1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid Ehli Kitap : Yahudiler ve Hıristiyanlar kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
Ehli Kitap : Yahudiler ve Hıristiyanlar أَهْلُ الكِتَابِ : يَهُودٌ و نَصَارَي
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ehli beyt,ev halkı,kişinin ehli,çoluk çocuğuأَهْلُ البَيْتِ ، آلُ البَيْتِ
Ehli takva ve ehli fetvaأَهْلُ التَّقْوَي و الفَتْوَي
yazılı,kitabi,ehli kitap olan kadın,ehli kitaptan olan kadınكِتَابِيَّةٌ (ج) كِتَابِيّاتٌ
ehli,evcil,yerli,halkın,uysal,milli,ulusal,iç,alışmış olan,vahşi olmayan,alüfte,ehli,halkın,uysal,hane ve adama alışık,hane ve adama alışık,menus nasyonal,ehli hayvan,insana ve haneye şenliğe alışmşı olan hayvan,alışık ve munis olan,vahşi ve barbar olmayan, halka ait,iç,dahiliأَهْلِيٌّ (ج) أَهْلِيّون (م) أَهْلِيَّةٌ
hata ehliأَهْلُ الخَطَاءِ
Cehennem ehliأَصْحَابُ النَّارِ
ilim ehliأَهْلُ الكُرْسِي
Cennet ehliأَصْحَابُ الجَنَّةِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
cennet ehliأَصْحَابُ المَيْمَنَةِ : أَهْلُ الجَنَّةِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Araf ehliأَهْلُ الأَعْرَافِ
ehli vukufأَهْلُ الوُقُوفِ
çöl ehliأهل البادية
ehli (ar)أهلي
Ehli bidatأَهْلُ البِدْعَةِ
ehli takımıمُنْتَخَبٌ أَهْلِيٌّ
kitap yazmak,kitap yapmak,telif etmek,oluşturmak,düzmek,telif,kitap derlemek,tanzim ve tasnifi,tasnif ve tahrir olunmuş kitap,sentezle birleştirmek,arayı bulmak,evcilleştirmek,cem etmek ve iki nesnenin arasında üns ve ülfet vermek,terkip etmek,muhtelif nesneleri cemedip bir etmek,yeniden kitap tertip edip yazmak,ülfet ettirmek,alıştırmak,yapıştırmak,defi husumet etmek,birleştirmek,evcilleştirmek,formasyon,parayı bin yapmak,bin etmek,toplamak,barıştırmak,ısındırmak,kitap yazmak,tasnif ve tertip etmek,tahrir etmek,telif,müellef,telif olunan eser,kitapتَأْلِيفٌ (ج) تَأْلِيفَاتٌ : تَصْنِيفٌ ، مُؤَلَّفٌ ، كِتَابَةُ فُصُول فِي الأَدَبِ و العِلمِ و جَمْعهَا فِي كِتَابٍ و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ
kitap yazmak,kitap yapmak,telif etmek,oluşturmak,düzmek,telif,kitap derlemek,tanzim ve tasnifi,tasnif ve tahrir olunmuş kitap,sentezle birleştirmek,arayı bulmak,birleştirmek,evcilleştirmek,cem etmek ve iki nesnenin arasında üns ve ülfet vermek,terkip etmek,muhtelif nesneleri cemedip bir etmek,yeniden kitap tertip edip yazmak,ülfet ettirmek,alıştırmak,yapıştırmak,defi husumet etmek,birleştirmek,evcilleştirmek,,formasyonتَأْلِيفٌ (ج) تَأْلِيفَاتٌ : تَصْنِيفٌ
kitap yazmak,kitap yamak,telif etmekتَأْلِيفُ الكِتَابِ
deri,cilt,derm,hayvan derisi,bir kap içinde olan kitap parçası ve kitap merbut kabı,Kürtçesi çerm dırجِلْدٌ (ج) جُلُودٌ و فِي المَثَلِ
müellif,yazan,yazar,telif ve tanifesinden,kitap derleyip yazan adam,kitap sahibi,musannifمُؤَلِّفٌ : مُصَنِّفٌ : مُحَرِّرٌ
Zebur,Hz.Davuta gelen kitap,yazılmış,yazı yazılacak ve yazı yazılan kitapزَبُورٌ (ج) زُبُرٌ
basılmış kitap,basma kitapكَتَابٌ مَطْبُوعٌ
ben bir kitap satın aldım kıymettar bir kitapإِشْتَرَيْتُ الكِتَابَ كِتَاباً قَيِّماً
bedebn aşağı örtünecek futa,peştimal,car gibi şeyler,örtü,peçe,yaşmak,eteklik,izar,kadınların başlarına giydikleri siyah örtü,çarşaf,perde,tül,duvak,zar,kitap kabı,kitap ceketi,don,baştan ayağa varınca olan giyecek,bahane,ev,eş,dişi koyun,iffet,duvarı güçإِزَارٌ (ج) آزِرَةٌ و أُزُرٌ و أُزْرٌ و إِزْرٌ : فُوطةٌ ، مِلْحَفَةٌ ، ثَوْبٌ يحِيطُ بالنِّصْفِ الأَسْفَلِ مِنَ البَدَنِ ، عَفَافٌ ، حَائِطٌ صَغِيرٌ يُقَوِّيُ بِهِ الحَائِطُ و يَقُولُ العَرَبُ
kitap telif etmek,tasnif etmek,yazmak,tertip ve tahrir etmek,ülfet ve ünsiyet etmek,barıştırmak,uzlaştırmak,aralarını bulmak,alıştırmak,bir yere getirip toplamak,bir araya getirip toplamak,cemetmek,kaideler ve bilgileri toplayıp sıralamak,kitap derip,tanzim ve tasnif etmek,kitap yapmak,bir sayı miktarını bin etmek,bine çıkarmak,birleştirmek,bitiştirmek,imtizaç etmek, sentezle birleştirmek,arayı yapmak,arayı bulmak,oluşturmak,bine tamamlamakأَلَّفَ : تَأْلِيفاً ، بين ، فِي، هُ
ders,okutulan,okunan ders,okumak,kitap okuyup ilim öğrenmek,yer eskimek,belli belirsiz incecik yol,harman dövmek,eskimiş nesne,gizli yol,kitap okuyup ilim öğrenmek,yer eskimekدَرْسٌ (ج) دُرُوسٌ
kitap aşıklısıعاشق الكتب
Fransızca kitapكتاب فرنسيّ
kitap kulübüنادي الكتب
kitap misillüكالكتاب
Yahudilerأَصْحَابُ السَّبْتِ : اليَهُودُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Arap Yahudilerيَهُودٌ عَرَبٌ
Yahudiler cumartesiye girdilerأَسْبَتَ اليَهُودُ : دَخَلُوا فِي السّبْتِ
Yahudiler,İsrail oğullarıيَهُودٌ و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ
Ehli Kitap : Yahudiler ve Hıristiyanlarأَهْلُ الكِتَابِ : يَهُودٌ و نَصَارَي
Ehl-i kitap:Yahudiler ile Hırıstiyanlarأَهْلُ الكِتَابِ
Yahudiler,Hud,kav yakacakları eski bezهُودٌ : يَهُود و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
İslam devletinin uyruğu olan Hırıstiyanlar,Yahudiler,antlaşma yapılan gayrı Müslümler,haraç verici kafirler,ehl-i zimmet,zimmi,haraç güzarأَهْلُ الذِّمَّةِ (ج) أَرْبَابُ الذِّمَّةِ
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
ilk Hırıstiyanlarمَسِيحِيُّون أَوَائِلُ
Hıristiyanlar,tersiyanنَصَارَي
Hırıstiyanlar kulübüنَادِيُ المَسِيحِين
Ehli Teslis : Hırıstiyanlarأَهْلُ التَّثْلِيثِ : نَصَارَي
Ehli Kitap : Yahudiler ve Hıristiyanlarأَهْلُ الكِتَابِ : يَهُودٌ و نَصَارَي
Ehl-i kitap:Yahudiler ile Hırıstiyanlarأَهْلُ الكِتَابِ
Maroni Hıristiyanlar nezdinde bir nevi ruhbanlık şeref unvanıأُبَاتِيٌّ
diyakoz,kilise kayyımı,başının orta yerlerini tıraş eder bir nevi Hiristiyanlar papazıشَمَّاسٌ (ج) شَمَامِسَة
Hırıstiyanlar katında papazlar,diyakozlar ce piskopazlar gibi kilise hizmetçileri,rahipler zümresi,ruhban sınıfıإِكْلِيرِوسُ (يُو) : خَدَمَةُ اللهِ فِي الكَنِيسةِ و الرَّعِيَّةِ كالشَّمَامِسَةِ و الكهَنَةِ و الأَسَاقِفَةِ (عِنْدَ النَّصَارَي)
ikon,suret,put,sanem,ortodoks kilisesine mahsus resim,Hiristiyanlar katında azizin sureti,tasviriأَيْقُونَةٌ (ج) أَيْقُونَاتٌ : صُورَةُ القِدِّيسِ عِنْدَ المَسِيحِيين
Hıristiyanlar suyu kaynatıp domuzu diri diri içine koyup kıllarını soyduktan sonra boğazladılarأَوْغَرَ النَّصَارَي الخِنْزِيرَ : أَغلَوا لَهُ المَاءَ و نَقَّوهُ مِنَ الشَّعِْر و هُوَ حَيٌّ ثُمَّ ذَبَحُوهٌ
İslam devletinin uyruğu olan Hırıstiyanlar,Yahudiler,antlaşma yapılan gayrı Müslümler,haraç verici kafirler,ehl-i zimmet,zimmi,haraç güzarأَهْلُ الذِّمَّةِ (ج) أَرْبَابُ الذِّمَّةِ
boyanmak,Hıristiyanlar arasında vaftiz tabir olunan ayini icra etmek ki yeni doğmuş çocuğu yahut yeni Hırıstiyanlaşan kimsenin alnına su ile haç resmini çekip duayı mahsusa okumaktan ibarettirإِصْطِبَاغٌ (ج) إِصْطِبَاغَاتٌ
ön kişiye baş olan sancak beyi,patrik,Rum zabıtı,penguen,Hıristiyanlar papazı,eski Rum askerinin komutanı,kumandanı hilekar adam,vakar ve azamet sahibi vakur ağır başlı kimse,patrik kuşu,semiz kuş,penguenبَطْرِيقٌ : بِطْرِيقٌ (ج) بَطَارِقُ وبَطَارِقَةُ و بَطَارِيقُ : هربذ ، : رَئِيسُ رُؤَسَاءِ الأَسَاقِفَةِ
ön kişiye baş olan sancak beyi,reis,emir,çavuş,patrik,Rum zabıtı,penguen,Hıristiyanlar papazı,eski Rum askerinin komutanı,kumandanı hilekar adam,şımarık,böbürlenebvakar ve azamet sahibi vakur ağır başlı kimse,patrik kuşu,semiz kuş,penguenبَطْرِيقٌ : بِطْرِيقٌ (ج) بَطَارِقُ وبَطَارِقَةُ و بَطَارِيقُ : هربذ ، رَئِيسُ رُؤَسَاءِ الأَسَاقِفَةِ، القَائِدُ مِنْ قُوَّتد الرُّومِ ، مٌخْتَالٌ مُتَكَبِّرٌ ، سَمِينٌ مِنَ الطَّير، مَاهِرٌ بالشُّؤُونِ الحَرْبِيَّةِ ، طَائِرٌ ظَهْرُهُ أَسْوَدُ الرِّيْشِ و بَطْنُهُ أَبْيَضُ يَعِيشُ فِي المَنَاطِقِ الشَّمَالِيَّةِ البَارِدَةِ ، عَالِمٌ عِنْدَ اليَهُودِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid