1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid adam ikamet etti,eğlendi,bekledi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
adam ikamet etti,eğlendi,bekledi رَمَأَ ـَـ رَمْأً و رُمُوءاً الرجُلُ : أَقَامَ و مَكَثَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
deniz,derya,vezin,yarmak,okyanusbüyük ırmak,vezin,bahir,cömert,derya,büyük su,çok ve geniş su,okyanus,bahir,büyük ırmak,büyük göl,,büyük ırmak,büyük alim,büyük göl veya nehir,yarık,yırtmak,rahmin en derin yeri,cenin yatağı sahi ve civanmerd adam pek iç yüzüne varmış bilgiç,alleme,suyu çok mümbit ve mahsüldar yer,yırtmakبَحْرٌ (ج) بُحُورٌ و أَبْحَارٌ و أَبْحُرٌ (تص) بُحَيْرَةٌ : نهر عظيم و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
açan,yayan,döşeyen,döşeyici,rızık yayıcı,dilediğinin rızkını çoğaltan,ve bir nesneyi tevsi edici,genişletici,yayıcı,mücerret,müellef ve mürekkep olmayan,basit olan,Cenab-ı Allah,istediği adam rızkını bast ve tevsi eden cenab-ı hak,açan,yayan,basit,elini açık tutan meradan uzak bulunan su,pek yüğrük deve,ottan uzak olan suبَاسِطٌ : المَاءُ البَعِيدُ عَنِ العُشْبِ ، مِنْ اَسْمَاء اللهِ الحُسْنَي : بَسِيطٌ :
toplu,yığılmış halk,çok,pek,katkat irkilmiş kavim,izdiham,kalabalık,içtima,çok mal,kat kat irkilmiş,birikmiş nesne,yerinden ayrılmayan tembel adam,insan cemaatı,topluluğu,kavim,izdiham,kalabalık,içtima,toplu,yığılmış halk,çok,pek,katkat irkilmiş kavim,izdiham,kalabalık,içtimaلُبَدٌ : كَثِيرٌ وفي القرآن
uzaklık,ıraklık,döşeme döşemek,gidermek,yıldıramak,defeylemek,defetmek,savmak,sel suyu defatan zuhur eylemek,bir kimse ansızın çıka gelmek, ateş parıldamak,devenin arkası şişip yumru zuhur etmek,bilinmeyen yerden ansızın girip sel eylemek,bir nesneyi yayıp döşemek,gidermek,Araptan bir adam adı ve kargı,asa makulesi nesnelerde olan meyil ve çarpıklık haleti,meyil eğiklik,çarpıklık,şu nadire yani sakiteye deniyor ki ansızın dağdan kopup sukut eyleye,kaya parçası ve kar sahifeleri gibiدَرْءٌ (ج) دُرُوءٌ (كر) : دفع ، إعوجاج : ميل
dede,ata,cet,büyük baba,abanın babası,kut,baht,haz,şans,ciddiyet,alayın aksi,babanın ve ananın babası,ululuk,azamet,mülk,baht,ata,büyük baba,büyük peder,babanın ve ananın babası,cet,büyüklük,iyi baht,ululuk,azamet,mülk,rızık,şeref,talih,ikbal,behre,nasip,pay,kut,devlet,şen,feyiz,bereket,yeryüzü,nehir kenarı,kıyı,bahtiyar ve behremend adam,servet,zenginlik,kıyafet,ciddiyet,alayın aksiجَدٌّ (ج) أَجْدَادٌ و جُدُدٌ و جُدُودَةٌ : أَبُ الأَبِ ، بخت ، حظّ ، طالع ، نصيب ، رزق ، عظمة و في القرآن الكريم :
mesih etmek,adam düz taban olmak,kadının memeleri cılız olmak,silmek,sürmek,mesh etmek,taramak,vurak,kesmek,zayıflatmak,izale etmek,gidermek,okşamak,dokunmak,üzerindeki pisliği gidermek,sürmek,mesh etmek,taramak,vurmak,kesmek,zayıflatmak,izale etmek,sığamak,dokunmak,üzerindeki pisliği gidermek,okşamak,boyamak,ölçmek,yalan söylemek,gitmek,gezmek,silmek,boyamak,sığamak,silmek,dokunmak,okşamak,meshetmek,ölçmekمَسَحَ ـَـ مَسْحاً و مُسُوحاً و مُسُوحاً و مِسَاحَةً
mutsuz,yaramaz,şımarık,haydut,bedbaht,mesut olmıyan,yolunu şaşıran,yol kesen,hırsız,yatlı,asi,şaki,eşkıya,bedbaht,haydut,cani,kabahatli,suçlu,kötü,mutsuz,mesut olmayan kişi,haydut ve yaramaz adam,bedbaht,mesut olmayan,yolunu şaşıran,yol kesen,hırsız,eşkıya,talihsiz,sapık,cani,kabahatli,suçlu,mutsuz,yaramaz,şımarık,her türlü efal-i şaniayı irtikap eder olan habis ve her türlü rezalet ve belaya giriftar olaشَقِيٌّ (ج) أَشْقِيَاءُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
parti,adam bölüğü grup,hizip,cemaat,topluluk,alay,hisse,pay,hüzip,fırka,grup,hizip,cemaat,topluluk,alay,hisse,pay,taife,taraf,fırka,furka,taraftar,sert yer,kısım,insan grubu,taife,sert yer,vird,salavat,zikirler ve dualar anlamına da gelir,silah,savaş aleti,asker,toprağı katı ve galiz olan yer ,yardımcı,muin,parti,insan cemaati,taife,bölük,her gün müdavemet üzere okunan ayetler veya dua ve evrad ve Kuranın yüz yirmiye taksiminden hasıl olan mecmei ayeti kerime,fırkaحِزْبٌ (ج) أَحْزَابٌ : جماعة ، طائفة، نَاصِرٌ ، مُعِينٌ فِرْقَةٌ ، شُحْنَةٌ ، دَفْعَةٌ ، جُزْءٌ و يقال قرأ حز به من القرآن اي ورده الذي إعتاده و عنده حزب منه اي طائفة و جاء حزب من الناس اي جماعة و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ
gül-i yabani denilen hayali hayvan,canavar,dev,yılan,insanların önüne gelip çeşitli şekillere girdiği cin,cadı,ölüm,afet,felaket,helak sebebi olan şey,dev,ifrit,şeytan,cin,kötü ruh,iblis herif, kötü adam,gul-i yabani denilen hayali hayvan,canavar,yılan,insanların önüne gelip çeşitli şekillere girdiği cin,cadı,ölüm,afet,felaket,helak sebebi olan şey,ölüm,kısa boylu kız çocuğu,cüceغُولٌ (ج) غِيْلاَنٌ و أَغْوَالٌ
sözü aşikar etmek,belli etmek,söz aşikar olmak,belli olmak,smzü anlamak,usanmak,göz yaşı belirmek,suyu içmek,sermaye ile ticaret yapmak,kesmek,biçmek,neşterle yarmak,kesmek,anlamak,kesmek,parçalamak,açıklamak,kadına yaklaşmak,cima etmek katetmek,neşterle yarmak,şak etmek,eti ufak ufak doğramak,karı almak,evlenmek,beyan etmek,anlatmak,açık ve vazıh olmak göz yaşı kirpiklerde kesmek,parçalamak,açıklamak,kadına yaklaşmak,cima etmek,dolup akmak,suya kanmak,bıkmak,usanmak,göz yaşı belirmek,suyu içmek,sermaye ile ticaret yapmak,biçmek,sözü aşikar etmek,belli etmek,söz aşikar olmak,belli olmak,sözü anlamak,fehm etmek,adam verdiği emrin icra olunmadığını görmekle usanıp fütür getirmek,deşmekبَضَعَ ـَـ بَضْعاً و بُضُوعاً و بَضَاعاً مِنْ
gözü ona değdi,nazarı isabet ettiإِخْتَزَّهُ بِبَصَرِهِ : أَصَابَتْهُ عَيْنَهُ
gözü bakmadan kamaştı,bakmaya devam ettiتَافَ بَصَرُهُ : أَدَامَ النَّظَرَ إِلَي الشَّيْئِ
gözle görülür bir ilerleme kayıt ettiأَحْرَزَ تَقَدُّماً مَلْحُوظاً
filan ganimet ve sairede hıyanet ettiغَلَّ فُلاَناً
ona acıdı,şefkat ve merhamet ettiأَبْقَي عَلَيْهِ :رَحِمَ و شَفَقَ و عَطَفَ عَلَيْهِ
ona yardım etti,onun yardımına koştuأَصْرَخَهُ : أَعَانَهُ و نَصَرَهُ
o işinde ona danıştı,müşavere ettiإِئْتَمَرَهُ فِي أَمْرِهِ
filan azm etti,azmetmek,kararını verdiأَلْقَي فُلاَنٌ عَلَي هَذَا الأَمْرش جِرَانَهُ
filan adamdan ayrılmadı,toplantısına devam ettiبَلَّ فُلاَنٌ بالرَّجُلِ بَلاَّ
ondan gafil oldu,gaflet etti,unuttuغَفَلَ عَنْهُ
nesneyti elinden attı,terk etti,bıraktıوَضَعَ الشَّيْئَ مِنْ يَدِهِ : أَلْقَاهُ
ondan dilini alı koydu,men ettiأَكْبَنَ : إِكْبَاناً عَنْهُ لِسَانَهُ : كَفَّهُ
nesyi ıslattı,yaş etti,nemlendirdi,çiylendirdiنَدَّيَ الشَّيْئَ
yanındaki şeyi dimdüz eyleyip izan ettiأَحْبَقَ : إِحْبَاقاً بِمَا عِنْدَهُ مَلس بِهِ و أَذْعَنَ
feycen denilen bitkiyi yemeye devam ettiأَفْجَنَ : إِفْجاناً : دَاوَمَ عَلَي اَكْلِ الفَيْجَنِ و هُوَ نَبَاتٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid