1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid adam ikamet etti,eğlendi,bekledi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
adam ikamet etti,eğlendi,bekledi رَمَأَ ـَـ رَمْأً و رُمُوءاً الرجُلُ : أَقَامَ و مَكَثَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
genç adam,taze,genç,civan,cıvanlık,yiğitlik,gençlik ,civanlık,civan olmak,yiğit,genç,herşeyin evveli,yiğitlik,tazelik,civanlık,civan olmak,tazeشَبَابٌ ، طَرَاوَةٌ و قال الشاعر : ليت الشباب يعود لأخبره بما فعل بي المشيب
otsuz,ağaçsız çıplak yer,dazlak,kavlak,kılsız ve tüysüz adam,saçı sakalı olmayan,kılsız tenli,kılsız kavlak olan beden kavlak olan beden ve cümle hayvanın zekere ki ülp derler,yüzünde kılı ve tüyü olmayan,tüyü yumuşak ve kısacık olan at,yalın yüzlü manasıأَجْرَدُ (ج) جُرْدٌ و أَجَارِدُ (م) جَرْدَاءُ : أَمْرَدُ : يقال لا شعر عليهُ
muhasip,sayman,doğru yola gidici zat,vücüdü ne iri ve nede arık olan adam,tutumlu,idareli,iktisat eden,tasarruf eden,ekonomist,idareli,iktisat eden,tasarruf eden,ekonomist,muktesit,orta yollu,ılımlı,mutedil,iktisat eden,iktsat eden,tutumlu,orta yolluمُقْتَصِدٌ (ج) مُقْتَصِدُون و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
yayı eğip kiriş geçirmek,köleyi dövmek için ellerini dizlerine bağlamak veya alel ıtlak bağlamak,süratle yürümek,bodur adam gibi ufak ufak yürümek,süratli koşmak,bodur adamın yürüyüşü yürümek,süratli koşmak,bodur adamın yürüyüşü yürümek,bağlamakجَحْمَظَ : جَحْمَظَةً
alnını tarafında kıl,saç olmayan kimse,başının ön tarafı açık ve açılmış olan,kuyruğunun ilinmeği ve zıpkını eğri dolaşık ve burkaşık olan at,kuyruk sokumu buruk ve kıvrık olan at,savaşta başında miğferi olmayan,savaşta kalkanı olmayan kimse,savaşta tez yenilgeye uğrayan adam,alnındaki saçın ve kakülün daire şeklinde yukarı doğru yatkın olanأَكْشَفُ (ج) كُشْفٌ (م) كَشْفَاءُ : الّذِي إِنْحَسَرَ أَوِ إِنْكَشَفَ مُقَدَّمُ رَأْسِهِ ، مَنْ بِهِ كَشَفٌ ، الفَرَسُ الّذِي فِي عَظْمِ ذَنَبهِ أَوْ مَنْبِت الشَّعْرِ مِنْ ذَنبِهِ إِلْتِوَاءٌ ، مَنْ لاَ تتُرْسَ مَعَهُ فِي الحَرْبِ ، مَنْ لاَ خُوذَةَ عَلَي رَاْسِهِ ، مَنْ يَنْهَزمُ فِي الحَرْبِ
sekiz yaşındaki deve, altı yıllık deve,dokuz yaşında çıkan azı dişi yeni çıkmış deve,azı dişini yarmış deveki sekiz veya dokuz yaşında olur,devenin dokuzuncu yaşında çıkan azı dişi,devenin ilk biten dişi,tecrübesi çok ve dirayeti mükemmel adam,haceti gideren mal,paraبَازِلٌ (ج) بُزَّلٌ و بُزُلٌ و بَوَازِلُ: الذّي طَلَعَتْ نَابُهُ مِنَ الإِبِلِ ، الرَّجُلُ المُجَرَّبُ الكَامِلُ التَّجْرِبَةِ ، السِّنُّ الّتِي إِنْشَقَّتْ أَوَّل طُلُوعِهَا ، المَالُ الذي يَسُدُّ الحَاجَةَ
bıçağın kör,kesmez tarafı,zayıf,yetim,babası ve evladı olmayan adam,öksüz,işe yaramayan,hayırsız,put,zulüm,musibet,yorgunluk,yorulmak,bitkinlik,yük olmak,güç yürümek,ağır olmak,ağırlık,başkasına yük olan,kör bıçak,yorulmak,ağır olmak,güç yürümek,yorgunluk,bitkinlik,öksüzكَلٌّ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
mürüvvetli,insaniyetli olan adam,hazmı asan olan sekici ve güvar taam ve şarab,kolay yemek,yiyecek,mizaca uygun şey,boğazdan mideye giden yemek borusu,yemek yolu,boğazda bir ucu ciğere bitişik olan yola denir ki ciğer borusudur ki ondan yemek,içecek mideye vasıl olur,boğaza bitişik ve midenin ve kursağın başıdırمَرِئٌ (ج) أَمْرِئَةٌ و مُرُءٌ و في القرآن الكريم
dişleri üst üste binmiş adam,,artık dişli,öndişleri yanında artık dişi biten kimse,dişlek kimseçarpık dişli,artık dişli,dişleri çarpık ve birbiri üstüne çıkmış olan,dişinin yanında bir artık dişi biten kimse,fazıl ve ihsan ve keremi çok olan seyyid ve aliأَثْعَلُ (ج) ثُعْلٌ و أَثَاعِلُ (م) ثَعْلاَءُ و يقال رجل أثْعَلُ و إِمْرَأَةٌ ثَعْلاءُ
ziyade sert katı olan,ağaç gibi sert ve katı olan,iri ve yoğun olan,ziyade huşunetli ve sert ve dıraşt olan,iri adamأَخْشَنُ (ج) خُشْنٌ (م) خَشْنَاءُ ، خشِنٌ
boş insan takımı,bir bçlük derinti, cemaatki her biri bir yerden gelmiş ola,ayak takımı,bir ata oğlanları ve cemaat çoğuldusu ve halk çoğuldaşmak,adamlar cemaatıki her biri bir yerden gelmiş ola,her cins adam cemaatı,ayaktakımı,karışık halk yığını,hergele,boş,nafile,ecnas-ı muhtelifeden karışık ,hergelecemaat,topluluk,kalabalık,gürültü,patırبَوْشٌ ، بُوشٌ (ج) أَبْوَاشٌ (تر) ، جَمَاعَةٌ مِنَ الأَجْنَاسِ المُخْتَلِفَةِ ، بَاطِلٌ ، جَمَاعَةٌ مِنْ قَبَائِلَ مُخْتَلِفَةٌ ، أَوْبَاشٌ ، غَوْغَاءُ و يقال أمر بَوْشٌ اي بَاطِلٌ و يقال جَاؤُا فِي بَوْشٍ
ziyade adil ve hakkaniyetli olan,en adil adam,ziyade güzel ve gökçek,daha iyi,daha muteber,pek adaletli,daha doğru,ayaklarının sinirleri ve kemikleri kuru olan hayvan,ayağı eğri olan,kıç ayaklı dik ve doğru olan davar,uyluğu kısa ve bacakları dik olan at,eğri,çarpık,kuruأَقْسَطُ (ج) قُسْطٌ و (م) قَسْطَاءُ :أَحْسَنُ ، الفَرَسُ الّذِي قَصُرَتْ فَخْذُهُ وإِنْتَصَبَتْ ساقَاهُ ، يَابسٌ ، مُعَوَّجٌ و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ
gövde,beden,bud,boy,sur,duvar,budun,endam,ten,ceset,insan cismi,ten,nefis,vucut,hayvanın başı ve kolları ve ayakları,bitkinin dal ve kökünden maada baki kalan cüzü,duvar,yaşlı büyük adam,yensiz gömlek,cesedin baş ve kol ayaktan maadası,kesilmiş hayvan gövdesi veya uzuvu,ağacın dalsız,budaksız kısmı,kese,para,semizlik,şişmanlık,küçürek gömlek,kısa gömlek,Kürtçe bejin u bal derlerبَدَنٌ (ج) أَبْدَانٌ و بُدُونٌ و أَبْدُنٌ ، جِسَدٌ ، دِرْعٌ قَصِيرٌ فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
şerri,kılıcı koltukladı,kucakladı,koltuğuna aldı,Sabit Bin Cabir namındaki kişi kılıcını alıp evinden çıkmıştı bir adam annesine sordu annesi bilmiyorum şerri yani kılıcını koltuğuna alıp çıktı dedi bundan böyle Sabit Bin Cabir bu isimle anıldı,İslam öncesi Arap kahraman ve şairlerinden (مضر بن نزار)kabilesine mensup(ثابت بن جابر) lakabı olup bir isim yerine geçen cümleye misal getirilirتَأَبَّطَ شَرّاً
doğrultmak, kast, kast etmek,amaçlamak,kasıt,maksat,niyet,doğru, orta, karşı,kasıt,niyet etmek,niyetkasıt,yönelmek,bir işi gözüne almak,istemek,niyet etmek,bir tarafa doğru gitmek istemek,kast etmek,yönelmek,kasıt,düz yol,doğru yol,niyet,gaye,kuru et,karşı,karşısı,az,ne semiz ve nede arık olan adamقَصْدٌ : عَمْدٌ ، نِيَةٌ
fakire acıdı,şefkat ve merhamet ettiأَحْنَي عَلَي الفَقِيرِ : عَطَفَ و أَشْفَقَ عَلَيْهِ
ondan sapmayı,saptırmayı talep etti,istediإِسْتَضَلَّهُ : طلَبَ مِنْهُ أَنْ يَضِلَّ
fakirleri tahrik etti,galeyana,heyecana getirdiأَثَارَ حَفِيظَةَ الفُقَرَاءِ
ondan haber vermesini talep etti,istediإِسْتَخْبَرَهُ : طَلَبَ أَنْ يُخْبَرَهُ بالخَبَرِ
ondan güvenlik ve korunma talep ettiإِسْتَجَارَهُ : طَلَبَ مِنْهُ الأَمْنَ و الحِمَايَةَ
ondan geri kaldı,onu tehir ettiتَأَرَّي عَنْهُ : تَخَلَّفَ
oduncu odun topladı,derledi,tedarik ettiإِحْتَطَبَ الحَطَّابُ : جَمَعَ الحَطَبَ
adam karısı çocuk emzirirken cima ettiأَغَالَ الرَّجُلُ
adam filan şeyle kanaat etti,yetindiقَنِعَ الرَّجُلُ بِكَذَا : إِقْتَنَعَ
filan dinini günah ile helak ettiأَوْتَغَ فُلاَنٌ ديْنَهُ بالإِثْمِ
olağanüstü Afrika zirvesine ev sahipliği ettiإِحْتَضَنَ القِمَّةَ الإِفْرِيقِيَّةَ الإِسْتِثْنَائِيَّةَ
olayların oluş zamanlarını belirledi,tayin ettiأَقَّتَ الوَقَائِعَ : حَدَّدَ و عَيَّنَ أَوْقَاتَهَا
ona ( جَدْعاً لَهُ) deyip beddua ettiجَدَّعَهُ
adam filandan tiksindi,nefret etti,sevmediنَفَرَ الرَّجُلُ مِنْ فُلاَنٍ : كَرِهَهُ
ona yemin rtti,and içti,kasem ettiتَأَلَّي لَهُ اَي آلَي و حَلَفَ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid