1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid ağır işlerle beraber hapis,ağırlaştırılmış hapis kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
ağır işlerle beraber hapis,ağırlaştırılmış hapis حَبْسٌ مَعَ الأَشْغَالِ الشَّاقَّةِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ağır bulmak,ağır nazarla bakmak,ağırlaştırmak,ağırlaşmak,ağır ve kerih görmek,ağır add etmek,ağır saymak,ağır tutmak,ağırsamakağır canlıdır demek,yapılamamak,ağırlık peyda etmek,ağırlığı artırmak,ağır görmek,uykuya dalmakإِسْتَثْقَلَ : إِسْتِثْقَالاً، هُ و يُقَالُ أَنْتَ مُسْتَثْقِلٌُ يَسْتثْقِلُكَ النَّاسُ
ağır yük yüklemek,yükünü ağırlaştırmak,uyku yahut hastalık veya levm ve itham basmak,üstüne çökmek,kadının gebeliği belli olmak,ağırlaşmak,ağır olmak,ağır eylemek,ağır görmek,ağır saymak,ağırlık etmekأثْقَلَ : إِثْقَالاً ، هُ
ağır gelmek,terazinin bir kefesi diğerinden ağır gelmek,terazi ağır gelmek,ağır basmak,sarkmak,meyil etmek,aklı ve görüşü olgunlaşmakرَجَحَ ـُِـ رُجْحَاناً و رُجُوحاً
ağır almak,ağır gelmek,ağırlaşmak,gebeliği belli olmak,iyi işitememek,kulağı ağır olmak,hoşa gitmemek,zevke ağır gelmek,çok hasta olmakثَقُلَ ـُـ ثِقَالاً و ثَقَالَةً
basmak,sıkmak,ağır etmek,üstün gelmek,ağır gelmek,aciz olmak,sıklet vermek,ağır gelmek,yormak, ezmek,hayvana pek ağır yük yükletip aciz bırakmak,birinin çene ve sakalını yakalayıp çekmekبَهَظَ ـَـ بَهْظاً
yük ağır olmakla bir kimseyi basmak,ağırlaştrmak,bir şeyin kıymeti makulu aşmak,pahalı olmak,ağır ve meşakkatli etmek,zebun etmek,bozmak,sıkmak,ağır etmek,üstün gelmek,ağır gelmek,aciz olmak,sıklet vermek,ağır gelmek,yormak, ezmek,hayvana pek ağır yük yükletip aciz bırakmak,birinin çene ve sakalını yakalayıp çekmek,sıkmak,üstün gelmek,ağır gelmek,ağır etmek,aciz olmak,bozmak,sıkmakبَهَظَ ـَـ بَهْظاً ، هُ
en ağır,pek ağır,ziyade ağır olanأَثْقَلُ و فِي المَثَلِ
tartı,ağır gelmek,hastalık,şiddetlenmek,iş,ağır gelmek,ağırlaşmak,ağır olmak,hamileliği belirmek,hoşa gitmemek,gebeliği meydana çıkmak,ağırlaşmak,ağacın dalları uzanıp kuvvetlenmek,kulak iyi işitememek,ağır ve nahoş olmak,taba hoş gelmemek,mühim veya vahim olmak,ağırlaşmak, ağır olmak,hamleliği belirmek,hoşa gitmemekثَقُلَ ـُـ ثِقْلاً و ثِقْلَةً و ثِقَالاً و ثَقَلاً و ثِقَلاً و ثَقَالَةً
ağır ve çekilmez olmak,tehlikeli ve vahim olmak,vahim,ağır ve fena olmak,iri olmak,kocaman olmak,yemek ağır olmak,sonu kötü olmak,ağır,muzir olmak,yemek mideye ağır gelmek,bir yerin havası sağlığa uygun olmamak,iş kötü ve adi olmakوَخُمَ ـُـ وَخَامَةً و وُخُومَةً و وُخُوماً
yavaş,geç,ağır,badi,oyalanan kimse,eğlenici,çabuk olmayan,ağır ve yavaş olan,her şeyde ağır davranan,bati,badi badi yürüyen,kahil olan kişi,ağır deprenen kişi veya hayvan ki kabran tabir olunur,sünepe بَطِيئٌ(ج) بِطآءٌ (تر) ، مُتَهَامِلٌ ، مَنْ كَانَ يَتَكَلَّمُ أَوْ يَتَحَرَّكُ بِبُطْءٍ ، مَا كَانَ فِي حَرَكَتِهِ بُطْءٌ
çabuk olmayan,ağır ve yavaş olan,her şeyde ağır davranan,bati,kahil olan kişi,ağır deprenen kişi veya hayvan ki kabran tabir olunur بَطِئٌ (ج) بِطآءٌ
gecikmek,ağır davranmak,oyalanmak,geri bırakmak,alıkoymak,geç kalmak,oyalanıp eğlenmek,hayvan ağır yürümek,ağır sürmek,yavaşlatmak,geciktirmek,eğlendirmek,ihmal etmek,tehir etmek,sonraya bırakmak,أَبْطَأَ : إِبْطَاءً بِ ، عَلَي ، فِي و يُقال مَنْ أَبْطَأَ عمله أخّره و أهملَهُ
gecikmek,ağır deprenmek,ağır ve yavaş davranmak,eğlenmek,geri bırakmak, bir kimse davarı eşkin olmayıp ağır olmak,bir nesneyi geciktirmek,tehir etmek,en gellemek,eğlendirmek,ihmal etmekإِبْطَاءٌ (ج) إِبْطَاءَاتٌ : تَأَخُّرٌ :يقال أَبْطَأَ القومُ اذا كانت دوّابهم بِطاءأً
ağır ağır yürümek,ağır olmakتَبَهْكَنَ : تَبَهْكُناً
ağır eylemek,ağır kılmak,ağır add etmek,kızlık etmek,pahalılık etmekتَثْقِيلٌ (ج) تَثْقِيلاَتٌ
ağır işlerle beraber hapis,ağırlaştırılmış hapisحَبْسٌ مَعَ الأَشْغَالِ الشَّاقَّةِ
boşboğaz,fodul,atak,meraklı,malayani ile iştiğal eden,fuzulî,hevesnak,hevesli,her işe burnunu sokan,boş işlerle uğraşan,vasisi,vekili olmaksızın başkası namına iş yapan kimse,terziفُضُولِيٌّ (ج) فُضُولِيُّون
tahta gibi sert olmak ,ziyade sertleşmek,çelik gibi kuvvetli ve mert olmak için mihnetli ve meşakkatli işlerle uğraşmakإِخْشَوْشَبَ : إِخْشِيْشَاباً
eski,fersüde,çürümüş,elemlerden,kederlerden ve seferlerden yorulup vücuttan düşmüş olan,daima şer işlerle uğraşıp fenalıkta kuvvetli ve tecrübeli olan hayvanlara ve davarlara iyi bakanبِلْوٌ : بِلْيٌ (ج) أَبْلاَءٌ : بَالِيٌ ، و يقال بلو او بلي الأسفار أَي بَلاَهُ السَّفَرُ و التَّجَارِبُ و فلان بلو او بلي الشر أَي قَوِيٌّ قَادِرٌ عَلَيْهِ و فلان بلي المال و بلو من أبلاء المال
eski,fersüde,çürümüş,elemlerden,kederlerden ve seferlerden yorulup vücuttan düşmüş olan,daima şer işlerle uğraşıp fenalıkta kuvvetli ve tecrübeli olan hayvanlara ve davarlara iyi bakanبِلْوٌ : بِلْيٌ (ج) أَبْلاَءٌ و يقال بلو او بلي الأسفار و فلان بلو او بلي الشر و فلان بلي المال و بلو من أبلاء المال
durdurmak,tutuklamak,tevkif etmek,alı koyup durdurmak,sözü gereği gibi açıp beyan etmek,caiz ve meşru kılmak,hacılar vakfeye durmak,bazı işlerle ilgili kutsal metin,nassı şerif,tevkifتَوْقِيفٌ (ج) تَوْقِيفَاتٌ : إِعْتِقَالٌ : إِيْقَافٌ
tahta gibi sert olmak,ziyade sertleşmek,pek sert ve katı olmak,tahtalaşmak,keresteleşmek,çelik gibi kuvvetli ve mert olmak için mihnetli ve meşakkatli işlerle uğraşmakإِخْشَوْشَبَ : إِخْشِيْشَاباً فِي
şununla beraber,bununla beraber,maazalik,olmakla beraberمَعَ ذَلِكَ
arkadaş,yar,birbiriyle beraber oturan kimse,hemnişin,beraber oturucuجَلِيسٌ (ج) جُلَسَاءُ
yoldaş etmek,yola beraber çıkarmak,beraber yürütmek,terfikتَرْفِيقٌ (ج) تَرْفِيقَاتٌ
zeyidle beraber yürüdüm,zeyid ile beraber gittimسِرْتُ و زَيْداً
eşit,müsavi,beraber,beraber olan,hep birمُسَاوِيٌّ (م) مُسَاوِيَةٌ
bununla beraber,olmakla beraber,hal bu ikenمَعَ ذَلِكَ ، مَعَ أَنَّ
beraber yaşamak,beraber geçinmekعَايَشَ : مُعَايَشَةً
c)bununla beraber manasına gelir,bununla beraber inananlardan olmaktırثَمَّ : مَعَ ذَلِكَ ، ثُمَّ كَانَ مَِ الّذِينَ آمَنُوا (آية)
bir boyda,boyca birdir,hep beraber,hep beraber olmak üzere,müsavat üzere,bir düzüye,eşit olarak,hepsi beraber,birbiri üstüne,müsavat üzere,eşitlik üzere,hep bir olmak üzereعَلَي السَّوِيَّةِ
adamın yaşdaşları çok oldu yani kendisi ile beraber doğup beraber beslenen yaşıtları çok olduأَلْدَي الرَّجُلُ : كَثُرَتْ لِدَاتُهُ أَيْ أَتْرَابُهُ الّذِينَ وُلِدُوا مَعَهُ أَوْ تَرَبُّوا مَعَهُ
kararsız ve muztarip olmak,hayvan neşeyle koşmak,tepinmek,sevinmek,deniz dagası gemiyi çalkalamak,at ön ve arka ayaklarını beraber kaldırıp beraber atmak,ayaklarıyla yoğurmak,sıçramak,oynatmakقَمَصَ ـُـ قَمْصاً و قُمَاصاً و قِمَاصاً
etle beraber deriyi soyan yara,deri ile eti beraber koparan,soyan yaraجَالِفَةٌ
doğru ve düz olmak,bir olmak,eşit olmak,pişmek,olmak,egemen olmak,galip olmak ,üstün gelmek ,hakim olmakı ,beraber olmak,beraber olmak,düz olmak,eşit olmak,doğrulmakإِسْتَوَي : إِسْتِوَاءً عَلَي ...
bir günahı üzerine alıp yüklenmek,günahı itiraf etmek,ikrar etmek,kısasta ikinci maktulu birincisine denk ve hemta kılmak,kanı kana beraber tut mak,bir yerin her yeri düz ve beraber,siyah olma,beraberlikberaberlik,musavat,musavi,eşit,küfüv,muadilبَوَاءٌ : بَوْءٌ : سَوَاءٌ ، مُسَاوَاةٌ : يقال القوم علي بواء اي سواء و منه أجابوا عن بواء واحد اي بجواب واحد و يقال دَمُ فُلاَنٍ بَوَاءٌ لِدَمِ فُلاَنٍ
doğru ve düz olmak,doğru ve mutedil olmak,bir olmak,beraber olmak, ,aş ve yemiş pişmek,meyve olmak,seviyeli olmak,doğru ve eşit olmak,beraber olmak egemen olmak,galip olmak,üstün gelmek,hakim olmak,kast etmek,yönelmek,karar etmek,yerleşmek,yükselmek,çıkmaإِسْتَوَي : إِسْتِوَاءً إِلَي ، عَلَي و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
ağır işlerle beraber hapis,ağırlaştırılmış hapisحَبْسٌ مَعَ الأَشْغَالِ الشَّاقَّةِ
ağırlaştırılmış hapisحَبْسٌ مَعَ الأَشْغَالِ الشَّاقَّةِ
ağırlaştırılmış hapis cezasıعُقُوبَةُ الحَبْسِ مَعَ الأعْمَالِ الشَّاقَّةِ
ağırlaştırılmış hapis kararıحُكْمٌ بالحًَبْسِ او السَّجْنِ مَعَ اَعْمَالِ شَاقَّةٍ
ağırlaştırılmış müebbet hapisسجن مؤبد مع الأشغال الشّاقة
hapis,vakıf,durdurmak,hapis etmek,durmak,tutmak,kavzamak,kabzamak,kabsamak,alıkoymak,alıkoymak,salıvermemek,hapis etmek,Allah yolunda vakıf olunan şey,vakıf,hapis,hapis etmek,tutmak,durdurmak,hapishane,alı koymak,engel olmak,salıvermemek,Allah yolunda vakıf olunan şey,vakıfحَبْسٌ (ج) أَحْبَاسٌ و حُبُوسٌ
ömür boyu hapis,müebbet hapisحَبْسٌ مُؤَبَّدٌ اَيْ حَبْسٌ مَدَي الحِيَاةِ
ibadet için bir yerde kalmak,etrafında toplanmak,lazım olmak,men etmek,beklemek,durmak,hapis olmak,hapis etmekعَكَفَ ـُِـ عَكْفاً و عُكُوفاً
hapis etmek,helak etmek,yok etmek,hapis etmek,öldürmek,zelil etmek,baş eğdirmekأَوْبَقَ : إِيْبَاقاً ، هُ
sözü geveleyerek söylemek,anlaşılmaz,kapalı şekilde söylemek,men ve hapis etmek,yağmur günlerce devam etmek,ısrar etmek,ikamet etmek,zayıflamak,hapis etmek,bir işte tereddüt etmek,ağnatmakلَثْلَثَ : لَثْلَثَةً عَلَي
caminin bir köşesine çekilip vaktini ibadetle geçirmek,cami içinde çıkmayıp ibadet etmek,ibadet maksadıyla sürekli bir yerde kalmak,bir yerde durmak,beklemek,itikafa girmek,hapis olmak,hapis olunmakإعْتَكَفَ : إِعْتِكَافاً عَلَي ، فِي
hapis etmek,helak etmek,öldürmek,yok etmek,hapis etmekأَوْبَقَ : إِيْبَاقاً
önlemek,engellemek,mani olmak,yasak etmek,hapis etmek,birine engel olmak,men etmek,tutuklamaaskerleri savaş düzenine sokmak,yasaklamak,men etmek,hapis etmek,kındırmak,teşvik etmek,kışkırtmak,yasak etmek,birine engel olmak,men etmek,tutuklamak,hapis etmek,mani olmak,askerleri savaş düzenine sokmak,kındırmak,teşvik etmek,kışkırtmakوَزَعَ ـَِـ وَزْعاً و وُزُوعاً و مَوْزِعاً بِ
birinin hakkını azaltmak,hakkını eksik vermek,hakkını eksiltmek,tenkis etmek,aldatmak,çok sıcak olmak,vaz geçirmek,hapis etmek,değerini düşürmek,nakıs kılmak,bühtan etmek,iftira etmek,hapis etmek,yemin etmek,hakkının bir miktarını yemek,işinden çevirmek,vaz geçirmek,alıkoymak,mani olmak,and vermek,yemin ettirmek,şahitliğini talep etmek,şahit olmasını teklif etmekأَلَتَ ـِـ أَلْتاً
hapis etmekثَبَطَ ـِـ ثَبْطاً
hapis,vakıf,durdurmak,hapis etmek,durmak,tutmak,kavzamak,kabzamak,kabsamak,alıkoymak,alıkoymak,salıvermemek,hapis etmek,Allah yolunda vakıf olunan şey,vakıf,hapis,hapis etmek,tutmak,durdurmak,hapishane,alı koymak,engel olmak,salıvermemek,Allah yolunda vakıf olunan şey,vakıfحَبْسٌ (ج) أَحْبَاسٌ و حُبُوسٌ
ağır işlerle beraber hapis,ağırlaştırılmış hapisحَبْسٌ مَعَ الأَشْغَالِ الشَّاقَّةِ
ömür boyu hapis,müebbet hapisحَبْسٌ مُؤَبَّدٌ اَيْ حَبْسٌ مَدَي الحِيَاةِ
ibadet için bir yerde kalmak,etrafında toplanmak,lazım olmak,men etmek,beklemek,durmak,hapis olmak,hapis etmekعَكَفَ ـُِـ عَكْفاً و عُكُوفاً
hapis etmek,helak etmek,yok etmek,hapis etmek,öldürmek,zelil etmek,baş eğdirmekأَوْبَقَ : إِيْبَاقاً ، هُ
sözü geveleyerek söylemek,anlaşılmaz,kapalı şekilde söylemek,men ve hapis etmek,yağmur günlerce devam etmek,ısrar etmek,ikamet etmek,zayıflamak,hapis etmek,bir işte tereddüt etmek,ağnatmakلَثْلَثَ : لَثْلَثَةً عَلَي
caminin bir köşesine çekilip vaktini ibadetle geçirmek,cami içinde çıkmayıp ibadet etmek,ibadet maksadıyla sürekli bir yerde kalmak,bir yerde durmak,beklemek,itikafa girmek,hapis olmak,hapis olunmakإعْتَكَفَ : إِعْتِكَافاً عَلَي ، فِي
hapis etmek,helak etmek,öldürmek,yok etmek,hapis etmekأَوْبَقَ : إِيْبَاقاً
önlemek,engellemek,mani olmak,yasak etmek,hapis etmek,birine engel olmak,men etmek,tutuklamaaskerleri savaş düzenine sokmak,yasaklamak,men etmek,hapis etmek,kındırmak,teşvik etmek,kışkırtmak,yasak etmek,birine engel olmak,men etmek,tutuklamak,hapis etmek,mani olmak,askerleri savaş düzenine sokmak,kındırmak,teşvik etmek,kışkırtmakوَزَعَ ـَِـ وَزْعاً و وُزُوعاً و مَوْزِعاً بِ
birinin hakkını azaltmak,hakkını eksik vermek,hakkını eksiltmek,tenkis etmek,aldatmak,çok sıcak olmak,vaz geçirmek,hapis etmek,değerini düşürmek,nakıs kılmak,bühtan etmek,iftira etmek,hapis etmek,yemin etmek,hakkının bir miktarını yemek,işinden çevirmek,vaz geçirmek,alıkoymak,mani olmak,and vermek,yemin ettirmek,şahitliğini talep etmek,şahit olmasını teklif etmekأَلَتَ ـِـ أَلْتاً
hapis etmekثَبَطَ ـِـ ثَبْطاً
hapis etmekأَحْبَسَ : إِحْبَاساً ، هُ
hapis emriأمر الحبس
hapis emriأمْرُ الحَبْسِ
hapis olunmuşمحبوس ، مسجون ، سجين
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid