900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclis kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclis نَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
platform ,derge ,toplantı,meclis,kongre,mahfel,dernek , dernek yeri ,encümen ,loca,erenler toplanacak yer,ihtifalgah,ictimagah,loca,dernek,loca,platform,topanacak yer,,derge,toplantı,meclis,meclis yeri,kongre,mahfel,dernek,dernek yeri,encümen,loca,ictimagah,erenler toplanacak yer,ihtifalgahمَحْفِلٌ (ج) مَحَافِلُ : مَحَلُّ الجُلُوسِ ، مَحلُّ المَجْلِسِ
enstitü,kurum,lise,dernek,toplantı yeriمَعْهَدٌ (ج) مَعَاهِدُ
dernek,toplantı yeri,yazın en şiddetli sıcağı,bunaltıcı sıcaklık,kötülüğün ortası,bir şeyin ortasıبُعْكُوكَةٌ (ج) بَعَاكِيكُ
dernek,halkın cemiyet gahı,toplantı yeri,bir yere inen adamlar veya develerden kalan izler,bir şeyin ortası,merkezi,hayvanların çokluğu ve kalabalığı ve kaldırdıkları tozبُعْكُوكَةٌ : بَعْكُوكَةٌ : بُعْكُوكٌ و يقال إجتمعوا فِي بُعْكُوكَتِهِمْ
kongre,konferans,toplantı,kurul,heyet,kurultay,meşveretgah,toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
kongre ,konferans, toplantı, kurul, heyet,kurultay, meşveretgah, toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
kurum ,toplantı,toplatılmış,toplantı,siteمَجْمَعٌ (ج) مَجَامِعُ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
dernekجَمْعِيَّةٌ
dernekمُحْتَفَلٌ
dernekجَمِيزٌ
dernek (is)جمعية ، رابطة ، مجمع ، إجتماع ، إلتئام ، ملتقي ، نادي ، محفل (ج) محافل ، مجلس ، ، محتفل
dernekمَقَامَةٌ
dernekجَمِيرٌ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
dağların başında ağzı dar insanların eli değmemiş çukur,dağda kuş yeri,yuvası;taştan yapılmış binaأُقْنَةٌ (ج) أُقَنٌ و أُقَنَاتٌ
ecirli,sevaplı,sığınak,toplantı yeri,kabe ,ev,kuyu ağzı,bileziği,insanların ictima ettiği yer,dönecek yer,halk dağıldıktan sonra tekrar toplandıkları yer,mahall-i ictima,havuzun su toplanan orta yeri, hayvanlar için kuyudan su çeken adamın durduğu ve ayak bastığı yerمَثَابٌ : مَثَابَةٌ (ج) مَثَابَاتٌ : مَأْجُورٌ
insanların gözü önünde,açıkça,meydanda;insanların görüp işitecekleri yerdeبَيْنَ سَمْعِ النَّاسِ و بَصَرِهِمْ
şartlar,koşullar,alametler,nişanlar,insanların rezilleri,insanların eşrafı,önde gelenleriأَشْرَاطٌ جَمْعُ شَرْطٍ : عَلاَمَاتٌ ، رُذَالُ النَّاس ، أََشْرَافُ النَّاسِ
kapamanın,peştemalın düğüm yeri,ek yeri,ek yeri,eklem,mafsal,elin oynak yeriمَعْقِدٌ (ج) مَعَاقِدُ
insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır ve insanların en kötüsü ise insanlara zarar verendirخَيْرُ النَّاسِ مَنْ يَنْفَع النَاسَ و شَرُّ النَّاسِ مَنْ يُضِرُّ النَاسَ
su kaynağı,yol,cadde,rızık elde etme yeri,su kaynağı,kaynak,suvat,su yolu,gelecek yer,su başı,gelmek,yol,cadde,rızık elde etme yeri,kaynak,yol,insanların su için kast ettiği yer,suvat,varacak yer,varmak,mevridمَوْرِدٌ (ج) مَوَارِدُ
yeri sürüp ekmek,yeri yarmak,yeri kazıp derinleştirmekأَكَرَ ـُـ أَكْراً (تر)
ev,hane ve yer insanların gitmesiyle ıssız ve viran oldu,hane,yer ıssız oldu,halk evi,yeri terk ettilerإِسْتَوْحَشَ المَنْزِلُ او المَكَانُ : ذَهَبَ عنْهُ النَّاسُ فَصَارَ قَفْراً ، تَوَحَِّشَ و هَجَرَهُ النَّاسُ
Gezi yeri,seyir yeri,seyrangah,seyran yeriمحل التفرج ، محل التنزه ، منتزه
eğlenti yeri , eğlence yeri ,oyun ve eğlenti yeri veya hengamıمَلْهَي (ج) مَلاَهِي
büküntü yeri,kırma,elbisenin kırılma yeri,kırma yeri,bir nesnenin kırılacak yeri,asıl,elbisenin kırılma yeri,kırma yeri,bir nesnenin kırılacak yeri,asılمَكْسِرٌ (ج) مَكَاسِرُ
mafsal,düğüm,kavuşulacak yer ve zaman,birleşme ve kavuşma yeri,kaynak yeri,vuslat yeri,bir ipin başka bir ipe eklendiği yer,Musul iehriمَوْصِلٌ (ج) مَوَاصِلُ
yaylak,otlak,otlak yeri,bolluk yeri,çayır yeriمَرْتَعٌ (ج) مَرَاتِعُ
gündüz yürüyüp gece konmak,gündüz yürümekآوَبَ : مُؤَاوَبَةً ، أَوَّبَ : تَأْوِيباً
güpe gündüz,pek aydın gündüzنَهَارٌ أَنْهَرُ : شَدِيدُ النُّورِ
gece gündüz yapmaya devam etmek,gündüz devam etmekظَلَّ ـَـ ظُلُولاً
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
gündüzإِبْنُ الحُبَارِي
Gündüzالنَّهَارُ
Gündüzالنّهار
Gündüzنهار
gündüzنَهَارٌ
gündüzنهار ، صباح
gündüzوَجْهُ النَّهَارِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ وَقَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ آمِنُواْ بِالَّذِيَ أُنزِلَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُواْ وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُواْ آخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
gündüzنَهَارٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... و النَّهَارِ إِذَا تَجَلَّي ...
gündüz okuluمدرسة نهارية
gece gündüzقَرَّتَان
gece gündüzليل و نهار ، ليلا و نهارا
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
platform ,derge ,toplantı,meclis,kongre,mahfel,dernek , dernek yeri ,encümen ,loca,erenler toplanacak yer,ihtifalgah,ictimagah,loca,dernek,loca,platform,topanacak yer,,derge,toplantı,meclis,meclis yeri,kongre,mahfel,dernek,dernek yeri,encümen,loca,ictimagah,erenler toplanacak yer,ihtifalgahمَحْفِلٌ (ج) مَحَافِلُ : مَحَلُّ الجُلُوسِ ، مَحلُّ المَجْلِسِ
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
enstitü,kurum,lise,dernek,toplantı yeriمَعْهَدٌ (ج) مَعَاهِدُ
meclis,dernek,topluluk,hutbe ve vaaz,bir nevi yazıمَقَامَةٌ
forum,meclis,toplantı yeri,sempozyum,seminerمُنْتدَي (ج) مُنْتَدَيَاتٌ : ندوة ، ملتقي
dernek,toplantı yeri,yazın en şiddetli sıcağı,bunaltıcı sıcaklık,kötülüğün ortası,bir şeyin ortasıبُعْكُوكَةٌ (ج) بَعَاكِيكُ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
dernek,lonca,cemiyet,kurul,kurum,toplum,topluluk,heyet,meclis,asemble,toplanmış olmak,dağınık olmamak,efradı kesire cem olunmasından ibaret olan heyet,düğün,ziyafet,sevinçجَمْعِيَّةٌ (ج) جَمْعِيَّاتٌ ، وَلِيمَةٌ ، عُرْسٌ ، فَرَحٌ و يُقَالُ ...مَا هَذا العُرْسُ و مَا هَذهِ الجَمْعِيَّةُ ؟ ...
seminer,sempozyum,cemiyet,kulüp,forum,lonca yeri,meclis,lonca yeri,Kureyşin meclisi,topluluk,bir konuyu görüşmek üzere toplanan insanlar meclisiنَدْوَةٌ (ج) نَدَوَاتٌ
dernek,halkın cemiyet gahı,toplantı yeri,bir yere inen adamlar veya develerden kalan izler,bir şeyin ortası,merkezi,hayvanların çokluğu ve kalabalığı ve kaldırdıkları tozبُعْكُوكَةٌ : بَعْكُوكَةٌ : بُعْكُوكٌ و يقال إجتمعوا فِي بُعْكُوكَتِهِمْ
aşiret aşiret saldırdı,hücüm ettiأَغَارَتْ العَشِيرَةُ عَلَي العَشِيرَةِ
kongre ,konferans, toplantı, kurul, heyet,kurultay, meşveretgah, toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
kongre,konferans,toplantı,kurul,heyet,kurultay,meşveretgah,toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
eğlence yeri,tiyatro,oyun ve eğlenti yeri veya hengamı,gazino,tiyatro,kulüp,baloمَلْهَي (ج) مَلاَهِي : مَحَلُّ اللَّهْوِ ، مَلْعَبٌ : بَالُو ، رَقْصٌ، مِنْ عَادَةِ الإِفْرَنْجِ إِجْتِمَاعِ الرِّجَالِ و النِّسَاءِ فِي اللَّيْلِ باللِّبَاسِ الفَاخِرِ فِي قَاعَةٍ مُزْدَانَةٍ للرَّقْصِ و اللَّعْبش و اللَّهْوِ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
seminer,sempozyum,cemiyet,kulüp,forum,lonca yeri,meclis,lonca yeri,Kureyşin meclisi,topluluk,bir konuyu görüşmek üzere toplanan insanlar meclisiنَدْوَةٌ (ج) نَدَوَاتٌ
sempozyum,seminer,lonca yeri,nedve,cemiyet,kulüp, forumنَدْوَةٌ (ج) نَدَوَاتٌ
platform ,derge ,toplantı,meclis,kongre,mahfel,dernek , dernek yeri ,encümen ,loca,erenler toplanacak yer,ihtifalgah,ictimagah,loca,dernek,loca,platform,topanacak yer,,derge,toplantı,meclis,meclis yeri,kongre,mahfel,dernek,dernek yeri,encümen,loca,ictimagah,erenler toplanacak yer,ihtifalgahمَحْفِلٌ (ج) مَحَافِلُ : مَحَلُّ الجُلُوسِ ، مَحلُّ المَجْلِسِ
kişinin kendisi için ayırdığı yer,göl gibi su birikmiş yer,kalkanın elle ile tutulacak yeriإِخَاذَةٌ (ج) إِخَاذَاتٌ و إِخَاذٌ
kişinin gidişatı kişinin huyundan haber verirسِيْرَةُ المَرْءِ تُنْبِئُ عَنْ سَرِيرَتِهِ
yer,işyeri,mahalle,duracak yer,mahal,inilecek yer ve zaman,konulan yer,lokal,konak yeri,yer,mahal,konulan yer ,Kürtçe cih ve ca derlerمَحَلٌّ (ج) مَحَلاَّتٌ و مَحَالّ : مَحَلِّيٌّ ، مَكَانٌ
kişinin hayrı azalmak,yeri kazan kimse pek sert yere varmak,yıl kurak olmak,yağmur az olmak,birini bir işten men etmekأَكْدَي : إِكْدَاءً
Encümenالمجلس البلدي
encümen (far)مجلس بلدي ، جمعية ، لجنة
encümen kararıقرار المجلس البلدي
encümen üyesiعضو المجلس
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
ehl-i beyt,ali beyt ev halkı,ocakzade,aile,zevce,karı,Hz.Muhammed`in pak ailesiأَهْلُ البَيْتِ : آلُ رَسُولِ الله
yitik ailesi,kayıp ailesiأُسْرَةُ الفَقِيدِ
kraliyet ailesi,krallık ailesiأُسْرَةٌ مَلَكِيَّةٌ
Budak aşiretiعشيرة البوداق
jirki aşiretiعشيرة جيركي
Tatar aşiretiعَشِيرَةُ تَاتَار ، قَبِيلَةٌ صَغِيرَةٌ فِي أَرْمَنَاكَ مِنْ لِوَاء إِيْج إِيْل فِي وِلاَيَةِ آضَنَةَ
Milli aşiretiعَشِيرَةُ المِلِّي الكُرْدِيَّة
İzol aşiretiعشيرة إيزول
Urfallı aşiretiورفلّي : عشيرة كردية تقطن بليبيا
Tatar aşiretiقبيلة صغيرة فيأرمناك من لواء إيج إيل في ولاية آضنة ، عشيرة تاتارية
Kürt aşiretiعشيرة كردية
Kürt aşiretiعَشِيرَةٌ كُرْدِيَّةٌ
aşireti koruyanحَامِيُ العَشِيرَةِ
gündüz yürüyüp gece konmak,gündüz yürümekآوَبَ : مُؤَاوَبَةً ، أَوَّبَ : تَأْوِيباً
güpe gündüz,pek aydın gündüzنَهَارٌ أَنْهَرُ : شَدِيدُ النُّورِ
gece gündüz yapmaya devam etmek,gündüz devam etmekظَلَّ ـَـ ظُلُولاً
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
gündüzإِبْنُ الحُبَارِي
Gündüzالنَّهَارُ
Gündüzالنّهار
Gündüzنهار
gündüzنَهَارٌ
gündüzنهار ، صباح
gündüzوَجْهُ النَّهَارِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ وَقَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ آمِنُواْ بِالَّذِيَ أُنزِلَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُواْ وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُواْ آخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
gündüzنَهَارٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... و النَّهَارِ إِذَا تَجَلَّي ...
gündüz okuluمدرسة نهارية
gece gündüzقَرَّتَان
gece gündüzليل و نهار ، ليلا و نهارا
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
platform ,derge ,toplantı,meclis,kongre,mahfel,dernek , dernek yeri ,encümen ,loca,erenler toplanacak yer,ihtifalgah,ictimagah,loca,dernek,loca,platform,topanacak yer,,derge,toplantı,meclis,meclis yeri,kongre,mahfel,dernek,dernek yeri,encümen,loca,ictimagah,erenler toplanacak yer,ihtifalgahمَحْفِلٌ (ج) مَحَافِلُ : مَحَلُّ الجُلُوسِ ، مَحلُّ المَجْلِسِ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
enstitü,kurum,lise,dernek,toplantı yeriمَعْهَدٌ (ج) مَعَاهِدُ
meclis,dernek,topluluk,hutbe ve vaaz,bir nevi yazıمَقَامَةٌ
forum,meclis,toplantı yeri,sempozyum,seminerمُنْتدَي (ج) مُنْتَدَيَاتٌ : ندوة ، ملتقي
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
dernek,toplantı yeri,yazın en şiddetli sıcağı,bunaltıcı sıcaklık,kötülüğün ortası,bir şeyin ortasıبُعْكُوكَةٌ (ج) بَعَاكِيكُ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
dernek,lonca,cemiyet,kurul,kurum,toplum,topluluk,heyet,meclis,asemble,toplanmış olmak,dağınık olmamak,efradı kesire cem olunmasından ibaret olan heyet,düğün,ziyafet,sevinçجَمْعِيَّةٌ (ج) جَمْعِيَّاتٌ ، وَلِيمَةٌ ، عُرْسٌ ، فَرَحٌ و يُقَالُ ...مَا هَذا العُرْسُ و مَا هَذهِ الجَمْعِيَّةُ ؟ ...
dernek,halkın cemiyet gahı,toplantı yeri,bir yere inen adamlar veya develerden kalan izler,bir şeyin ortası,merkezi,hayvanların çokluğu ve kalabalığı ve kaldırdıkları tozبُعْكُوكَةٌ : بَعْكُوكَةٌ : بُعْكُوكٌ و يقال إجتمعوا فِي بُعْكُوكَتِهِمْ
kongre,konferans,toplantı,kurul,heyet,kurultay,meşveretgah,toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
kongre ,konferans, toplantı, kurul, heyet,kurultay, meşveretgah, toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
kurum ,toplantı,toplatılmış,toplantı,siteمَجْمَعٌ (ج) مَجَامِعُ
ulusal meclis,milli meclisمَجْلِسٌ وَطَنِيٌّ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
dağların başında ağzı dar insanların eli değmemiş çukur,dağda kuş yeri,yuvası;taştan yapılmış binaأُقْنَةٌ (ج) أُقَنٌ و أُقَنَاتٌ
ecirli,sevaplı,sığınak,toplantı yeri,kabe ,ev,kuyu ağzı,bileziği,insanların ictima ettiği yer,dönecek yer,halk dağıldıktan sonra tekrar toplandıkları yer,mahall-i ictima,havuzun su toplanan orta yeri, hayvanlar için kuyudan su çeken adamın durduğu ve ayak bastığı yerمَثَابٌ : مَثَابَةٌ (ج) مَثَابَاتٌ : مَأْجُورٌ
insanların gözü önünde,açıkça,meydanda;insanların görüp işitecekleri yerdeبَيْنَ سَمْعِ النَّاسِ و بَصَرِهِمْ
şartlar,koşullar,alametler,nişanlar,insanların rezilleri,insanların eşrafı,önde gelenleriأَشْرَاطٌ جَمْعُ شَرْطٍ : عَلاَمَاتٌ ، رُذَالُ النَّاس ، أََشْرَافُ النَّاسِ
kapamanın,peştemalın düğüm yeri,ek yeri,ek yeri,eklem,mafsal,elin oynak yeriمَعْقِدٌ (ج) مَعَاقِدُ
insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır ve insanların en kötüsü ise insanlara zarar verendirخَيْرُ النَّاسِ مَنْ يَنْفَع النَاسَ و شَرُّ النَّاسِ مَنْ يُضِرُّ النَاسَ
su kaynağı,yol,cadde,rızık elde etme yeri,su kaynağı,kaynak,suvat,su yolu,gelecek yer,su başı,gelmek,yol,cadde,rızık elde etme yeri,kaynak,yol,insanların su için kast ettiği yer,suvat,varacak yer,varmak,mevridمَوْرِدٌ (ج) مَوَارِدُ
yeri sürüp ekmek,yeri yarmak,yeri kazıp derinleştirmekأَكَرَ ـُـ أَكْراً (تر)
ev,hane ve yer insanların gitmesiyle ıssız ve viran oldu,hane,yer ıssız oldu,halk evi,yeri terk ettilerإِسْتَوْحَشَ المَنْزِلُ او المَكَانُ : ذَهَبَ عنْهُ النَّاسُ فَصَارَ قَفْراً ، تَوَحَِّشَ و هَجَرَهُ النَّاسُ
Gezi yeri,seyir yeri,seyrangah,seyran yeriمحل التفرج ، محل التنزه ، منتزه
eğlenti yeri , eğlence yeri ,oyun ve eğlenti yeri veya hengamıمَلْهَي (ج) مَلاَهِي
büküntü yeri,kırma,elbisenin kırılma yeri,kırma yeri,bir nesnenin kırılacak yeri,asıl,elbisenin kırılma yeri,kırma yeri,bir nesnenin kırılacak yeri,asılمَكْسِرٌ (ج) مَكَاسِرُ
mafsal,düğüm,kavuşulacak yer ve zaman,birleşme ve kavuşma yeri,kaynak yeri,vuslat yeri,bir ipin başka bir ipe eklendiği yer,Musul iehriمَوْصِلٌ (ج) مَوَاصِلُ
yaylak,otlak,otlak yeri,bolluk yeri,çayır yeriمَرْتَعٌ (ج) مَرَاتِعُ
gündüz yürüyüp gece konmak,gündüz yürümekآوَبَ : مُؤَاوَبَةً ، أَوَّبَ : تَأْوِيباً
güpe gündüz,pek aydın gündüzنَهَارٌ أَنْهَرُ : شَدِيدُ النُّورِ
gece gündüz yapmaya devam etmek,gündüz devam etmekظَلَّ ـَـ ظُلُولاً
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
gündüzإِبْنُ الحُبَارِي
Gündüzالنَّهَارُ
Gündüzالنّهار
Gündüzنهار
gündüzنَهَارٌ
gündüzنهار ، صباح
gündüzوَجْهُ النَّهَارِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ وَقَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ آمِنُواْ بِالَّذِيَ أُنزِلَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُواْ وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُواْ آخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
gündüzنَهَارٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... و النَّهَارِ إِذَا تَجَلَّي ...
gündüz okuluمدرسة نهارية
gece gündüzقَرَّتَان
gece gündüzليل و نهار ، ليلا و نهارا
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
platform ,derge ,toplantı,meclis,kongre,mahfel,dernek , dernek yeri ,encümen ,loca,erenler toplanacak yer,ihtifalgah,ictimagah,loca,dernek,loca,platform,topanacak yer,,derge,toplantı,meclis,meclis yeri,kongre,mahfel,dernek,dernek yeri,encümen,loca,ictimagah,erenler toplanacak yer,ihtifalgahمَحْفِلٌ (ج) مَحَافِلُ : مَحَلُّ الجُلُوسِ ، مَحلُّ المَجْلِسِ
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
enstitü,kurum,lise,dernek,toplantı yeriمَعْهَدٌ (ج) مَعَاهِدُ
meclis,dernek,topluluk,hutbe ve vaaz,bir nevi yazıمَقَامَةٌ
forum,meclis,toplantı yeri,sempozyum,seminerمُنْتدَي (ج) مُنْتَدَيَاتٌ : ندوة ، ملتقي
dernek,toplantı yeri,yazın en şiddetli sıcağı,bunaltıcı sıcaklık,kötülüğün ortası,bir şeyin ortasıبُعْكُوكَةٌ (ج) بَعَاكِيكُ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
dernek,lonca,cemiyet,kurul,kurum,toplum,topluluk,heyet,meclis,asemble,toplanmış olmak,dağınık olmamak,efradı kesire cem olunmasından ibaret olan heyet,düğün,ziyafet,sevinçجَمْعِيَّةٌ (ج) جَمْعِيَّاتٌ ، وَلِيمَةٌ ، عُرْسٌ ، فَرَحٌ و يُقَالُ ...مَا هَذا العُرْسُ و مَا هَذهِ الجَمْعِيَّةُ ؟ ...
seminer,sempozyum,cemiyet,kulüp,forum,lonca yeri,meclis,lonca yeri,Kureyşin meclisi,topluluk,bir konuyu görüşmek üzere toplanan insanlar meclisiنَدْوَةٌ (ج) نَدَوَاتٌ
dernek,halkın cemiyet gahı,toplantı yeri,bir yere inen adamlar veya develerden kalan izler,bir şeyin ortası,merkezi,hayvanların çokluğu ve kalabalığı ve kaldırdıkları tozبُعْكُوكَةٌ : بَعْكُوكَةٌ : بُعْكُوكٌ و يقال إجتمعوا فِي بُعْكُوكَتِهِمْ
aşiret aşiret saldırdı,hücüm ettiأَغَارَتْ العَشِيرَةُ عَلَي العَشِيرَةِ
kongre ,konferans, toplantı, kurul, heyet,kurultay, meşveretgah, toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
kongre,konferans,toplantı,kurul,heyet,kurultay,meşveretgah,toplantıمُؤْتَمَرٌ (ج) مُؤْتَمَرَاتٌ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
eğlence yeri,tiyatro,oyun ve eğlenti yeri veya hengamı,gazino,tiyatro,kulüp,baloمَلْهَي (ج) مَلاَهِي : مَحَلُّ اللَّهْوِ ، مَلْعَبٌ : بَالُو ، رَقْصٌ، مِنْ عَادَةِ الإِفْرَنْجِ إِجْتِمَاعِ الرِّجَالِ و النِّسَاءِ فِي اللَّيْلِ باللِّبَاسِ الفَاخِرِ فِي قَاعَةٍ مُزْدَانَةٍ للرَّقْصِ و اللَّعْبش و اللَّهْوِ
oturulacak yer ve zaman,meclis,oturulacak yer ve zaman,konsey,encümen,kurul,kamera,toplanılan yer,dernek,encümen,konsey,toplantı yeri,oturacak yer,kamera,oturulan yer,divan,oturulacak yer ve zaman,toplanma yeri, oturulacak yer ve zaman,kameraمَجْلِسٌ (ج) مَجَالِسُ
seminer,sempozyum,cemiyet,kulüp,forum,lonca yeri,meclis,lonca yeri,Kureyşin meclisi,topluluk,bir konuyu görüşmek üzere toplanan insanlar meclisiنَدْوَةٌ (ج) نَدَوَاتٌ
sempozyum,seminer,lonca yeri,nedve,cemiyet,kulüp, forumنَدْوَةٌ (ج) نَدَوَاتٌ
platform ,derge ,toplantı,meclis,kongre,mahfel,dernek , dernek yeri ,encümen ,loca,erenler toplanacak yer,ihtifalgah,ictimagah,loca,dernek,loca,platform,topanacak yer,,derge,toplantı,meclis,meclis yeri,kongre,mahfel,dernek,dernek yeri,encümen,loca,ictimagah,erenler toplanacak yer,ihtifalgahمَحْفِلٌ (ج) مَحَافِلُ : مَحَلُّ الجُلُوسِ ، مَحلُّ المَجْلِسِ
kişinin kendisi için ayırdığı yer,göl gibi su birikmiş yer,kalkanın elle ile tutulacak yeriإِخَاذَةٌ (ج) إِخَاذَاتٌ و إِخَاذٌ
kişinin gidişatı kişinin huyundan haber verirسِيْرَةُ المَرْءِ تُنْبِئُ عَنْ سَرِيرَتِهِ
yer,işyeri,mahalle,duracak yer,mahal,inilecek yer ve zaman,konulan yer,lokal,konak yeri,yer,mahal,konulan yer ,Kürtçe cih ve ca derlerمَحَلٌّ (ج) مَحَلاَّتٌ و مَحَالّ : مَحَلِّيٌّ ، مَكَانٌ
kişinin hayrı azalmak,yeri kazan kimse pek sert yere varmak,yıl kurak olmak,yağmur az olmak,birini bir işten men etmekأَكْدَي : إِكْدَاءً
Encümenالمجلس البلدي
encümen (far)مجلس بلدي ، جمعية ، لجنة
encümen kararıقرار المجلس البلدي
encümen üyesiعضو المجلس
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
kulüp,meclis,toplantı yeri,kişinin ailesi,aşireti,halkıنَادِيٌّ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادٍ
ehl-i beyt,ali beyt ev halkı,ocakzade,aile,zevce,karı,Hz.Muhammed`in pak ailesiأَهْلُ البَيْتِ : آلُ رَسُولِ الله
yitik ailesi,kayıp ailesiأُسْرَةُ الفَقِيدِ
kraliyet ailesi,krallık ailesiأُسْرَةٌ مَلَكِيَّةٌ
Budak aşiretiعشيرة البوداق
jirki aşiretiعشيرة جيركي
Tatar aşiretiعَشِيرَةُ تَاتَار ، قَبِيلَةٌ صَغِيرَةٌ فِي أَرْمَنَاكَ مِنْ لِوَاء إِيْج إِيْل فِي وِلاَيَةِ آضَنَةَ
Milli aşiretiعَشِيرَةُ المِلِّي الكُرْدِيَّة
İzol aşiretiعشيرة إيزول
Urfallı aşiretiورفلّي : عشيرة كردية تقطن بليبيا
Tatar aşiretiقبيلة صغيرة فيأرمناك من لواء إيج إيل في ولاية آضنة ، عشيرة تاتارية
Kürt aşiretiعشيرة كردية
Kürt aşiretiعَشِيرَةٌ كُرْدِيَّةٌ
aşireti koruyanحَامِيُ العَشِيرَةِ
gündüz yürüyüp gece konmak,gündüz yürümekآوَبَ : مُؤَاوَبَةً ، أَوَّبَ : تَأْوِيباً
güpe gündüz,pek aydın gündüzنَهَارٌ أَنْهَرُ : شَدِيدُ النُّورِ
gece gündüz yapmaya devam etmek,gündüz devam etmekظَلَّ ـَـ ظُلُولاً
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
gündüzإِبْنُ الحُبَارِي
Gündüzالنَّهَارُ
Gündüzالنّهار
Gündüzنهار
gündüzنَهَارٌ
gündüzنهار ، صباح
gündüzوَجْهُ النَّهَارِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ وَقَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ آمِنُواْ بِالَّذِيَ أُنزِلَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُواْ وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُواْ آخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
gündüzنَهَارٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... و النَّهَارِ إِذَا تَجَلَّي ...
gündüz okuluمدرسة نهارية
gece gündüzقَرَّتَان
gece gündüzليل و نهار ، ليلا و نهارا
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
dernek, insanların gündüz biriktikleri meclis, encümenنَدِيٌّ
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
ulusal meclis,milli meclisمَجْلِسٌ وَطَنِيٌّ
kavim meclis kurdular,toplandılar,meclis düzenlediler,kulüpte toplandılarإِنْتَدَي القَوْمُ : عَقَدُوا المَجَالِسَ ، إجْتَمَعُوا فِي النَّادِي
ilim,bilgi,ehil,asıl,esas,sahra,çöl,bir işin iç yüzü,hakikat,gerçek,vukuf,malumat,ehil,görüp bilmek,çölde yolu gösteren kılavuz,çöl,toprak,işin gerçeği,hakikatıبَجْدَةٌ ، بُجْدَةٌ ، بُجُدَةٌ : عِلْمٌ ، اَهْلٌ ، دَلِيلٌ هَادِيٌ فِي الصَّحْرَاءِ ، صَحْرَاءُ ، حَقِيقَةُ الأَمْرِ ، تُرَابٌ ، أَصْلٌ ، أَسَاسٌ : كنه الأمر: يقال عنده بَجْدَةُ ذَلِك و يُقَالُ هُوَ إِبْنُ بَجْدَتِهَا اَي عَالِمٌ بالشَّيْئِ مُتْقِنٌ لَهُ و يُقَالُ أَيْضاً عِنْدَهُ بَجْدَةُ ذَلِكَ أَيْ عِلْمُ ذَلِكَ ...
evlenmek,layık olmak ehil olmak,hazırlanmak,aile edinmek,ehliyetli olmak,yükselmek,bir şeye ehil,layık ve mustahak olmak,hazırlanmakتَأَهَّلَ : تَأَهُّلاً إِلَي
kavim bir yerde toplanmak,meclis kurmak,meclis düzenlemek,bir kimsenin atası vergisi çok olmak,toplantıya gelmek,mecliste bir araya gelmek,nedvede toplanmakإِنْتَدَي : إِنْتِدَاءً و تَقُولُ العَرَبُ ... مَا تُنَدِّي إِحْدَي يَدَيْهِ الأُخْرَي...
müstahak,ve layık olmak,birini ehil,layık ve müstahak görmek,layık olmak,ehil olmak,müstahak olmak,hak kazanmak,iç yağı edinmek veya yemek,çerviş almak veya yemekإِسْتَأْهَلَ : إِسْتِئْهَالاً لِ ، هُ
ehilاَهل
ehilأَهْلٌ
ehil olmakإستئهال
ehil (ar)اَهل
ehil,layıkأَهِلٌ
Ehil,hısımlar,halkأهل
işe ehil olduتَأَهَّلَ لِلأَمْرِ
evlenmek , ehil edinmekأَهَلَ ـُِـ أَهْلاً و أُهُولاً
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kelam arasında nesne ve meselen ve faraza ve sözüm yabana misillü mealsız ve lüzümsüz telaffüz ve ilave olunan kelimatحَشْوِيَاتٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم ... ليثبتوك او يقتلوك...
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
işe yaramayan ağaç ve kereste parçaları ve nebat ve ağaçların diplerinde süren taze küçük filiz ve fidanları,bedhuy zişt meşrep mecmuası şer ve ayıp olanشَتِيرٌ
bedhuy zişt meşrep mecmuası şer ve ayıp olan ,işe yaramayan ağaç ve kereste parçaları ve nebat ve ağaçların diplerinde süren taze küçük filiz ve fidanlarıشَتِيرٌ
kulüpler,ehil ve oturanları olan meclislerنَوَادِيُ
oturanları yerlerinden çıkardı,tahliye etti,boşallttıأَجْلَي السُّكَّانَ عَنِ المَكَانِ : أَخْلاَهُمْ
şehir,çoğunluğu çiftçi ve davarcı olan kasaba,köy,yuva,karye,şehirden küçük yer,şehir,çoğunluğu çiftçi ve davarcı olan kasaba,ekseri oturanları çiftçi ve davarcı olan yerقَرْيَةٌ (ج) قُرَي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَابِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُواْ فِيهَا وَمَا يَمْكُرُونَ إِلاَّ بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ ...
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
yaratılışta mevcut olan,tiynette merkuz olan,hulki,tabii,doğal,doğuşta mevcut olan,doğuştan olan,asıl,yaradılış,sirüşt,hılkat,tabiatta olan,cibilliجِبِلِّيٌّ (م) جِبِلِيَّةٌ
kesat olan,durgun,geçmez olan,revaçsız olan,geçersiz olan,sürümsüz,hareketsiz,durgun,alı satı az olan pazarكَاسِدٌ
ümitsiz olan,mahzun olan,meyüs olan,şaşkın olan hüzün ve ümitsizlikten sessiz duranمُبْلِسٌ (ج) مُبْلِسُون: بَلِسٌ
karamtık dudaklı kişi,dudağının içi kara olan kimse,ziyade yoğun ve koyu olan gölge,serin yarlı olan çocuk,etsiz olan diş eti,kanı az ve hoş olan dudakأَلْمَي (ج) لُمْيٌ (م) لَمْيَاءُ : مَنْ كَانَ بِشَفَتِهِ لَمَيً و هُوَ سُمْرَةٌ أَوْ سَوَادٌ فِي بَاطنِهُمَا يُسْتَحْسَن ، رُمْحٌ أَلْمَي : شَدِيدُ السُّمَْةِ و صُلْبٌ ، ظِلٌّ أَلْمَي : كَثِيفٌ أَسْوَدُ ، شَجَرٌ أَلْمَي : كَثِيفُ الظِّلِّ ، وَلَد أَلْمَي : بَارِيدُ الرِّيقِ ، لُثَّةٌ لَمْيَاءُ : قَلِيلَةُ اللَّحْمِ ، شَفَةٌ لَمْيَاءُ : لَطِيفَةٌ قَلِيلَة الدَّمِ
alçak soysuz olan,rezil,deni olan,mağlum ve münhazım olan,yenik olanخَاذِلٌ
kelamı veya işareti hakikatı hale mutabık olan,rastgü,efali akvaline mutabık olan ve ahir muamelesi evvel muamelesine mutabık olan,gerçek olan,sadık,muhabbeti samimi olan,doğru,doğru söyleyenصَادِقٌ (ج) صَادِقُون (م) صَادِقَةٌ و فِي القُرآنِ الكَريم ... قَالَ اللَّهُ هَذَا يَوْمُ يَنفَعُ الصَّادِقِينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُواْ عَنْهُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ ...
boynunda eğrilik,çarpıklık ve çöküklük olan,Arap kadınından olan oğlan çocuğu,efendi,köle,boynu yere doğru eğik olan deve,eyerinde sağa sola eğri olanأَهْنَعُ (م) هَنْعَاءُ (ج) هُنْعٌ المُنْحَنِيُ القَامَةِ ، الجَمَلُ المَائِلُ بِعُنْقِهِ إِلَي الأَرْضِ ، المَائِلُ فِي سَرْجِهِ يَمِيناً و شِمَالاً ، إِبْنُ المَرْأَةِ العَرَبِيَّةِ و المَوْلَي
bir nesne üzerinde daima eğilip aılarak meşgul olan ve müdavim olan adam,ziyade eğri olan diş,dişinin ucu eğri olanأَعْصَلُ (ج) عُصْلٌ (م) عَصْلاَءُ : المُعَوَجُّ صَلاَبَةً
alnı dar olan at,perçemin kılı hafif olan at,hızlı,tez ve çabuk olan hayvan,tez yürüyüşlü olan katır,tez yürüyen dişi deve,şiddetli esen yelأَسْفَي (ج) سُفْي (م) سَفْوَاءٌ و سَقْيَاءٌ و مِنَ الخَيلِ الخَفِيف شَعْر النَّاصِيةِ ، و مِنَ الدّوَّابِ السَّرِيع
hüküm vermekte en doğru olan kişi,ziyade hüküm ve fasıl edici olan,fıkıhta daha bilgin olan,daha muktedir olan din adamıأَقْضَي
ziyade selim ve itaatli olan,pek sağlam olan,çok güvenli,pek emin ,daha müslüman olan kimse,esen,afetlerden selim olanأَسْلَمُ (م) سُلْمَي : السَّالِمُ ، السَّلِيمُ مِنَ الآفَاتِ
mahir olan,usta,keskin olan,sanatını gereği gibi bilir olanحَاذِفٌ
elde eden,haiz,sahip olan,malik olan,emsalinden mümtaz olanحَائِزٌ
borca kefil olan,borcu taahhüt eden,yüklenici olan,borçlu olanغَارِمٌ (ج) غُرَّامٌ و في الحديث الشريف ... الدين مقضي و الزعيم غَارِمٌ...
atın ağzında olan gemin suluğunda zahir olan kanla karışık köpük,güzel biçimli,endamlı olanشَكِيلٌ
ulusal meclis,milli meclisمَجْلِسٌ وَطَنِيٌّ
kavim meclis kurdular,toplandılar,meclis düzenlediler,kulüpte toplandılarإِنْتَدَي القَوْمُ : عَقَدُوا المَجَالِسَ ، إجْتَمَعُوا فِي النَّادِي
kavim bir yerde toplanmak,meclis kurmak,meclis düzenlemek,bir kimsenin atası vergisi çok olmak,toplantıya gelmek,mecliste bir araya gelmek,nedvede toplanmakإِنْتَدَي : إِنْتِدَاءً و تَقُولُ العَرَبُ ... مَا تُنَدِّي إِحْدَي يَدَيْهِ الأُخْرَي...
dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,dernek,toplantı yeri,insanların gündüz biriktikleri meclis,kulup,aşiret,dernek,toplantı yeri,encümen,kulüp,lokal,kişinin ailesi,aşireti,halkı,nsanların gündüz biriktikleri meclis,ehil ve oturanları olan meclisنَادِيٌ (ج) أَنْدِيَةٌ و نَوَادِيُ : مَحْلِسُ
meclisمَجْلِسٌ
meclisمجلس
meclis rozetوردية المجلس
meclis salonuقاعة المجلس
meclis kurmakعَقْدُ المَجْلِسِ
meclis kulislerindeفي كواليس المجلس
meclis kürsüكرسي المجلس
meclis kulisleriكواليس المجلس
meclis koridoruرواق المجلس
meclis kampüsüمركب المجس
meclis gündemiأَجَنْدَةُ المَجْلسِ
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid