1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid adam ikamet etti,eğlendi,bekledi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
adam ikamet etti,eğlendi,bekledi رَمَأَ ـَـ رَمْأً و رُمُوءاً الرجُلُ : أَقَامَ و مَكَثَ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
adam akıllı,zeki,basiretli oldu,adam akıllı zeyrek ve mahir oldu,hilekar ve kurnaz olduأَرُبَ الرَّجُلُ : عَقُلَ و صَارَ بَصِيراً
sarp,yokuş,engebeli,güçlük,sarplık,yokuş,sert ve sarp yer,cimri adam,korkulu yer,cimri adamوَعْرٌ (ج) أَوْعُرٌ وأَوْعَارٌ و وُعُورٌ : وَاعِرٌ
fil gibi iri cüsseli adam,fil gibi büyük kimse,büyük iş,saçı gür adam,büyük tarak,ağzı geniş kuyu,tarakفَيْلَمٌ (ج) فَيَالِمُ
kova,gerdel,sitil,kova,bakraç,büyük leğen,uzun adam,hamam tası,susak,sunak,helke,bakraç,bakır çömlek,pınarda su içecek kulplu susak,kulplu tencere,uzun adamسَطْلٌ (ج) أَسْطَالٌ : إِنَاءٌ مِنَ النُّحَاسِ ، بَقْرَجٌ
hoyrat,şaşkın,sebükmağz adam,pek uzun kimse,sert,kaba,iri,pir ve ihtiyar adam,mutlaka iri ve dizman deve kuşu ve sair hayvan,beli metin ağır yüke dayangan erkek deve,ziyadesiyle kesici olan kılıç,katiخَدِبُ : مُتَخَدِّبٌ : أخْدَبُ: قاطع و يقال سيف خَدِبٌ اي قاطع: عظيم الهيكل ، قوي البنية ، شديد الصلب
kol,kulacı büyük olan,kolu bükülüp eğrilen kişi,eli eğri olan,bileği eğri olan adam,eli bileğinden eğri olan adamأَكْوَعُ (ج) كُوعٌ (م) كَوْعَاءُ العَظِيمُ الكُوعِ ، مَنْ إِلْتَوَي كُوعُهُ و إِعْوَجَّ
her iş elinden gelip asla aldanmaz akıllı zeyrek adam,dahi adam,kurnaz,bir sakıngan kuşki sağına soluna bakınır asla tuzağa düşmez avlanmaz zeyrek kuş,bela,musibet,afet,dert,dahiye,musibet,felaket,kurnaz,hileli,sakınganبَاقِعَةٌ (ج) بَوَاقِعُ : رَجُلٌ دَاهِيَةٌ ، رَجُلٌ ذَكِيٌّ حَذِرٌ ، طَائِرٌ حَذِرٌ و يَُقالُ هُوَ بَاقِعَةٌ و طَائِرٌ بَاقِعَةٌ
aslan adam,aslan gibi adamرَجُلٌ أَسَدٌ اَيْ كَالأَسَدِ
sebzeci,bakkal,bakkal dükkanı,sebze satan adam,sebzevatçı,zerzevatçı yiyecek envaı satan adam,bakla gibi şeyler satan,manav,sebzeci,bakkal,bakkal dükkanı,yağ,peynir,hububat misillü yiyecekler satanبَقَّالٌ : بَائِعُ البُقُولِ ، سَمَّانٌ ، بَدَّالٌ ، بَيَّاعُ البُقُولِ، بَيَّاعُ المَأْكُولاَتِ ، بَائِعُ المَوَّادِ الدّهْنِيَّةِ كالزَّيْتِ و السمْنِ و الزُّبْدِ و بَائِعُ لأَفَاوِيه و السُّكَّرِ و اللَّبَنِ و نَحْوِهَا و يُقَالُ بَقَّالُ و شَغَلُهُ أَي وَاوِيهِ
zimmetsiz,zimmetten arınmış,bir işe ilişiği olmayan adam,borçtan kurtulmuş,suçsuz,ilişkisiz,zimmetsiz ,bir işe ilişiği olmayan adamبَرِئُ الذِمَّةِ
sebzeci,bakkal,bakkal dükkanı,sebze satan adam,zerzevatçı yiyecek envaı satan adam ,bakla gibi şeyler satan ,sebzeci,bakkal,bakkal dükkanı,yağ,peynir,hububat misillü yiyecekler satanبَقَّالٌ : بَائِعُ البُقُولِ ، سَمَّانٌ ، بَدَّالٌ ، بَيَّاعُ البُقُولِ، بَيَّاعُ المَأْكُولاَتِ
yalancı adam,yağmursuz bulut,serap,yağmursuz şimşek,serap,zırh,miğfer ve başlık gibi parlayan silah,zihni şihap gibi lami,parlak olan zekive zeyrek adam,çakıp yağmur yağdıran şimşek,çakıp yağmur yağdırmayan şimşekيَلْمَعٌ (ج) يَلاَمِعُ : سَرَابٌ ، بَرْقٌ خُلَّبٌ : كَذَّابٌ
cimri,kötü adam,emekçi,çalışkan,çalışan,uğraşan,didinen,gayretli,yorucu,zahmetli iş,kendisinden zorla fayda sağlanan cimri adam,emekçi,çalışkan,çalışan,uğraşan,didinen,gayretli,suyu meşakkatle alınan kuyuكَدُودٌ
Mevla,ağa,efendi,kişinin amcası oğlu,seyyit,dost,tabi,hoca,Rab,malik,kul,köle,komşu,bir işi gören,hısım,yakın,bir kimsenin oğlu,amcası,konuğu,misafiri,yeğeni,velisi,yardımcısı,mürebbisi,ihsan ve iylik eden adam,ihsan olunan adam,sevdiği kşmse,tabii,baba tarafından akrabaمَوْلَي (ج) مَوَالِي و في الحديث
çok geveze ve hafif tabiatlı kişi,çok konuşan adam,lafazan,hafif,geveze,çok konuşan adamهَتَّاتٌ
eğleşmek,ikamet etmek,ekin özlenmekأَلَبَّ : إِلْبَاباً
kışlamak,kış müddetince ikamet etmekتَشَتِّيٌ (ج) تَشَتِّيَاتٌ
kışın şehirde ikamet etti,kışladıشَتَا بِالبَلَدِ : أقام فِيهِ
kaldı,ikamet etti,gündüzün olduظَلَّ
ikamet etmeyen,oturmayan,mukim olmayanغَيْرُ مُقِيمٍ
oturmak,ikamet ve aram eylemekبَتْأٌ
memlekette ilkbahardan beri ikamet ettimأَقَمْتُ بالمَدِيْنَةِ مُنْذُ فَصْلِ الرَّبِيعِ
oturmak,ikamet etmek,eğleşmek,metinlerمُتُونٌ : نُصُوصٌ
sakin olmak,ikamet etmek,oturmakسَكَنَ ـُـ سَكَناً و سُكْنَي فِي ، هُ
sonbaharın bir yerde ikamet ettiإِخْتَرَفَ فِيِ المَكَانِ : أَقَامَ فِيهِ الخَرِيفَ
ilkbahardan beri şehirde ikamet ettimأَقَمْتُ بالمَدِينَةِ مُنْذُ فَصْلِ الرَّبِيعِ
filan evinde oturdu,ikamet ettiوَتَّدَ فُلانٌ فِي بَيْتِهِ : أَقَامَ
yerde ayrılmadı,kaldı,ikamet ettiلَذِمَ بالمَكَانِ : لزمه
ev hapsi,zorunlu ikamet,oturumإِقًَامَةٌ جَبْرِيَّةٌ
ikamet etmek,oturmak,vahşileşmek,yabanileşmekأَيَدَ ـُِـ أَبْداً و أُبُوداً
ona buğuz etti,düşmanlık etti,onu sevmedi,ona nefret ettiبَغَضَهُ : مَقَتَهُ و كَرَهَهُ
ona haksızlık ve kabahat etti,ona zülüm etti,cinayet ettiبَغَا عَلَيْهِ : تَعَدَّي و جَنَي
onu ikrar etti,itiraf etti,onu soğuttu,kararlaştırdı,kabul ettiأَقَرَّهُ
hayvanın derisini yardı,hayvana baytarlık etti yani hayvana bakıp tedavi etti,ayağını yardı,hayvanın çıban ve yarasını yardı,hayvanı tedavi etti,hayvana baytarlık ettiبَيْطَرَ الدَّابَّةَ : شَقَّ جِلْدَهَا
onu ağırladı,ona ikram etti,ona hürmet ve riayet etti,onu tazim ve tenzih ettiأَكْرَمَهُ : عَظَّمَهُ و نَزَّهَهُ
koğuculuk etti,dedikodu yaptı,gıybet etti,söz götürüp getirdiأَقْرَشَ بِهِ : سَعَي بِهِ و نَمَّ عَلَيْهِ وَوَشي
birinci baskıyı düzeltti,revize etti,gözden geçirdi,tashih ettiنَقَّحَ الطَّبْعَةَ الأُولَي
onu övdü,metih etti,evsafını zikir ve tadat ettiثَنَّي عَلَيْهِ
memleketi,ülkeyi hür dünyadan tecrit etti,izole etti,yalnızlaştırdıعَزَلَ البِلاَدَ عَنِ العَالَمِ الحُرِّ
ona bahşişi,atiyeyi bol etti,çok eyledi,büyük ettiأَجْزَلَ لَهُ العَطِيَّةَ او فِي العَطِيَّةِ او مِنَ العَطِيَّةِ : أَكْثَرَهَا
malı çok sarf etti,savuru,çarçur etti,mal dağıttıبَذَرَ المَالَ : بَذَّرَ المَالَ : بَالَغَ فِي إِنْفَاقِهِ
tümünü yok etti,imha etti,eşiktekini beşiktekini sağ bırakmadıأَبَادَهُمْ عَنْ بَكْرَةِ أَبِيهِمْ
onu işe teşvik etti,kındırdı,düşkün kıldı,tahrik ettiأَغْرَاهُ بالأَمْر :أَوْلعَهُ بِهِ و حَمَلَهُ عَلَيْهِ
onu a,e ile ödillendirdi,taltif etti,ikram ettiكَرّمَهُ بِ
ona insafla,adaletle muamele etti,onu yarı etti,yarıladıأَنْصَفَهُ : عَامَلَهُ بالعَدْلِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid