1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid çok cemaat kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
çok cemaat أَزْفَلَةٌ (ج) أَزَافِلُ و أَزَافِلَةُ : جَمَاعَةٌ كَثِيرَةٌ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bir şeyi çok görmek,çok zannetmek,çok saymak,çok bulmak,çok sunmak,çok yapmak,bir nesneyi çok tutmakإِسْتَكْثَرَ : إِسْتِكْثَاراً
malı çok olmak,çoğaltmak,çok bulmak,çok vermek,teksir etmek,artırmak,çok yapmak,gevezelik etmek,çok söylemekأَكْثَرَ : إِكْثَاراً فِي ، هُ
suyu çok,geniş yer,çok yağmur yağdıran bulut,çok söyleyen,sıçrayarak çabuk giden,memesinin delikleri geniş ve sütü çok olan deve,çok yaş döken,ağlayan gözثَرٌّ ، ثَرَّةٌ (ج) ثُرُورٌ و ثَرَارٌ
çok veren,vergisi ve atası çok olan,çok çok bahşiş verici kişiمِعْطَاءٌ : كثير اإعطاء
onu çok saydı, çok buldu, çok zannetti,çok sunduإِسْتَكْثَرَهُ : عَدَّهُ او وَجَدَهُ او ظَنَّهُ كَثِيراً
çok araştırma yapan,çok araştıran kimse,çok çok araştırıcı,sorağan,deberdegen er ve surucu,araştırmacı,araştırıcıبَحَّاثَةٌ (التَّاءُ للمُبَالَغَةِ ) : الدَّارِسُ المُجْتَهِدُ المُنْصَرِفُ إِلَي البَحْثِ العِلْمِيِّ أَوِ الأَدَبِيِّ
başkasının aleyhinde çok söz söylemek,kadının çocuğu çok olmak,yağmur aralıksız çok yağmak,yerin tahta kurusu,sivri sineği,tatarcığı çok olmak,dere otlanmak,yeşillenmekأَبَقَّ : إِبْقَاقًا ، عَلَي
çoğalmak,üremek,kesret bulmak,artmak,çok sayıda olmak,çok sayıda olmakla birbiriyle övünmek,malları çok olmak,bir nesneyi çok görmekتَكَاثَرَ : تَكَاثُراً
kadının çok evladı,çocukları olmak,birinin alehinde çok söz söylemek,devenin otları bitmeye başlamak,koyun keçi kısmı pek zayıf olmaktan döl dökmek,bir yerin sivri sineği veya tahta kurusu çok olmak,bulut çok yağmur yağdırmak,bir şeyi çok ve bol etmekأَبَقَّ : إِبْقَاقاً عَلَي
çok inam eden,erdem ve fazilet çok olan adam,faziletli,çok erdemli,mifdalمِفْضَالٌ : مِنْعَامٌ
sözü çok, çok söyler sır açıp söyleyen,çok söyleğen yanşak er,bol,bereketliبَذِرٌ
insanları çok lanetleyen kimse,çok lanet savuran,çok beddua edenلُعَنَةٌ (ج) لُعَنٌ : كثير اللعنة
ziyade kerem,merhamet edici olan,çok bağışlayan,çok merhametli,çok esirgeyen,acıyan,rahman,Allahرَحْمَن و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
suyu çok çeşme,pınar çok yağmur yağdıran bulut,yağmuru bol bulut,yaşı bol göz,sütü bol olan deve,koyun,geniş yer,çok söyleyen,lafazan,sıçrayarak yürüyen at,memesinin dedikleri geniş ve sütü çok olan deve,kanı çok yara,çok yaş döken gözثَرٌّ (م) ثَرَّةٌ (ج) ثُرُورٌ و ثِرَارٌ و يقال عَيْنٌ ثَرَّةٌ و سَحَابٌ ثَرٌّ و مَكَانٌ ثَرٌّ اي وَاسِعٌ و رَجُلٌ ثَرٌّ اَيْ ثَرْثَارٌ و إِمْرَأَةٌ ثَرَّةٌ اي ثَرْثَارَةٌ و فَرَسٌ ثَرٌّ و نَاقَةٌ ثَرَّةٌ و شَاةٌ ثَرَّةٌ و طَعْنَةٌ ثَرَّةٌ و عَيْنٌ ثَرَّةٌ
adamın malı çok oldu,çok verdi,çok şey getirdiأَكْثَرَ الرَّجُلُ
yerden bir bölge,insanlardan bir grup,topluluk,cemaat,dağınık topluluk,müteferrik cemaatبُقْطَةٌ ، بُقْعَةٌ مِنَ الأَرْضِ ، جِمَاعَةٌ مِنَ النَّاسِ و يقال جاءت بُقْطَةٌ مِنْهُمْ
kavim ve kabile,üçten ona kadar olan insan grubu,ondan az insan kalabalığı,erkekler cemaatı,topluluk,grup,kavim ve kabile,topluluk,cemaat,ondan az cemaat,hısım kavmi,topluluk,ondan az cemaat,birden dokuza dek olan er bölüğü,erkekler cemaatı,topluluk ,grup,kavim ve kabileرَهْطٌ (ج) أَرْهُطٌ و أَرَاهِطُ : وَهْطٌ (لاَ وَاحِدَ لَهُ )
boyun ağrısı,yaban öküzü sürüsü,sığın sürüsü,boyun ağrısı,sığın sürüsü,dağ keçisinin erkeği,gürüh,takım,cemaat,gürüh,takım,cemaat,sebep,için,ötürü,dolayıإِجْلٌ : أَجْلٌ (ج) آجَالٌ : أَلَمُ العُنْقِ ، القَطِيعُ مِنْ بَقَرِ الوَحْشِ و يُقَالُ بِيَ إِجْلٌ فأجلوُنِي
kendisine peygamber gönderilen cemaat, topluluk,alay,ana,aynı dine mensup insanlar topluluğu,çoğu aynı soydan gelen ırsi sıfatları bir olan insanlar topluluğu,ümmet,ulus,halk,yüz,ümmet,millet,ulus,bir bölük zaman,cemaat,ümmet,bölük,millet,ulus,boybos,vakit,dinأُمَّةٌ (ج) أُمَمٌ
cemaatحَاذِقَةٌ : جَمَاعَةٌ
cemaatأَبُولٌ
cemaatثُلَّةٌ
cemaatأَزْفَلَةٌ : جَمَاعَةٌ
cemaat,toplulukهَيْضَاءُ : جَمَاعَةٌ
cemaat,toplulukقَثِيثَةٌ : جَمَاعَةٌ
bir cemaatبَنُو دُرَيب و أحمد بن عبد الله الدريبي من المحدثين
cemaat,toplulukقَثَاثَةٌ : جَمَاعَةٌ
cemaat,toplulukدِخْرِصَةٌ : جَمَاعَةٌ
cemaat,toplulukبُعْبَابٌ : جَمَاعَةٌ و يُقَالُ جَاؤُا بِبُعْبَابِهِمْ أَيْ بِجَمَاعَتِهِمْ
cemaat,holdingقَاِبَضَةٌ (ج) قَوَابِضُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid