900.000'DEN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 900.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid ateş kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
ateş أَرِيثٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ateş,od paresi,ateşten bir köz,şule,alıntı,ateş parçası,ateş közü,ele alınacak ateş,kabes,ışıkقَبَسٌ
ateş ocağı,ateş yakacak yer,od,ateş,ateş yanan yer,ocak,ateşin alevi ve şiddetli harareti,pastırma,yol azığı olmak üzere sirkede pişmiş et,hayvan sırtındaki yara,eyer vurgunuإِرَةٌ (ج) إِرُون َو إِرَاتٌ : نَارٌ : إِحْتِدَامُ النَّارِ ، لَحْمٌ مَجَفَّفٌ فِي الشَّمْسِ ، لَحْمٌ يُطْبَخُ بالكِرْشِ ، شَحْمَةُ السَّنَامِ ، عِدَاءٌ
yakı,savaş gemisi,ateş çakmağa müstamel olan kav,ateş ile meşgül olan kimsenin durduğu yer ve ateş gemisiki düşman üzerine saldırılır,ateş gemisiحَرَّاقَةٌ
yanmak,ateş tutuşmak,çakmaktan ateş çıkmak,ateş parlamak,yara içini bozmakوَرَي ـِـ وَرْياً و وِرْيَةً
ateş yakacak şey,marsık kömürü,ateş,tuturuk,ateş tutuşturacak,küle gömülen yanan odun,çalı çırpı,kavإِرَاثٌ (ج) أُرَثٌ ، إِرَاثَةٌ
ateş tutuşmak,ateş yakmak,korkmak,alevlendirmek,ateş tutuşturmakإِسْتَوْقَدَ : إِسْتَيْقَاداً ، هُ
çakmak ateş çıkarmak,ateş tutuşmak,alevlenmek,ateş tutuşmak,ateş parlamak,yara içini bozmak,birinin akciğerine vurmak,tıknaz olmak,gizlemek,saklamak,birikmek,gizlenmek,saklanmak ,gizlemek,saklamak,birikmekوَرِيَ ـِـ وَرْياً و وُرْياً و رِيَةً و رُيّاً
ateş almak,ateş yakmak,ateş getirmek,ateşten bir şuleyi almak,ilim öğretmek veya öğrenmekقَبَسَ ـِـ قَبْساً مِنْ
yakıt,ateş yakacak odun,yakılacak şey,ateş alevletecek çerçöp makulesi nesneki tuturuk tabir olunur,karbüran,yakacak fuel,odun,od yalınlanmak,ateş yanmak,karbüran,odun vesaire ateş tutuşturdukları nesne,yakıt,fuelوَقُودٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ ... وَقُودُهَا النَّاسُ و الحِجَارَةُ...
cehennem,alevi gayet şiddetli olan ateş,kat kat birbirinin üzerine yanan ateş,çukur yerde yanan büyük ateş,cehennemin alt tabakasıجَحِيمٌ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم... إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلاَ تُسْأَلُ عَنْ أَصْحَابِ الْجَحِيمِ ...
cehennem,cehennemcehennem ateşi,alevi gayet şiddetli olan ateş,kat kat birbirinin üzerine yanan ateş,çukur yerde yanan büyük ateş,cehennemin alt tabakası,çukur yerde olan çok od,ateş,çukur yerde olan çok od,ateş,alevi gayet şiddetli olan ateş,kat kat birbirinin üzerine yanan ateş,çukur yerde yanan büyük ateş,cehennemin alt tabakası,pek kızgın ve şiddetli ateş,kat kat ateş,çukur yerde yanan büyük ateş,pek sıcak yer,mezar,kabirجَحِيمٌ : نَارُ جَهَنَّمَ و فِي القُرْآنِ الكَرِيم... إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلاَ تُسْأَلُ عَنْ أَصْحَابِ الْجَحِيمِ ...
od,ateş,ateş yalını,alev,dumansız ateş,alev,cehennem adlarından biri,cehennem,cehennem ateşi,alaz,yalazلَظَيً
ateş yalını,alevi,yalaz,ateş,od,cehennem,dumansız alevلَظيً : لَهَبُ النَّارِ
çakmak ateş çıkarmak,çakmağı ateşlemek,ateş yakmak,kızdırmak,görüşünü sormak,أَوْرَي : إِيْرَاءً
ateş yakmak yahut alevlenmek için eşeleyip ölçermek,eşelemek,ateş karıştırmakحَضَاءٌ
Bilgi Paneli
elmawarid.com/info/whatsapp:00-905368448163
Paylaş
Elmawarid
Kelime Havuzu
- مطلق ، حاسم - خدمة عامة - ذكري - مَحْكَمَةُ العَدْلِ الأَوْرُوبِيَّةِ - بَلاَّرِيٌّ - صَبْعٌ ، صَبَعٌ ، مَصْبَعَةٌ و فِي الحِديثِ ... مَنْ وَلاَّهُ السُّلْطَانُ صَبَعَهُ الشَّيْطَانُ ... - لاَ أَفْعَلُهُ يَدَ الدَّهْرِ اي أبدا - رِسَالَةٌ خَالِدَةٌ - مهنة ، مسلك - رَسْمُ العُبُور او المُرُورِ - جَفْنَةٌ اَي هَيْأَةُ السَّفِينَةِ مِنْ غَيْرِ دَقَلٍ و لاَ شَيْئٍ آخَر - إِنْ يَسِر - وزن بالغرام للخبز و الورق خاصّة - مستحِقّ - تَخْفِيفُ النَّفَقَاتِ - دَوْرٌ حَيَوِيٌّ - مداومة، ملازمة - وَزَنَهُ بالقَبَّانِ - إقامة دولة مستقلة فوق ترابه الوطني - أَقْحَمَ نَفْسَهُ فِي التَّهْلُكَةِ - أَشْمَطُ (ج) شُمْطٌ و شُمْطَان (م) شَمْطَاءُ و شُمْطٌ : مَنْ خَالَطَ بَيَاضُ رَأْسِهِ سَوَادَهُ، مَلْهُوزٌ - بَرْبَرَتِ الدَّلْوُ : صَوَّتَتْ فِي المَاءِ - مُصَغَّرَاتٌ - قبة - هُونْغَارِيٌّ (م) هُوْنْغَارِيَّةٌ - سيدة ، ربة الدار، مادام - مُقَوْقِسُ - مَلِحَ الشَّيْئُ - فَرْخُ النَّحْلِ - بَرَمَهُ
ElmaWarid