَبْلاً و أُبُولاً و أَبَلاً و إِبَالَةً
vaz geçirmek,döndürmek,çevirmek,dayanıklı ve yürüyüşlü deve cins deve,afet,beşa,dahiye,musibet,yalan atmakأَفْتٌ
gıcırtı,gıcırdamak,devenin yorgunluktan veya yavrusunu azarlamaktan inlemesi,karın ve barsakların açlıktan guruldaması,açlık,ağır yükten arka kemiklerinin çıtırdısı,palan veya semer sesiأَطِيطٌ : جُوعٌ ، صَوْتُ الأَمْعَاءِ مِنَ الجُوعِ و يُقَالُ أَخَذَهُ الأَطِيطُ و يُقَالُ هُمْ أَهْلُ الأَطِيطِ و الصَّهِيل أَيْ أَهْلُ الجِمَالِ وَ الخَيْلِ
ağacın dalları,budakları ip gibi uzanmak,kavim birinin kanına iştirak etmek,kovaya ip yapmak,ip takmak,deve ve inek yavrusunu emzirmek,rüşvet vermekأَرْشَي : إِرْشَاءً ، هُ
keder,sıkıntı vermek,üzmek,sıkmak,ıstırap çektirmek,bir kimse yerde süaratle gitmek,yürümek,bir kimseye iş ağır ,zor gelmek,dişi deve yavrusunu özlemek,deve böğürmekأَدَّ ـُِـ أَدّاً فِي ، هُ
deve kuşunun yavrusunun çıkardığı yer,deve kuşu yavrusunu çıkarmak için eştiği yer,deve kuşunun kumlukta ki yumurtlama yeriأُدْحِيٌّ : أُدْحُوَّةٌ (ج) أَدَاحِيُ : مَوْضِعُ بَيْضِ النَّعَامِ و تَفْرِيخِهِ ، مَبِيضُ النّعَامِ فِي الرَّمْلِ
oğlak annesini emmek,anne yavrusunu emzirmek,emdirmek,bir yana eğilmek,ekinin başakları dolgunlaşarak ırgalanır hale gelmek,birşeyin yerini değiştirmek,davar otlağını ve ürüsünü yanılmak ve yitirmek ve yanlış gitmek,ırgalamak,ivdirmekأَرْغَلَ : إِرْغَالاً إِلَي ، هُ
dişi geyik ve emsali hayvanlar yavrusunu istiyerek hazin bir sesle bağırmak veya melemek,deve yavrususnu arzu ederek kesik kesik inlemek,ceylan ve dağ keçisi vesaire melemek,söyleyipte sözü iyi anlatmamakبَغَمَ ـَـُِـ بُغُوماً و بُغَاماً
çekmek,sürmek,yerden sürüklemek,ceretme,cer,kesre okutmak,getirmek,kendine doğru tahrik etmek,,kendini tezlil edecek iş işlemek ve gebe hayvan vaktinde doğurmayıp yavrusunu karnında vaktinde ziyade taşımak,bir kelimeyi meksur eylemek,cinayet etmek,köşeğin dilini yarmakجَرٌّ
koşmak,yerde yürümek,gezmek,seyir ve hareket etmek,sunmak,uzatmak,vermek,gitmek,inmek,deve bağırmak,böğürmek,üstüne çökmek,ağır gelmek,musallat olmak,mustevli olmak,musibete düçar olmak,bağırmak,dişi deve yavrusunu arzulamak,dönmek,güçlü,kuvvetli olmak,şiأَدَّ ـُِـ أَدَّاً و أَدِيداً ، هُ
doğan oğlanın bir yeri eksik olmak,yavruyu eksik doğurmak,normal vaktinden evvel doğurmak,gebe hayvan yavrusunu vakti tamamlamadan dışarı atmak,bir şeyi eksik etmek,noksan eylemek,kışın yağmuru kıt olmak,azalmak,bir kimse namazının bazı rükünlerini eksikأَخْدَجَ : إِخْدَاجاً
kollara,dallara,bölümlere şubelere ayırmak,dalı kesmek,düşmanla arasını bulmak,esas meseleden furu`lar çıkarmak,branşlandırmak,dağa çıkarmak,dağa,yükseğe çıkmak,dağdan veya bayırdan sel gibi aşağıya inmek,devenin yavrusunu boğazlamak,asıl meseleden çeşitli hükümler,furular çıkarmak,dallara ayırmak,budaklandırmakفَرَّعَ : تَفْرِيعاً فِي ، مِنْ
onu çirkinliğe düşürdüإِسْتَشْنَعَهُ :أَوْقَعَهُ فِي الشَّنَاعَةِ
kadın düşük düşürdüأَسْقَطَتْ لمَرْاَةُ
kadın çocuk düşürdüأَمْلَقَتْ المَرْأَةُ : أَجْهَضَتْ
kadın çocuk düşürdüأَسْقَطَتِ المَرْأَةُ : أَجْهضَتْ و وَضَعَتْهُ لِغَيْرِ تَمَامٍ
kadın çocuk düşürdüأَمْلَقَتْ المَرْأَةُ
onu birbirine düşürdüأَرَّجَهُ
nesneyi elinden düşürdüأَسْقَطَ الشَّيْئَ مِنْ يَدِهِ : أَوْقَعَهُ و أَنْزَلَهُ
kadın çocuğunu düşürdüطرحت الإمرأة أي أسقطت جنينها
kadın çocuğunu düşürdüأَمْلَطَتِ المَرْأَةُ : أَسْقَطَتْ وَلَدَهَا
kadın çocuğunu düşürdüأَمْلَصَتِ المَرْأَةُ وَلَدَهَا أو بِهَا : أَسْقَطَتْهُ
liranın değerini düşürdüخَفَّضَ قِيْمَةَ اللِيْرَةِ
kavmi birbirine düşürdüأَشَّبَ بَيْنَ القَوْمِ : حَرَّشَ بَيْنَهُمْ
ticaret açığını düşürdüخَفَضَ العَجْزَ التِّجَارِيَّ
onu yere düşürdüأَخَرَّهُ :أَسْقَطَهُ
onun değerini düşürdüأَلَتَهُ أَوْ عَلَيْهِ : حَطَّ مِنْ قَدْرِهِ
Bilgi Paneli
Kuran-ı Kerim ayetlerini kolayca bulma ve kopyalamak için sitemiz ziyaretçilerine https//furqan.coالباحث القرآنيyi öneriyoruz,إننا نقترح الباحث القرآني لزوار موقعنا حيث أن البحث و النسخ لآي الذكر الحكيم سهل جدا و في هذا الموقع و وبالله التوفيق
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid