1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid adam ikamet etti,eğlendi,bekledi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
adam ikamet etti,eğlendi,bekledi رَمَأَ ـَـ رَمْأً و رُمُوءاً الرجُلُ : أَقَامَ و مَكَثَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
işlenmemiş ham toprak,ekilmemiş ham yer,sürülmemiş yer,fesad -ı akide ve kötü niyet cihetiyle bir işe yaramayan ve yola getirilmesi mümkün olmayan,helak olan,yok olan,boş adam (رَجل بائر)itba ile(حائر بائر)dahi derlerبَائِرٌ (ج) بَوْرٌ : هَالِكٌ
yola alamet olmak için oturmuş adam yüksekliğinde dikilmiş taşlar,ev eşyası,ev esbabı,pılı pırtı ,tulum içinde süt dövmeğe mahsus tokmağın başına tulum yırtılmamak için bağladıkları paçavra veya tulumun altına serdikleri keçe,yol kenarlarında altına serdikleri hasırثُوَّةٌ (ج) ثُوَيً
daha süt emen deve yavrusu ölmüş deve yavrusunun anasına gösterilip sütünü koyu vermesi için samanla doldurulmuş derisi,kül,ahmak adam,deve köçeğinin derisiki samanla doldurup anasına gösterirler ki sağılmaktan çekinmesin,ahmak kimse,kül,deve köçeğiبَوٌّ (ج) أَبْوَاءٌ : وَلَدُ النَّاقَةِ ، جِلْدُ وَلَدِ النَّاقَةِ المَيِّت يُحْشَي تِبْناً أو غَيْره و يُقرب من النَّاقَة لتدرّ ، أَحْمَقُ ، رَمَادٌ و
heba,toz,toz parçacıkları,toprak,ince toz,toz parçaçığı,toz zerresi,ufak toz,önemsiz şey,rüzgarın kaldırdığı toz toprak,toprak zerresi,heba,aklı az adamهَبَاءٌ (ج) أَهْبِيةٌ و أَهْبَاءٌ و فِي القرآنِ الكَرِيمِ
ekilmeyen arazi,bor yer,işlenmemiş ham toprak,ekilmemiş ham yer,sürülmemiş yer,fesad -ı akide ve kötü niyet cihetiyle bir işe yaramayan ve yola getirilmesi mümkün olmayan, helak olan,boş adam (رَجل بائر)itba ile(حائر بائر)dahi derlerبَائِرٌ (ج) بُورٌ ، بَائِرَةٌ : مَا تُرِكَ مِنَ الأَرْضِ فَلَمْ يُزْرَعْ
ön dişi sınık olan,kırık diş,ön dişleri yarısından kırılmış olan adam,dişi yarısından ufanmış ve boynuzsuz hayvan,dış boynuzu kırık olan keçiأَقْصَمُ (ج) قُصْمٌ (م) قَصْمَاء : المُنكَسِرُ الثَّنِيَّةِ مِنَ النِّصْفِ و القَصْمَاءُ المَعِزُ المَكْسُورَةُ القَرْنِ الخَارِجِ
bir adam kendi kendine konuşmak,söz söylemek,sözü gizlemek,fısıldamak,susması için çocuğu azarlamak,kırmak,dövmek,ezmek,kırıp ufaltmak,bir şeyi dövüp ufaltmak,sözü gizlemek,susması için çocuğu azarlamak,esmek,ufaltmak,kırmak,kendi kendine onuşmak,fısıldamak,kendi kendine konuşmak,fısıldamak,kırmak,dövmek,ezmek,kırıp ufaltmak,kırmak,dövmek,teşvik etmek,acele etmek,tahrik ve teşvik etmek,kesip atmak,yıkmadan kırmak,tahrik ve teşvik etmek,kesip atmak,kırmak,yıkmakdan kırmak,ezmek,kırıp ufaltmak,ezmek,kırmak,dövmek,teşvik etmek,acele etmek,bir adam kendi kendine konuşmak,söz söylemek,bir şeyi dövüp ufaltmak,ezmekهَسَّ ـُِـ هَسّاً و هَسِيساً
çok doğru söyleyen,siddik,pek doğru söyler,çok doğru söyleyen,ok doğru söyleyen,pek sadık,dürüst adil olan,doğru adam,ziyade halis dost,Hz,Ebubekir,Hz.Yusufصِدِّيقٌ : كَثِيرُ الصِّدْقِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
döşünün ortası büyük olan adam,pek kararlı,pek hazimli,işleri idarede pek rüşt ve basiret sahibi olan,işleri evveleinden anlayıp arif oln kimse,hurdebin,en hazimli,en kararlı,en keskinأَحْزَمُ : العَظِيمُ الحَيْزُوم وَهُوَ وَسَطُ الصَّدْرِ
dudak kandan kırmızı olmak ,kanı belli olmak,kan dudakta belli olmak,kırmızı görünmek,gülerken dürülüp katlanmak,adam gülerken dudağı dürülüp katlanmakبَثِغَ ـَـ بَثْغاً
su basmak,suya batırmak,daldırmak,sarmak,yüksek olmak,bol su,büyük deniz,geniş,büyük,tecrübe,çok su,güzel huylu kişi,denizin engin yeri,ham,cahil,bilgisiz adam,yürük soy,cins at,yorga ve iyi at,kalabalık topluluk,her yanı geniş ve bol elbiseغَمْرٌ (ج) غمُورٌ و أَغْمَارٌ
şen,şakrak,tabiatıyla şakacı ve gülüp oynayıcı şattar ve şuh meşrep adam,ziyadesiyle latifeci kişi ve hoş dilkeş nağmelereden kişi,nazikbeden ve nazenin mahbup civan,it üzümü,şu suya ıtlak olunur ki neşatından sağına ve soluna sıçrayarak giden at gibi öteberi oynayan,şen,şakrakدَاعِبٌ و يقال ماء داعب إذا كان يسنن في سيله و رجل دعّابة و دَعِب و داعِبٌ اي لاعب
şerri,kılıcı koltukladı,koltuğuna aldı,Sabit Bin Cabir namındaki kişi kılıcını alıp evinden çıkmıştı bir adam annesine sordu annesi bilmiyorum şerri yani kılıcını koltuğuna alıp çıktı dedi bundan böyle Sabit Bin Cabir bu isimle anıldıتَأَبَّطَ شَرّاً
ziyade mütekebbir kimse,şımarık,çok neşeli,pek sevinçli,sevinen,şad,şadan,ferahnak,şımarık,sevinçli,çok neşeli,ziyade mütekebbir kimse,kendisini görücü kişi,aşırı derecede kibirli,şımarık adamأَشِرٌ،أَشَرٌ، أَشُرٌ ، أَشْرٌ (ج) أَشِرُونَ و أَشَرُونَ و أُشُرٌ و أَشْرَي و أَشَارَي و أُشَارَي : مَسْرُورٌ ، مُتَكَبِّرٌ
ziyade mütekebbir kimse,şımarık,çok neşeli,pek sevinçli,sevinen,şad,şadan,ferahnak,şımarık,sevinçli,çok neşeli,ziyade mütekebbir kimse,kendisini görücü kişi,aşırı derecede kibirli,şımarık adamأَشَرٌ ، أَشِرٌ ، أَشُرٌ ، أَشْرٌ (ج) أَشِرُونَ و أَشَرُونَ و أُشُرٌ و أَشْرَي و أَشَارَي و أُشَارَي ، مَسْرُورٌ ، مُتَكَبِّرٌ
haberin iç yüzünü araştırıp tefahhüs ettiتَجَسَّسَ الخَبَرَ
falanca adam kendi kavmine muhalefet ettiشَقَّ فُلاَنٌ عَصَا قَوْمِهِ
haberi vaktinden önce anlattı,zikir ettiإِبْتَسَر الخَبَرَ : بَسَرَهُ و ذَكَرَهُ قَبْلَ وَقْتِهِ
ondan nesneni yapmasını istedi,talep ettiإِسْتَصْنَعَهُ الشَّيْئُ :طَلَبَ مِنْهُ أَنْ يَصَْعَهُ لَهُ
felek onu mahv ve harap ettiتَبَلَهُ الدَّهْرُ
adam kibirlendi,tekebbür etti,helak olduبَيْقَرَ الرَّجُلُ : تكبّر
tehlike onu kuşattı,sardı,tehdit ettiأَحْدَقَ بِهِ الخَطَرُ : حَدَقَ
adam kızdı,gazap etti,öfkelendi,darıldıبَرَحَ الرَّجُلُ بَرْحاً و بُرُوحاً : غَضِبَ
adam eşini kayıp etti,eşsiz kaldıآمَ الرَّجُلُ مِنْ زَوْجِهِ : فَقَدَهَا
ondan işi aradı,isredi,talep ettiأَرَاغَهُ عَلَي أَمْرٍ او عَنْهُ : رَاوَدَهُ و طَلَبَهُ مِنْهُ
adam kılavuzluk istedi,rehberlik talep ettiإسْتَدَلَّ الرَّجُلُ : طَلَبَ الإِرشَادَ
ferumayeliği mekarim ve mürüvvetten men ettiتَثَفَّلَهُ عِرْقُ سُؤٍ
adam kendisinden ezayı giderdi,izale ettiإِمْتَشَعَ الرَّجُلُ : أَزَالَ الأَذَي عَنْ نَفْسِهِ
güneş batıya saptı,eğildi,meyil ettiإِنْعَرَجَتِ الشَّمْسُ : مَالَتْ للغُرُوبِ
ondan hayır nasihatı,öğütü kabul ettiإِسْتَوْصَي بِهِ : قِبَلَ الوَصِيّةَ بِهِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid