1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid adam ikamet etti,eğlendi,bekledi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
adam ikamet etti,eğlendi,bekledi رَمَأَ ـَـ رَمْأً و رُمُوءاً الرجُلُ : أَقَامَ و مَكَثَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
öç,intikam,kan davası,rövanş,öc almak,diyet,kısas,kine,düşmanlık,Kürtçe tol hildan,derler,kendisinden intikamını alacak katil,birinden yakının intikamını alacak adamثَأْرٌ (ج) أَثْآرٌ و آثَارٌ و ثَآرٌ و ثَآرَاتٌ: إِنْتِقَامٌ ، أَخْذٌ بثَأْرٍ و يقال لا يأخذ بثأرك إلا أنا و يقال أيضا هو ثأرك قتلوا أباك و ثأره لم يقتل ، أدرك ثأره
adam bölüğü,alay,fırka,parti,grup,ekip,tim,bölüm,bando,takım,kısım,manga,tümen,alay,bölük,tugay,topluluk,cemaat,takım,parça parça olmak,ayrılmakفِرْقَةٌ (ج) فِرَقٌ و أَفْرَاقٌ
misil,nazir,denk,nasip,kat,kefalet,başkalarına kendini yük eden,öküz boyundurunun altına boynu korumak için konan keçe,savaşta kaçmak için arka tarafta kalan kişi,at üstünde oturmayan adam,dökülen tüyün yerine biten tüy,bir nesnenin iki katı ki bir kendi kadar ola,misli,misil,nazir,denk,kat,nasip,pay,ecir,kefalet,başkalarına kendini yük eden,öküz boyundurunun altına boynu korumak için konan keçe,savaşta kaçmak için arka tarafta kalan kişi,at üstünde oturmayan adam,dökülen tüyün yerine biten tüyكِفْلٌ (ج) أَكْفَالٌ (تث) كِفْلان : مثْلٌ ، نَظِيرٌ ، نَصِيبٌ ، أَجْرٌ و فِي القُرْآنِ الكَريمِ
bir şeyi yapmak istemek,yapmak,tertip etmek,düzmek,adam yetiştirmek,iyilik talep etmek,bir iş için birisini ihtiyar etmekإِسْتَصْنَعَ : إِسْتِصْنَاعاً ، هُ
deve ve koyun işlerinde mahir ve usta olan adam,develere malik ve sahip olan,deve ahvalini iyi bilenأَبِلٌ : آبِلٌ
katı kara,kapkara,pek siyah nesne,simsiyah,pek siyah,bir nevi kara üzüm,kara tüy,sakalını karaya boyayan yaşlı adamغِرْبِيبٌ (ج) غَرَابِيب و فِي القُرْآنِ الكَِيمِ
cehennemin bir adı,kızgın ateş,od,sert,obur,şiddetli ateş ve cehennemin bir tabakası veya bir kapısı,merhametsiz,şafkatsiz adamحُطَمَةٌ و َفِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
rüzgar bulutları sürüp havayı açmak,dağıtmak,kaçmak,hafif buz tabakası,eski kürk,kurumuş deri,hamam süprüntüsü,balgam,ahmak adam,deve kuşu yeleği,kurumuş deri,panik,halkın kaçıp dağılmasıقَشْعٌ
yırtmak,kesmek,dolaşmak, yol kesmek ki çok yürümek,büyük kova,katı mesafe eylemek,ocak,hatunların ferracesi,kadın gömleği,kalkan,bir adam adı,bir yer ismi,gömleğe yaka açmakجَوْبٌ (ج) أَجْوَابٌ : قَطْعٌ : خَرْقٌ ، دلو عظيمة ، كانونٌ و تقول جُبْتُ القميصَ أجوبه و أجيبه اي عملت له الجَيْبَ
adam toprak kadar mal ve mülke sahip oldu yani çok zengin oldu,malı toprak gibi çok olduأَتْرَبَ الرَّجُلُ : إِسْتَغْنَي : كَثُرَ مَالُهُ فَصَارَ كالتُّرَابِ
o derce,bu kadar,o kadar : o derce ahbabı vardır ki hiçbir hususta sıkıntı çekecek adam değildirعَلَي قَدْرِ ، بِقَدْر نحو أحبابه علي قدر انه لا يحتاج أصلا إلي إلي شيئ
adımı geniş olan adam,ayaklarının başı birbirine yakın olup çköeleri ırak olan kimse,uyluklarının arası geniş olup apışık ayaklı olan kişiأَفْحَجُ (ج) فُحْجٌ (م) فَحْجَاءُ : الّذِي تَدَانَتْ صُدُورُ قَدَمَيْه و تَبَاعَدَتْ عَقْبَاهُ
ziyade giyilmiş,kuşatılmış olan,ziyade giydirilmiş,ziyade elbise giymiş adam,soğan kabukları gibi üst üste elbise giyen kimse,pek örtülü olanأَكْسَي و فِي المَثَلِ
dul erkek,dul adam,bekar,muhtaç,yoksul,dul avrat,kocasız kalmış avrat,fakir ve muhtaç olan,yağmursuz yıl,ayakları kara koyunأَرْمَلُ (ج) أَرَامِلُ و أَرَامِلَةُ (م) أَرْمَلَة و رَمْلاَءُ : أَيِّمٌ : مَنْ مَاتَتْ زَوْجَتُهُ ، مُحَْاجٌ مِسْكِينٌ ، مَنْ لاَ أَهْلَ لَهُ ، ويَقَالُ عَامٌ أَرْمَلٌ و سَنَةٌ رَمْلاَءُ اَيْ قَلِيلُ المَطَرِ و الخَيْرِ
coğrafi,coğrafik,coğrafyacı,coğrafya ilmiyle uğraşan ve bu ilimde telifatı olan adam,coğrafyaya ait ve müteallik,coğrafya ilmine mensup ve müteallikجُغْرَافِيٌّ (ج) جُغْرَافِيُّون (م) جُغْرَافِيَّةٌ
bir köy diğerlerini yenip elde ettiاَكَلَتْ قَرْيَةٌ القُرَي
yolcu yerde mesafe aldı,kat ettiقَدَّ المُسَافِرُ الأَرْضَ
ak ciğer genişleyip elastikiyetini kayıp ettiإِنْفَسَحَتِ الرِّئَةُ
beyazı okşadı,beyaza çaldı,meyil ettiمَاَلَ إِلَي البَيَاضِ
onun izini takip etti,izinde gittiتَأَبَّنَهُ : إِقْتَفَي اَثَرَهُ
onun izini takip etti,izinde gittiأَبَّنَهُ : إِقْتَفَي أَثَرَهُ
işi Allah için yapmaya niyet ettiإِحْتَسَبَ عمَلَهُ : نَوَي بِهِ وَجْهَ اللهِ
üstlendi,yüklendi,üzerine aldı,taahhüt ettiأَخَذَ عَلَي نَفْسِهِ
filan suç işlemekle itham etti,suçladıإِتَّهَمَ فُلاَناً بِإرْتِكَابِ الجَرِيمَةِ
işi açık,aşikare ve vazıh ettiأَوْضَحَ الأَمْرَ اَو عَنْهُ ، جَعَلَهُ وَاضِحاً
onu tarap ve neşata davet ettiإِسْتَجنَّهُ : دَعَاهُ إِلَي الطَّرَبِ
onun karnını bıçakla yardı,şak ettiبَعَجَ بَطْنَهُ بالسِّكِّينِ : شَقَّهُ
onu ondan men ve yasak ettiأَجْذَاهُ عَنْهُ : مَنَعَهُ
Allah bulutu yükseltti,peyda etti,yarattıأَنْشَأَ اللهُ السَّحَابَ :رَفَعَهُ و أَحْدَثَهُ
onun emrini istedi,istişare etti,danıştıإِسْتَأْمَرَهُ : طَلَبَ أَمْرَهُ و شَاَوَرَهُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid