1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid deve yavrusunu düşürdü kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
deve yavrusunu düşürdü صَبَّغَتْ النَّاقَةُ : أَصْبَغَتْ : اَلْقَتْ وَلَدَهَا
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,buğur deve,iki hörgüçlü deve,bısırık deveبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
anası Arap babası acem olan deve,buğur deve,iki hörgüçlü Horasan deve,buğur devesi,tülü deve,bisrek deve,Arap v Acemden doğmuş olan deve,Buxtiبُخْتٌ : بُخْتِيٌّ (م) بُخْتِيَّةٌ (ج) بَخَاتِيّ و بَخَاتِيَ وبخَاتٍ :
iklim,bir yerin abuhavası,hava durumu,abuhava,deve çöktürecek yer,deve ıhdıracak yer,deve çökecek yer,deve ağılı,ikametgahı,konakمَنَاخٌ (ج) مَنَاخَاتٌ و أَمْنِخَةُ
Mekkey-i mükerremeye götürülen kurbanlık sığır ve deve koyunu (أَضحية) derler,Mekkede kurban ettikleri deve,kurbanlık deve,yaşlı dişi deve veya inek,yensiz ve yakasız gömlek,dişi deve,inekبَدَنَةٌ (ج) بَدَنَاتٌ و بُدُنٌ و بُدْنٌ : النَّاقَةُ اَوِ البَقَرَةُ المُقَدَّمَةُ ذَبِيحَةً فِي مَكَّةَ المُكَرَّمَة ، النَّاقَةُ أَِ البَقَرَةُ المُسِنَّةُ ، ثَوْبٌ للنِّسَاءِ مَشْقُوقٌ لاَ كُمَّ لَهُ و فِي الحَدِيثِ "وَنَحَرَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِيَدِهِ سَبْعَ بُدْنٍ قِيَامًا وَضَحَّى بِالْمَدِينَةِ كَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ "
erkek deve,dişi deve,azı dişini yeni yarmış,çıkarmış deve,yük götüren hayvanبَعِيرٌ (ج) بُعْرَان و أَبْعِرَةٌ و (جج) أَبَاعِرُ و اَبَاعِيرُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
ifk ve iftira etmek,bühtan etmek,deve deve dikenini yemek,yerde deve dikeni çok olmakأَعْضَهَ : إِعْضَاهاً
kısır olduğundan semiz ve tavlı olan deve;hırsız;cimri,soylu deve;eti pek ve sıkı deveأَصُوصٌ (ج) أُصُصٌ
o deve ahvalini iyi bilici olan,deve sahibi,deve ve koyunlara bakmakta halıkn en mahiri ve ustasıdırهُوَ مِنْ آبَلِ النَّاسِ
tükürük,bir cins hurma ağacı,has ve güzide deve,cins deve,soylu deveبُصَاقٌ : بُزَاقٌ ، بُسَاقٌ
endamı tam güzel ve cins deve,güzel endamlı soy deve,sütlü deveبِرْعِسٌ : بِرْعِيسٌ و يقال ناقة بِرْعِس و بِرْعِيسٌ : بِرْجيسٌ ويُقَالُ نَاقَةٌ بِرْعِس و بِرْعِيسٌ أَيْ كَثِيرَةُ اللَّبَنِ
tükürük,bir cins hurma ağacı,has ve güzide deve,cins deve,soylu deveبُصَاقٌ : بُزَاقٌ ، بُسَاقٌ ، مَاءُ الفَمِ ، الرِّيْقُ الّذِي بُطْرَحُ مِنْ الفَمِ
azı dişini yarmış veya beş yaşına girmiş erkek deve,eşek,himar,mutlaka yük kaldıran hayvan,deve cinsi,yük devesi,buğur deve,buğraبَعِيرٌ (ج) بُعْرَانٌ و أَبْعِرَةٌ و أَبَاعِرُ و أَبَاعِيرُ (م) بَعِيرَةٌ ، جَمَلٌ ، نَاقَةٌ ، حِمَارٌ و فِي المَثَلِ
daha süt emen deve yavrusu ölmüş deve yavrusunun anasına gösterilip sütünü koyu vermesi için samanla doldurulmuş derisi,kül,ahmak adam,deve köçeğinin derisiki samanla doldurup anasına gösterirler ki sağılmaktan çekinmesin,ahmak kimse,kül,deve köçeğiبَوٌّ (ج) أَبْوَاءٌ : وَلَدُ النَّاقَةِ ، جِلْدُ وَلَدِ النَّاقَةِ المَيِّت يُحْشَي تِبْناً أو غَيْره و يُقرب من النَّاقَة لتدرّ ، أَحْمَقُ ، رَمَادٌ و
dişi deve kösnüdü,erkek deve istedi,aygır,lök deve istediبَلْمَتِ النَّاقَةُ و أَبْلَمَتِ النَّاقَةُ
yeyni ve yüğrek deve kuşu,genç deve kuşu,erkek deve kuşu,keler,ağır yürüyüşهَيْقَلٌ : ظَليم ، ضبّ
deve yavrusunu veya inek yavrusunu işstediği vakit emsin diye annesiyle beraber gönderdiأَرْجَلَ وَلَدَ النَّاقَةِ او البَقَرَةِ : أَرْسَلَهُ مَعَ أُمِّهِ يَرْضَعُ مَا شَاءَ
deve yavrusunu düşürdüأَصْبَغَتْ النَّاقَةُ : أَلْقَتْ وَلَدَهَا
deve yavrusunu düşürmekأَجْهفَ : إِجْهَافاً
deve yavrusunu düşürmekأَدْهَفَ : إِدْهَافاً
deve yavrusunu düşürdüأَجْهَفَتْ النَّاقَةُ
deve yavrusunu düşürdüأَصْبَغَتِ النَّاقَةُ : أَلْقَتْ وَلَدَهَا
deve yavrusunu düşürdüصَبَّغَتْ النَّاقَةُ : أَصْبَغَتْ : اَلْقَتْ وَلَدَهَا
deve yavrusunu düşürdüأَدْهَفَتْ النَّاقَةُ: أَجْهَضَتْ و أَسْقَطَتْ و أَجْهَفَتْ وَلَدَهَا
deve yavrusunu düşürdüأَجْهَضَتِ النَّاقَةُ وَلَدَهَا أَيْ أَسْقَطَتْ فَهُومُجْهَضٌ و جَهْضٌ و مَجَاهِيضُ
keler yavrusunu avlamakإِحْتَسَلَ : إِحْتِسَالاً
canavar yavrusunu yaladıلَسَدَتْ الوَحْشِيَّةُ ولدها : لَعَقَتهُ
kuş yavrusunu pençesi çıktıبدا مخالب الفرخ
dişi deve yavrusunu arzuladıأَدَّتْ النَّاقَةُ
diş deve yavrusunu özlediأَدَّتِ النَّاقَةُ وَلَدَهَا : حَنَّتْ إِلَيْهَا
yaramaz köpeğin yavrusunu saklamaلاَ تَقْتَنِ مِنْ كَلْبِ سُؤٍ جَرْواً
filan kimse arkadaşını itibardan düşürdü,gözden düşürdü,rezil ettiعَرَّ فُلاَنٌ صَاحِبَهُ
onu galata düşürdü,yanıltıya düşürdüأغْلَطَهُ: أَوْقَعَهُ فِي الغَلَط
onun hakkını veya kıymetini düşürdü,hakaret etti,horladı,küçümsedi,adam yerine koymadı,kötüledi,tepeden baktı,itibarını zedeledi,kıymetten düşürdü,azarladı,ayıpladı,önem vermedi,ihmal ettiأَزْرَاهُ و بِهِ و عَلَيْهِ
düşürdüأوقع
not düşürdüجعَلَهُ يَكْتُبُ المُلاَحَظَات أَسْفَلَ الكِتَابِ
meşruiyetini düşürdüأَسْقَطَ شَرْعِيَّتَهُ
elinden düşürdüأَسْقَطَ فِي يَدِهِ
maskeyi düşürdüأَسْقَطَ الٌقِنَاعَ
düşürdü,oldurduأَوْقَعَ
düzeyi düşürdüخَفَضَ المُسْتَوَي
onu düşürdüسَاقَطَهُ
nesneyi düşürdüأَطَرَّ الشَّيْئَ : أَسْقَطَهُ
eliyle düşürdüإِعْتَثَمَ بِيَدِهِ : أَهْوَي بِهِ
faizleri düşürdüخَفَّضَ الفَوَائِدَ
onu düşürdüأَرْدَاهُ : أَسْقَطَهُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Blog

Yeni Normaller: Çeviri Yapan Akıllı Maske


Koronavirüs, Salgınlar ve Tıbbi Çevirmenin Rolü


ÇeviriBlog Tarihçesi


Çevirmenin Sesi Projesi: Trakya Üniversitesi Çeviri Topluluğu


Google Nasıl Yerelleşiyor?


Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid